BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
CONDELEZZA RICE TÜRKLERIN ÖNÜNE EV ÖDEVLERINI KOYDU
Eyyup
30 Ocak 2005 tarihli secimlerle birlikte Türk yetkililerinin sokak kabadaylarina sapka cikaran naralari henüz kulaklari tinlamaya devam ettigi bir sürecte ABD Dis Isleri Bakani Condelezza Rice´nin resmi Türkiye ziyaretiyle bu sokak kabadaylarinin ne kadar ciddiyeten uzak olduklarida bu vesileyle aciga cikmis oldu.
Rice´nin resmi Türkiye ziyaretiyle Türkiye´nin kirmizi cizgilerinin bir kez daha palavradan ibaret oldugu anlasildi. Bir kac gün önce sanki ABD´yi tehdit eden Türk yetkilileri degildi. Rice karsisinda süt dükmüs kediyi oynadilar. Bu vesileyle Türk yetkililerinin ABD´ye rets cektik söylemleri ve akibinde tükürdüklerini yalamalari ciddiyetlerinide ortaya koydu.
Daha evel dedik. Türkler yagdirmasada görlüyorlar. Bunun kendilerinden baska kimseye bir zarari yok. Istedikleri kadar zirlayabilirler. Ama artik kimseye tekme atamayacaklarini kendileride biliyorlar. Yok Irak´a gireriz, yakip yikariz havlamalari elde kalan son kozlari olmaktadir. Onu da hovardaca kullandilar. Ama kimse yanilmasin. Can cikar, huy cikmaz misali Türkler komsularini isirmaya calismaktan vazgecmezler. Buna gücleri yeter mi yetmez mi, bu ayri bir mesele.
ABD'nin Yeni Savunma Konsepti geregi ilk etapta Afganistan ve Irak isgaliyle basladi. Sürec tüm hiziyla sürüyor. Sirada Iran ve Suriye var. ABD Dis Isleri Bakani Condelezza Rice, bu konuda destek arayislarini sürdürüyor. Daha dogrusu gittigi ülke iktidarlarinin önüne ev ödevlerini koyuyor. Bu vesileyle Türkiye´yede resmi ziyarete bulundu. Türkiye´ye gereken ültimatom verildi.
Türklerin büyük bir cigirtkanlikla ifade ettigi ABD Dis Isleri Bakani Condelezza Rice´nin önüne cok ciddi dosya koyulacagida bu ultimatumlarla göme gitti. Denilen su oldu: Gücünüz kadar konusun. Bu birinci ültimatomdu.
Türkiye´de devlet destekli gelisen anti-ABD dalga ABD yetkililerini cok ciddi rahatsiz etmektedir.BBC anketine göre Türklerin yüzde 82'si Bush'u dünya icin tehlike görüyor. ABD yetkilileri bundan Türk devletini sorumlu tutmaktadir. Bu sorunun bir an önce cözümünü istemektedir. ABD Dis Isleri Bakani Condelezza Rice´nin Türkiye ziyaretinde verdigi bir ultimatomda bu oldu.
Rice, Türk yetkililerinin önüne Irak ve Güney Kürdistan dosyasinida koydu. Bu alani unutun, bu is bitti. Rusya, Cin, Iran ile Suriye ile gelistirdiginiz ABD karsiti iliskilerenizi gözden gecirin. Nasil 1.Körfez savasinda bize yardimda bulunduysaniz, Iran ve Suriye operasyonlarinda da ayni yardimi sizden bekliyoruz. Bunlarda sizin diger ev ödevleriniz dedi.
Bizde bu yardimlariniz altinda kalmayiz. Diplomatik kurallari bile alt-üst edebilir, ansizin gecenin 12´nde kapimizi bile calabilir, para ve silah diliyebilirsiniz. Ama velakin bu para ve silahlari bizim oldugumuz alanlarda bize ve dostlarimiza karsi sakin ha sakin kullanmayasiniz. Böyle bir cahilik ederseniz basiniza cuval gecirme dahil her türlü yaptirima ugrarsiniz. Bildiginiz gibi bizde geri vitese takla addeti yoktur. Yani sitratejik dostlarimiz anlayacaginiz sizin cikarlariniz bizim cikarlarimiz, bizim cikarimiz zaten bizim cikarimiz. Bunu kulaginiza küpe yapin. Sakin ha sakin bunu unutmayin vs.
Rice´nin Türklerin önüne koydugu ev ödevleri bunlar ve benzerleri. Ama yinede Türk´e güven olmaz diyerekten tedbiride elden birakmiyorlar.
ABD, Türkiye´yi kendisi icin bir tehdit olarak görüryor. Bunu her firsatada ifade ediyor. Amerikan Savunma Bakanı Rumsfeld ve Yardımcısı Wolfowitz'in son aciklamalari bunu gösteriyor. Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak'taki teröristlerin Türkiye sayesinde bu kadar direnc gösterdiğini söylemesi, savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz de Zerkavi'nin savastan önce Türkiye'de oldugunu ileri sürmesi TC Devletini ciddi ciddi düsünmeye sevketmistir. ABD yetkililerinin söylediklerinin ne anlama geldigini herkesten cok Türk yetkililer bilmektedir.
Biz Kerkük´e girmesek, Kerkük bize girecek diyenler, yakinda kapisinda ABD´yi bulurlarsa sasirmasinlar. Bu uzak bir ihtimal degildir. TC Devleti bunu görmektedir. Iran ve Suriye sonrasi siranin kendilerine gelecegini cok iyi bilmektedirler. Bu baglamda bir yanda yürütügü cok yönlü dis politika ve öbür yanda savurdugu tehditlerle sorunu cözecegi hesabini yapiiyor. Özelikle Irak ve Güney Kürdistan´daki gelismelere paralel olarak tirmandirmaya calistigi plöfü kimse ciddiye almadi. TC Devletinin sivil ve resmi erkaninin aciklamalari, siyasal cevrelerde "yaptırımdan uzak ve ayaküstü acıklamalar" olarak nitelendiriyor.
Türk yetkililerin bu kabadayica aciklamalarina ABD´den cevap gecikmedi. ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak´ta bas gösteren terörist eylemlerin sorumlusunun Türkiye oldugunu bir kez daha kendilerine hatirlatildi.1 Mart 2003 Tezkeresi'nin Meclis'te reddedilmesinden dolayı, ''4. Piyade Tümeni'nin Türkiye üzerinden Irak'a girememesinden dolayı kuzey Irak'taki Sünnilerin savaştan etkilenmediğini ve direnişi örgütlediklerini'' söyledi.
Rumsfeld, konusmasini su sözlerle sürdürdü: ''Savaşta yolunda gitmeyen işlerden biri, bizim 4. Piyade Tümeni'nin, Türkiye üzerinden kuzeyden Irak'a girememesi oldu. Bu yüzden de Bağdat'ın kuzeyindeki Sünniler, gerçek anlamda hiç savaşa girmedi. Ülkenin o bölgesinde bu kişilerin yetersiz bir kısmı yakalanabildi ve öldürülebildi. Yani bunlar, Amerikan ordusunun gerçek gücünü görmedi. Bugün Irak'ta mevcut direnişi birçok durumda ortaya çıkaranlar, işte bu kişiler. Dolayısıyla bana göre 4. Piyade Tümeni'nin kuzeyden Irak'a girememesi talihsizlik oldu."
ABD yetkilileri bunu not etmistir. Her platformda Türklere hatirlatilmakta, suclariniz artmakta, ayaginizi yorganiniza göre uzatmayi hatirlatilmaktadir. Rumsfeld ve ve yardımcısı Wolfowitz'in bu aciklamalari, ABD Dis Isleri Bakani Condelezza Rice´nin Türkiye ziyaretine denk getirilmesi ayrica anlamlidir.
Amerikan Savunma Bakanı Rumsfeld ve Yardımcısı Wolfowitz'in son aciklamalari ABD-Türkiye arasindaki rekabet ve catismanin ne kadar derin oldugununda isaretleridir. Irak isgali sonrasi gelismeler ABD-Türkiye arasindaki celiskinin giderek derinlestigi ve eski dostluk ve isbirligin artik geri gelmeyecek kadar yara aldigini görmek gerekir.
ABD-Türkiye arasindaki celiski giderek derinlesiyor. ABD Savunma Bakanı Rumsfeld ve Yardımcısı Wolfowitz'in son aciklamalari ve ABD Dis Isleri Bakani Condelezza Rice´nin resmi Türkiye ziyaretinde Türk yetkililere verdigi ultimatom buna isaret ediyor.Türk Disisleri Bakani Abdullah Gül´ün Kerkük ve Irak Kürtlerine destek konusunda ABD yönetimi ile aramizda bazi görüs ayriliklari vardir demesi bunu dogruluyor.
Kürt politik önderligi bunu cok iyi okumasi gerekiyor.
06 Ocak 2005
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.