Siyaset

Çete Yuvası Şemdinli’de Değil Ankara’da

M.Genç · 14.11.2005 · 2 görüntülenme

Çete Yuvası Şemdinli’de Değil Ankara’da

 Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde ortaya çıkan rezalet,Dünya’nın başka herhangi bir ülkesinde olsaydi yeryerinden oynardı,Hükümet istifa ederdi, o ilin valisi,emniyetin müdür ve amirleri, o ilin askeri yetkilileri hemen görevden alınır,belki bir çoğu derhal tutuklanırdı. Fakat ne yazık ki burasi türkiye ve burada böyle bir şey olmiyacak. zaten türkiyede bu tür çetelerin varlığını senelerdir her kes biliyor,bunların kimler tarafindan,nasıl yönlendirildiğini de herkes biliyor.bunlar bilinmeyen seyler değildir.Bir kesim bu işin rantını paylaştığı için bunlarla dirsek temasında .bir kesim korkudan sesini çikaramiyor.diğer bir kesim yani Kürtler de başından beri bağırıp çağırmalarına rağmen sesini kimseye duyuramiyorlar, yada kimse bu sesi duymak istemiyor.Aslında susurlukta zaten her şey ortaya çıkmıştı, fakat kimseye dokunulamadi. Yüksekova çetesi olarak bilinen unsurlara dokunulmadı.yine itirafçı A.Kadir Aygan’ın itirafları üzerine bir tane çete unsuruna bile dokunulmadı.16 bin faili mechul(belli) cinayettin failleri halen serbestler,hiç birine dokunulmadı.4 000 köy boşaltıldı ve yakıldı bunların hiçbir tane failine dokunulmadi.3,5 milyon Kürt köylerinden kovuldu,sürgün edildi,Türkiye ve avrupa metropollerinde ekmeğe muhtaç hale getirildi,buna sebep olanlara dokunulmadi.Vedat Aydın’ın cenazesinde Diyarbakırın ortasında toplu katliam yapanlara,cizrede nevroz katliamını gerçekleştirenlere, lice’de ,kulp’ta toplu katliam yapanlara bugüne kadar dokunulmadi bu listeyi dahada uzatmak mümkündür.çünkü Türkiyede Kürtlerin dışında herkesin dokunulmazlığı vardir. bu seferde durum farkli olmiyacak.tutuklamalar bir iki tane tetikçiden öteye gitmiyecek.buda ne cinayetleri aydınlatır nede sorunu çözer.çünkü Türkiyede tetikçi bulmaktan kolay hiç bir şey yoktur.Türk devleti Kürt halkı nezdinde suçludur,kirlidir ve inandırıcılığını yitirmiştir. Devlet kürt halkının güvenini kazanabilmesi için bütün bu yukarida saydığımız ve daha sayamadığımız binlerce olayin faillerini gerçek anlamda bağımsız mahkemelerde yargılanmalı ki,şu anda Türkiyede böyle bir bağımsız yargi yok.hakim ve savcilarin büyük bir kismi zaten çete üyeleridir.bağımsız davranamazlar.devlet Kürt halkından özür dilemelidir.bütün zarar ve ziyanlari tanzim etmelidir.bu yapılmadığı müdetçe birlikten,beraberlikten,barış ve kardeşlikten bahs etmenin ve onun mücadelesini vermenin hiç bir anlamı ve değeri olmaz.Son olayda bir az daha ortaya çıktı,bazı şeyler daha da netleşti,mesela karakuvvetler komutanının ben,o askeri taniyorum,iyi kürtçe konuşur,çok iyi biridir demesi.bunun anlamı şu demektir, ben o askeri koruyorum,o benim sorumluluğumdadır,kimse ona dokunamaz demektir.yine halk tarafindan yakalanan diğer çete unsurunun tescilli çete reisi Mehmet Ağar’ı telefonla arayıp yardım istemesi.olayin hemen ardından il valisinin süçüstü yakalanma psikolojisiyle yaptığı taraflı ve kayırmacı açıklamaları.Türk hakim ve savcılarının şimdiye kadar bir idiayı,bir gazete haberini nasil tutuklama gerekçesi yapıp binlerce insanı aylarca hatta yıllarca cezaevlerinde tutuklarını hepimiz,herkes çok iyi biliyor.ama bu olayda suç aletleri ile birlikte suç üstü yakalanip devlete teslim edilen çeteler,serbest birakıldılar. Bütün bunlar bize derin devlet dediğimiz çetelerin fotoğrafını daha net gösteriyor.geçmişte kurumlarda alt düzeyde göreve yerleştirilen bazi kişiler zaman içinde rütbe ve kidemlerle daha üst düzeylere,kilit ve önemli mevkilerde görev aldilar ve kendine bağli hiyararşik bir düzen içerisinde çeteler oluşturmuşlar.bunlar bütün devlet kurumlarina dağılmiş durumdalar. hatta bir çok özel ve özerk kurumda,bir çok siviltoplum kuruluşlarında önemli oranda adamlari vardir.bunlar kendi içinde belli bir emir komuta zinciri içerisinde bir biri ile kordineli çalışıyorlar.kendi dışındaki kurum çalışanları ile de mümkün mertebe uyumlu çalışırlar.onları deşifre etmeye çalışan kişileri de bir şekilde tesfiye ediyorlar. zaten bu güne kadar da bu yüzden ciddi bir tepki ile karşılaşmadılar.ayrıca bu çete hiyararşisinin tepe noktasında yani derin devletin başı Süleyman Demirel’dır. bunun askeriye içindeki üst düzey kadrolari Büyükanit,Tolon ve Başbuğ gibileri temelden yetişmelerdir.bunun politik misyonunu Mehmet Ağar,Ünal Erkan,Ramazan Er ve daha onlarca emniyetten yetişme çete kadrosu vardir.ordu, emniyet,mit ve devletin diğer kurumlarinda önemli oranda güç sahibidirler.Dikkat edildi ise Şemdinli olayında devletin üst düzeyi komple suskun.ve göreceksiniz bir süre sonra hepsi peş peşe aynı içerikte açıklamalar yapacaklar ve olayı en az zararla atlatıp üstünü örtmeye çalışacaklar.onlar şu anda kendi aralarında bu olayı en az zararla nasıl atlatacaklarının muhasebesini yapıyorlar. Hani bir söz var ‚et kokarsa tuzlanır ya tuz kokarsa ? işte tam o noktadayız tuz kokmuştuş. Yani devletin bir kurumu bile temiz kalmamış,çeteler bütün kurumları elegeçirip kurumlaşmışlar bunları temizlemeye AKP nin gücü yetermi? Hiç sanmıyorum çünkü AKP’nin içinde de yeterince çetelerin uzantıları mevcut.ama gerçekten istenirse AKP nin,Avrupanın ve Kürtlerin önüne Ankara’daki çete yuvalarını kurutmak için çok iyi bir fırsat oldu. ayrıca kürtler bu işin peşini asla bırakmamalı.ordu,emniyet ve mit çete üreten birer bataklıktırlar. O çete yuvaları dağıtılmadıkça ve Demirel yargı önüne çıkarılmadıkça Türkiyenin demokratikleşmesi, moderinleşmesinin imkanı yok.Ayrıca Kürtlerin tepkileride çok cılız ve yetersiz. özelde Şemdinli genelde bütün kuzey parçasinin Kürtleri ayağa kalkmalı hergün eylem halinde olmalı,eylemler dalga dalga bütün Kürdistana yayılmalı. taaki bütün bu çetelerin başındakiler yani Demirel, Ağar ,Büyükanit,başbug, Tolun ve diğerleri açığa alınıp,yargılanıp cezalandırılıncaya kadar. Yok eğer eskisi gibi bir iki tane tetikçi ile işi kapatırırlarsa o zaman da başta şemdinli ve bütün kuzey kürtleri artik Türkiye ile var olan bağlarıda koparıp yönünü güneye doğru çevirmelidir.Türkler illede adam olmamakta direniyorlarsa,Kürtlerin fazla yapacağı bir şey yok.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.