BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 04.10.2005 · 2 görüntülenme
22 maddeden oluşan belgede AB'nin hazmetme kapasitesi özel olarak vurgulandı. Müzakerelerin başarısızlığı durumunda "Türkiye'nin en güçlü şekilde Avrupa'ya bağlı kalması sağlanmalıdır" denildiTürkiye'nin uzun yıllar sürmesi beklenen AB ile müzakere sürecinin yol haritasını çizen Müzakere Çerçeve Belgesi 22 maddeden oluşuyor.AB'nin 25 üyesi tarafından belirlenen belge, 22 maddede Türkiye ile yürütülecek tam üyelik müzakerelerinin koşullarını belirliyor. Milliyet'in ulaştığı belgenin haziran ayında hazırlanan taslağı üzerinde Lüksemburg'da 2 önemli değişiklik yapıldı. Bunlardan birincisi; 17 Aralık 2004 kararında geçen, Türkiye'nin tam üyeliği gündeme geldiğinde dikkate alınacak olan "AB'nin hazmetme kapasitesinin" belgede özel olarak vurgulanması oldu. AB Komisyonu'nun haziran ayında hazırladığı ilk taslakta 7. maddede yer alan bu hüküm, Fransa ve Avusturya'nın ısrarlı tutumuyla dünkü belgede 2. ve 3. maddelerde şöyle ifadelendirildi: Ortak hedef katılım2. madde: Müzakerelerin ortak hedefi katılımdır. Bu müzakereler, sonucu önceden garanti edilemeyen açık uçlu bir süreçtir. Birliğin hazmetme kapasitesi dahil olmak üzere, tüm Kopenhag kriterlerini tamamen dikkate alarak, şayet Türkiye üyelik yükümlülüklerinin tümünü tam olarak üstlenmek durumunda olamazsa, Türkiye'nin mümkün olan en güçlü şekilde Avrupa yapılarına tam olarak bağlı kalması sağlanmalıdır.3. madde: 1993 Kopenhag zirvesi sonuçları doğrultusunda birliğin Avrupa entegrasyonu ivmesini muhafaza ederken, Türkiye'yi hazmetme kapasitesi hem Türkiye, hem de birliğin genel çıkarı açısından göz önünde bulundurulması gereken önemli bir husustur.Rumların isteğiBelgedeki ikinci önemli değişiklik de, Rumların talebi üzerine metne konan 7. maddede yapıldı. Katılıma kadar geçecek süre zarfında Türkiye'nin uluslararası örgütler içindeki tutumunu, AB ve üye devletlerin politikalarıyla uyumlulaştırması gerektiği vurgulanan bu maddeye, Rumların istediği biçimde "Türkiye'nin AB üyelerinin uluslararası organizasyonlara ve düzenlemelere katılımı konusundaki politikalarını da AB ile uyumlu hale getirmesi" ifadeleri eklendi. Bu bölüm, Türkiye için yapılan deklarasyonla dengelenmeye çalışıldı. Türkiye'yi neler bekliyor?42 yıldır AB'nin bekleme odasında olan Türkiye sonunda AB ile tam üyelik müzakerelerine başlıyor. Ancak Türkiye'nin önünde uzun bir süreç var. Türkiye bu dönemde AB ile her konuda uyumu yakalamaya çalışacak.En az 10 yıl sürmesi beklenen müzakere yolunda tarama sürecinden geçecek olan Türkiye'nin bu dönemde AB müktesebatına uyum düzenlemelerinde geldiği aşama tespit edilecek. Bu süreçte aynı zamanda AB Komisyonu teknik hazırlığını bitirecek ve Türkiye’yle ilgili gözden geçirilmiş 'Katılım Ortaklığı Belgesi' hazırlayacak. Tarama sürecinin 'süresi' ise belli değil. Bu süreç genellikle dört ya da altı aylık zaman dilimine yayılıyor. Müzakereler genellikle 'kolay' olarak kabul edilen ve kısa sürede sonuçlandırılması beklenen konu başlıklarıyla başlatılıyor. Tüm konu başlıklarında müzakerelerin tamamlanmasının ardından, Komisyon, taslak Katılım Antlaşması'nı hazırlıyor, Antlaşmaya son şekli Hükümetlerarası Konferans'ta veriliyor. Antlaşma Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi'nce onaylandıktan sonra, üye ülkeler ve ilgili aday ülke tarafından imzalanıyor. Üyelik ise Katılım Antlaşması'nın tüm taraflarca onaylanmasından sonra gerçekleşiyor. Avrupa Birliği'nin Türkiye ile yapacağı tam üyelik müzakereleri 35 bölümden oluşuyor. Bu bölümler şöyle: · Malların Serbest Dolaşımı· İşgücünün Serbest Dolaşımı· Yerleşme Hakkı ve Hizmet Sağlama Özgürlüğü· Sermayenin Serbest Dolaşımı· Kamu İhaleleri· Şirketler Hukuku· Fikri Haklar Hukuku· Rekabet Politikası· Mali Hizmetler· Bilgi Toplumu ve Medya· Tarım ve Kırsal Kesim Kalkınması· Gıda Güvenliği, Hayvan ve Bitki Sağlığı Politikası· Balıkçılık· Ulaştırma Politikası· Enerji· Vergilendirme· Ekonomi ve Para Politikası· İstatistik· Sosyal Politika ve İstihdam· Şirketler ve Sanayi Politikası· Avrupa Üzerinden Giden Ulaştırma Ağları· Bölgesel Politika· Hukuki ve Temel Haklar· Adalet,Özgürlük ve Güvenlik· Bilim ve Araştırma· Eğitim ve Kültür· Çevre· Tüketim ve Sağlık Koruması· Gümrük Birliği· Dış ilişkiler· Dış Güvenlik ve Savunma· Mali Kontrol· Mali ve Bütçe Koşulları· Kurumlar· Diğer Konular Diplomatik kaynaklar, Türkiye'yi en çok zorlayabilecek başlıkların, büyük yatırım ve yapısal değişiklikler gerektirmeleri nedeniyle tarım ve çevre olacağını belirtiyor. AB ile müzakerelerin resmen başlamasıyla birlikte Türkiye, müzakere sürecinde AB'nin bazı program ve olanaklarından yararlanabilecek. Diplomatik kaynaklar, önceki genişleme süreçlerindeki miktarlara yaklaşmasa da, bugüne kadar AB hazırlık sürecinde 'kendi cebinden harcayan' Türkiye'nin, bundan sonra Birliğin bazı imkanlarından yararlanabileceğini kaydediyorlar. AB bütçesinden aday ülkeye ayrılan kaynakların dağılımına bakıldığında, toplam kaynağın yüzde 30'luk bölümünün daha iyi işleyen bir kamu yönetimi sağlanması amacıyla kurumların yeniden yapılanmasına, kalan kısmının da iş dünyasına ve önemli altyapı projelerine aktarıldığı görülüyor. Söz konusu altyapı projeleri, katılım öncesi anlaşmalarda belirtilen öncelikli alanlar arasından seçiliyor. Bölümler altında yürütülecek müzakerelerin, bir bütün olarak kabul edilmesi gerekiyor. Başka bir deyişle AB, topluluk müktesebatının bölümleri üzerindeki müzakereleri geçici olarak kapatsa bile, topluluk müktesebatının tamamı üzerinde anlaşmaya varılmadan, bölümler üzerinde anlaşmaya varılmış olmuyor. AB bütçesinden aday ülkelere ayrılan kaynakların dağılımına bakıldığında, toplam kaynağın yüzde 30'luk bölümünün daha iyi işleyen bir kamu yönetimi sağlanması amacıyla kurumların yeniden yapılanmasına, kalan kısmının da iş dünyasına ve önemli altyapı projelerine aktarıldığı görülüyor. Söz konusu altyapı projeleri, katılım öncesi anlaşmalarda belirtilen öncelikli alanlar arasından seçiliyor. Müzakerelerin ne kadar süreceği belli değil Müzakerelerin ne kadar süreceğine ilişkin standart bir süreden söz etmenin mümkün olmadığına işaret eden kaynaklar, her adayın kendi koşulları ve hazırlığı sonucunda farklı sürelerde müzakereleri tamamladığını belirtiyor. Örneğin, bu süre Avusturya, İsveç ve Finlandiya için sadece 13 ay olurken, İspanya ve Portekiz katılım müzakerelerini yedi yılda tamamladı. Müzakere sürecinde aday ülke için oldukça önemli kabul edilen bir diğer nokta da kamuoyu desteği. Aday ülkede üyelik konusunda büyük ölçüde uzlaşı bulunması, sürece de olumlu etki yapıyor.CNNturk+MilliyetAkt: Firat Dîcle
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.