ABDULLAH GÜL’ÜN „KAYSERİLİ“ ATASI ŞÊX ÎBRAHÎM HUSEYÎN SÎWASÎ KÜRD OLMASIN?
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Orhan Zuexpayij · 07.05.2008 · 2 görüntülenme
Cebaxcur cografyasindan bir portre Dr Cemsid Bender'in yasam öyküsü?
Orhan Zuexpayij
BIRINCI BÖLÜM
CEBAXCUR COGRAFYASINDAN BIR PORTRE
DOKTOR CEMSID BENDER'IN YASAM ÖYKÜSÜ?
"Yasam suclusuyuz dogustan,
Gece soguk,bir de gelir mi jandarma,
Atar damariyla cildirir kabara,
Ayakalti,gözalti,tekme,yumruk
Kelepce,cop,demir parmakliklar
Aci bir iz birakir anilarda."
Dr Cemsid Bender/1958 paris,
Dr Cemsid Bender Cebaxcur/Gexi "Kigi" kökenli Kürd tarihcisi ve aydinidir. Yasami cok ilginc ve renkli bir o kadar'da hareketlidir. Dr.Cemsid Bender vefat etmeden evvel kendisi hakkinda Hüseyin Avni Ulas'in portresinde kisaca bahs etmistim. Dr. Cemsid Bender'de tipki Hüseyin Avni Ulas gibi Sadili asiretine mensuptur. Yasami dönemsel olarak ele aldigimizda büyük degiskenlik görüyoruz. Bu degiskenliklerin yasadigi ortam,ailesi ve o günkü kosullardaki siyasal,toplumsal konjoktür cevresinde cereyan eden bazi olaylarin kendisi üzerinde büyük etki yaratmistir.
Cemsid Bender vefat etmeseydi bu portreyi yazmayacaktim. Cünkü benim bugüne kadar Cebaxcur ve civarinda yazdigim tüm portreler hayata olmayan önemli sahsiyetlerdir. Bu Kürd degerimiz "Cinar agacimiz" hukukcu kimligi yaninda tarihi arastirmalariyla size bilinmeyen yönlerini anlatmaya calisacagim. Mücadelesi,Kürd tarihi ve alevi inanci'la ilgili tezlerine-de mümkün oldugunca deginmeye calisacagim. Yasam öyküsüne gecmeden evvel Cemsid Hoca'nin ailesi "Anne ve babasi" nin Kurdistan'nin Cebaxcur "Bingöl, Wan hattindan baslayarak,Halep,toroslar ve ic anadolu bölgesinin kadim kentlerinden "Konya" da birlesen yasam öykülerini kisaca anlatmaya calisacagim.
Cemsid Bender'in anne tarafindan önce baslayalim? Cemsid Bender Ermeni Sair Abovian'in"her Kürd anasindan sair dogar."sözüne atfen yazmis oldugu makalesinde anne tarafini bakin kisaca söyle anlatiyor. Benim cok yasli bir teyzem vardi. Adi Menicey'di. Iclerinde anaminda bulundugu aile toplulugu ,Van'in isgale ugradigi yillarda,yayan yapildak Baskale'den yola cikarak önce Halep'e sonra Adana'ya oradan da Konya'ya gelip yerlesmisler. Menice teyzem ailenin en büyük cocuguydu. Cok güzel Kürtce konusurdu. Türkce'yi tam ögrenmeden yillarca sonra öldü. Cemsid Bender anne tarafindan Wan/Baskale ilcesinden 1.dünya harbi döneminden Konya'ya göc eden Kürd bir aileden gelemektedir.Cemsid Bender'in yasamila ilgiside olmasa Türkce bilmeyen bu teyzesinin makalede yasadigi anekdotu da sizinle paylasmak istiyorum.
Menice teyzem ölümünden kisa bir süre önce Ankara'da askerlik yapan torununu görmek icin Ankara'ya gider. Garaj'da otobüsten inip,bir süre yürüdükten sonra 2.derece olan gözlügünü düsürür. Önünü göremez. Yere cömelir ve ellerini uzatarak gözlügünü aramaya baslar. Ararken de dogmaca olarak Kürtce siir söyler. Elbetteki söyledigi türkülü siir encok torunu ve kaybettigi gözlügü ile ilgilidir. tesadüfen garajdan cikmakta olan Dogu yöresinden,Kürtce bilen bir milletvekili,teyzemi görür ve okudugu siirli türküyü bir süre dinledikten sonra gözlügü bulur ve teyzeme verir. Sonra teyzemi evine davet eder. Ailesiyle tanistirir ve ertesi günde torunuyla görüstürüp,tekrar Konya'ya yolcu eder.
Cemsid Bender 'in baba tarafi hemserim olmasi nedeniyle ailesi ile ilgili önce yazili kaynaktan bilgileri sunmak istiyorum. Yazili kaynagin adi Nur iklimi adli eserdir. Erzurum dogumlu olan Konya'li Haci Sabri Halici "Kürd Sabri" ismiyle de anilmaktadir. Erzurum'da "Cünan" asiretine mensuptur. Birinci cihan ve istiklal savasina katilmis ve "Gazilik" ünvani almistir. Birinci dünya savasindan sonra cocuklariyla birlikte Konya'ya yerleserek ve burada uzun yillar kalmasindan dolayi "Konya'li Sabri"ismiyle anilmistir.Simdi bu yazili kaynagi biraz acip,eksik ve yanlisliklari düzeltmek istiyorum.
Cunanlilar hakkinda Kurdweren.com sitesinde Bingöl tarihi adli yazida sunlar yazilmaktadir.Cunanlilar Kurmanc'ca konusurlar. Alevi inancindandirlar. Kigi ilcesi;Cevreli,Elmali köyleri'le, Karliova'nin Kayapinar ve Ilpinar köylerinde otururlar. Cunanlilar Sadili asiertinin bir koludur,bilgileri mevcuttur. Cemsid Bender'in babasi Erzurum Cunan asiretine bagli bilgisi'ni düzeltmek istiyorum. Cunan asireti günümüzde oturduklari köyler Cebaxcur`'un "Bingöl" Kigi ve Karliova ilcelerine bagli köylerde oturmaktadirlar. Cunan'lilar günümüzde cografik olarak Cebaxcur sinirlari icersinde oturuyorlar.
Cunanli'lar hakkinda degerli dostum Peri yayinlari'nin editörü Ahmed Önal Cunan'li olmasi nedeniyle asiretiyle ilgili su bilgileri sifahi olarak bana aktardi. Cunan bir asiret degil bir mintikanin cografik adi'dir. Cunan mintikasi Balucan,uzun pazar,Tirso,Fisugur,Oncalix köyleri Qexi ilcesi sinirlari icinde,Qewaxan,Licik,Qayik,Silper köyleri'de Karliova ilcesine baglidirlar. Bu köyler Sadili asiretine mensupturlar. Sadililer buraya gelmeden Cunanli'lar burada yasiyorlardi. Ahmed Önal bana aktardigi bilgilerde de Cemsid Hoca'la 4,5 defa bir araya geldigini, Cemsid Hoca'nin kendisine aktardigi ,alevi kökenli olup,Sadili asiretine mensup oldugunu söyler.
Cunan mitikasi hakkinda Hesen Hisyar Serdi, ilk yazili belgeler Erzurum'un Güney-batisinda Cunan mintikasinda rastlanmis der? ancak kaynak belirtmemistir.Bu asiretin günümüzde ileri gelen ailesi Balucanli Ali Efendi'dir. Cebaxcur'lu hemserilerimin iyi tanimasi icin Avukat Haydar Ünsal'in amcasi oldugunu hatirlatmak istiyorum. Cemsid Bender'in ailesi bu cografya'dan cikip,Konya gidip yerlesmistir. Cemsid Bender'in aile bireyleri sik,sik Erzurum kökenli olduklarina vurgu yapmaktadirlar. Cemsid Bender'de babasi'nin asireti ve köyleri günümüzde Cebaxcur sinirlari icinde oldugu icin,her ortamda Cebaxcur,Qexi'li oldugunu vurgu yapmaktadir. Metrapollerde sik,sik karsilasttigi hemserilerine gösterdigi ilgi ve hasreti'ni sürekli anlatir.
HEP'in Izmir il örggütünün acilisina katilan hemserim Yasar Dayanc'in Cemsid Bender'in anisina yazmis oldugu bir anekdotu sizinle paylasmak istiyorum.Acilisini yaptigimiz gün Cemsid Bender amca yanima geldi,"oglum sen nerelisin?kanim sana cok kayniyor." dedi. Ben, "Bingöl,Kigi'liyim deyince uzanip beni öptü ve,"Sen de benim baba topragimdansin," dedi. Ben degerli tarihcimizin o güne kadar Kigi'li oldugunu bilmiyordum. Tekrar sordu,"Kigi'nin hangi köylerindensin?" Ben ,"Karerliyim," dedim. O dönem Izmir Il baskanimiz olan degerli Hikmet Fidan ,bize dogru geldi dedi -ki,"yine hemsericilik yapiyorsunuz..." Cemsit amca ,"birakin da biraz da biz yapalim. Hemde Yasar'in dogdugu yer,yani Karerliler'de daha Zerdüstlük vardir."Cemsid amcayla sohbet etmeye basladik. Bana sunu söyledi;"Tarih'te hic bir halk Kürdler kadar savasmadi,katliama maruz kalmadi. Ama bütün bunlara ragmen hic bir zaman asla baskalarinin topraginda gözümüz olmadi. Barisi savunan da hep biz olmusuz."
Cemsid Bender Hoca'nin babasi Said-i Nursi'nin talebesi,dava ve cezaevi arkadasidir. Risale-i Nur eserlerinde de Haci Sabri Halici hakkinda bilgiler sunmaktadir. Babasi Haci Sabri Nurculuk davasindan dolayi tutuklanip,yargilanmistir. O dönemde Hukuk fakültesi ögrencisi olan Cemsid Bender'in bu tutuklulukla ilgili yazdigi bir mektuptan dolayi o da Nurculuk davasindan tutuklanip yargilaniyor. Cemsid Bender iste böyle bir aile,böyle bir siyasi gelenekten süzülerek gelmistir. Hayat mücadelesi Awrupa'ya cikisiyla beraber Kurdistani bir yöne dogru kayar. Kürd tarihile ilgili olsun ezilen uluslarin mücadelesine vermis oldugu destek önümüzdeki bölümlerde anlatmaya calisacagim.
Bu Kürd degerine "Cinar agaci'na" mutlaka sahip cikmaliyiz. Kürd halkina birakmis oldugu miras, eserleriyle anilacaktir. Tipki Said-i Kurd-i,Selhaddin Eyub-i gibi Kürd degerlerine günümüzde Kürdler'den fazla Islamci,tarikat guruplari daha fazla sahip cikiyorlar. Cemsid Bender'in vefatinda da islamci,tarikatci kesimlerin,Kürd kesiminden daha fazla sahip cikip,daha fazla yazdilar. Cenazesine ilk sahip cikan da onlardi. Bazi Kürd aydinlari yazilarinda bu duyarsizliga,kimsezlige ve ilgisizlige sitem dolu tepkiler verdiler. Yakin dönemde hak etmedigi halde Kürdlere temiz bir miras birakmayan, yasami boyunca revac'ta olan Kürd siyasi hareketine yapmadigini,söylemedigini birakmayan sahsiyetleri taniyoruz. Bu sahsiyetler ölmeden evvel kendilerini revac'ta olan güce ihale ederek,kiymete binip,öldüklerinde programlar,taziye defterleri,günlerce gazete,televizyonlarin mansetlerinde inmediler.
Cemsid Hoca bu sahiplenme neden yapilmadi bunun nedenlerini siyasetcilerimizin tartismalari gerekir. Kürd televizyon kanallari ve günlük gazeteleri cok kisa ve sinirli bilgilerle Cemsid Bender'in yasamini kücük puntolar'la verdiler, Ben suna inaniyorum-ki Cemsid Hoca 50 yil'da olsa yapttiklari ve eserleriyle tarih'te yerini alip,anilacaktir. Kendisini ihale eden,hak etmedigi halde öldügünde gündemden düsmeyen,tabiri uygunsa Kürd Resmi-Ideolojiosi'nin sayfalarina gecen bu kisilere su cevabi verecegim. Cemsid Bender Hoca hic üzülme tarih seninledir. Kürdler kendi tarihlerini yaziyorlar. Seni unutmayacaklardir. Tarihimizde yanlis ve tarafli tüm yazilanlar ters-yüz edilip,mahkum olacaktir. Herkes hak ettigi oranda deger verilmelidir.
Ikinci bölümde bulusmak üzere,selamlarimi sunarim.
Orhan Zuexpayij
Orhan Zuexpayij
--------------------------------------------------------------------------------
CBAXCUR'DAN BIR PORTRE DR CEMSID BENDER'IN YASAM ÖYKÜSÜ? IKINCI BÖLÜM
Thu, 15 May 2008 20:24
IKINCI BÖLÜM
CEBAXCUR'DAN BIR PORTRE
DR CEMSID BENDER'IN YASAM ÖYKÜSÜ
Yil 1958 Cemsid Bender Fransa'da "Osmanli Devleti Maliye Teskilati" konulu tezini vererek Hukuk doktoru oldu. Fransada ögrenciligi sürecinde Fransa devletinin Cezayir'e karsi yürüttügü isgal savasina karsi mücadele kervanina katildi.Son derece mülayim, sürekli güleryüzlü,son derece sicak kanli ve yumusak huylu dünya tatlisi bir genc olan Mehdi Halici "Cemsid Bender" Fransiz silahlarini Cezayir'e tasimakta olan trenin raylarina yatti. Tren hareket etti,ama Cemsid Bender raylara simsiki sarilmaya kararliydi. Tren geldi ve yani basinda durdu. Cemsid Bender bu tavri ile bütün dünya medyasinda büyük bir isim yaptti. Bu olay Cemsid Bender'i Kürt sorunuyla daha fazla ilgilenmesine yol acti.
Kendisine neden böyle bir harekette bulundugu soruldugunda ; Cemsid Bender "Hukukun ve adaletin ortadan kalktigi,masum insanlarin yok edildigi bir ortamda,gercek bir hukukcu bundan baskasin yapmaz" diyordu. (1) Bu davranis bana Alman düsünürü Goethe'nin su sözünü hatirlatti. Eylem adamini yapan ne yetenekleridir ne de su ya da bu isteki becerisi. Her seyin bagli oldugu sey,kisiliktir.
Cemsid Bender'in yasam öyküsü adi altinda yazdigim ilk bölümdeki yazim epey tartisildi. Cemsid Bender hakkinda yakistirmalar "Frankstayn" dahi yapildi. Cemsid Bender'in Kürd uygarligi,tarihi ve alevilik ile ilgili tezleri bulunmaktadir. Kürd tarih yazimciligi henüz tartisma halinde oldugu icin ,farkli kesimlerce öne sürülen tezler tartisilmalidir. Cemsid Bender'in tezleri de bu noktada tartisilmali,taslar yerli yerine oturtulmalidir. Bu yazimda Cemsid Hoca'nin yasam öyküsüne girmeden Kürd arastirmalari ve tarihi ile ilgili bazi saptamalar yapmak istiyorum.
Kürd tarihi yazimciliginda en cok elestirilen kisilerin basinda Dr Cemsit Bender gelmektedir. Kürd tarihi ve uygarligiyla ilgili uc bir örnek olarak adlandirilmaktadir. Bender "Kürd Uygarlik Tarihi" adli kitabinda Kürtler'in de bir cok halk gibi gecmisi cok eskilere dayandigini kanitlamak icin bazi olgulardan hareket etmistir. Bu olgulara katilip,katilmamak elbette tartisilmalidir. Ama bir gercek var ki Cemsid Bender'in en önemli tezi Kürdler'in baska yerlerden bu cografya'ya gelmedikleri tezidir. Tam aksine Mezopotamya'nin en eski "otantik" yerlesik halklardan oldugunu ileri sürüyor. Cemsid Bender'den önceki Kürd tarihcileri'nin ortaya koyduklari tez, Kürdler M.Ö 2000 yillarinda Kuzey Avrupa'dan göc edip bugünkü cografya'ya gelip yerlesmislerdir.
Cemsid Bender'in Kürdlerin bu cografya'nin yerlesik halklardan oldugunu, olgularla ileri sürmesi önemli bir tezdir. Bu tez tartisilmasi gereken bir tez olarak kabul edilebilir. Sadece Kürd tarihinde degil Kürd dilinde de Kürd arastirmacilari ve yazarlarinin bir eksikligini hatirlatmak istiyorum. Tarih ve dil üzerine ortaya atilan tezleri arastirmaci ve yazarlarimiz genelde Batili ve Rus kaynaklarina cok dayanak gösteriliyor. Halbuki Kürdler yakin Dogu toplumlari icersinde bir halk olmalarina ragmen,arastirmacilari bu alana girmeyip,bati'yi esas olarak referans almalari ayrica bir talihsizliktir. Tarih yazimciligi ciddi sorumluluklar isteyen bir istir. Her türlü kaynak arastirilmali,okunmali-ki bilimsel bir yönteme de uygun bir davranis olur.
Kürd arastirmacilari dogulu kaynaklari esas almamalari bir yöntem eksikligidir. Bati'nin egemen resmi ideolojolerinde Kürdlerin tarihini ve Kültürel degerlerini bulamayiz. Bati'nin özellikle cografyamiza 19.yüzyilin baslarinda olusturulmaya calisttigi bakis acisi Dogu'nun inkari ve ve talanina yönelik bir cikistir. Kürdler bati kapitalizmi tarafindan talan edilen dogu toplumu icinde ayni zamanda mahkum edilmis bir halktir. CEMSID BENDER ;diger tarihcilere nazaran dogu'yu daha cok arastiran bir yazardir. Kürd arastirmacilari yazili kaynak konusunda sansli degillerdir. Bu cografya'da egemen devletler Kürdler'i mahkum ettikleri icin yazili,yazisiz her türlü kültürel degerlerini talan ettiler. Gecmis tarihlerden günümüze yazili belgelerin yoklugu ya da sinirli olusu isi zorlastirmaktadir.Bu tesbitlerden sonra, Cemsid Bender'in yasam öyküsüsünü baslamak istiyorum.
CEMSID BENDER'IN YASAM ÖYKÜSÜ?
Dr.Cemsid Bender Sadili asiretine mensup,Cunan mintikasindan Konya'ya göceden Haci Sabri Halic'nin en kücük ogludur.Haci Sabri Halici ilk bölümde bahsettigim gibi 1.dünya harbinde Ruslara karsi savasmis ve gazilik ünvani almistir. Cemsid Bender'in iki agabeyi,iki kiz kardesi vardir. Agabeylerinden biri Pilot Ömer Halici,digeri bir dönem AP senatörlügü yapmis Fevzi Halicidir. Nermin ve Nevin adinda iki kiz kardesi olup,Nevin Halici yemek kültürü üzerinde Gazi üniversitesinde Doktorasini yapmis,bir akademisyendir.
Cemsid Bender 1927 Konya dogumludur. Soyadlarindan anilacagi gibi Konya'da Hali ticaretiyle ugrasan varlikli bir ailenin cocugudur. Haci Sabri ticaret geregi Isparta'ya gidip gelirken o dönemde "1942"Said-i Kurdi "Bediüzaman" orada sürgünde oldugundan,tanismislar. Haci Sabri o dönemde Nur Risaleleri'ni Konya'ya ilk getirendir. Cemsid Bender Risale-i Nur ilkin kendi evlerinde okutuldugunu söyler.
Dindar ve muhafazakar bir ailenin cocugu olarak büyüyen Cemsid Bender Konya'da Lise,Istanbul'da Hukuk fakültesine giderken Nur faaliyetlerini yürütüyor.Said-i Kurd-i Afyon/Emirdag'da sürgündeyken Cemsid Bender bir arkadasini'da yanina alip,ziyaretine gider. Yaninda götürdügü sahis daha sonra Nurcularin sonradan en saygin olan sahsiyetlerinden Zübeyir Gündüzalp'tir. 1948 yilinda Nurculara karsi toplu bir tutuklama davasina girisilir. Cemsid Bender'in babasi Haci Sabri Halici'da tutuklanir. Iste o dönemleri Dr.Cemsid Bender bakin nasil anlatiyor?
Babam ,üstad ve talebeleriyle Afyon hapishanesine konmustu. Bende o zaman Istanbul Hukuk Fakültesinde talebeydim. Bunu duyunca,babami; " Sen medrese-yi nuriye'ye girdin, sana orada büyük dereceler vardir. sabirli ol. Kendini üzme! " seklinde tebrik ettim ve Afyon hapishanesine bir mektup gönderdim. Iste bu mektuptan dolayi Cemsid Bender ve bir kac arkadasiyla Istanbul'dan tutuklanarak Afyon hapishanesine götürülür. Cemsid Bender'in bu tutuklulugu 47 gün sürer,talebe olmasi nedeniyle serbest erken birkilir.(2)
Cemsid Bender Istanbul Hukuk fakültesinde okurken cok saygin ve iyi yetismis bilim adamlarindan egitim alir. Almanya'dan Hitlerden kacan ünlü Hukuk profesörü Neumark,Crozat gibi hocalarla; Ebulula Mardin,Ali Fuat Basgil,Tarik Zafer Tunaya,Tahir Taner ilk akla gelenlerdir. Cemsid Bender 1950 yilinda Hukuk Fafültesini bitirip,yönünü Avrupaya verir. Cemsid Hoca'nin asil degisim ve dönüsüm süreci,yani Kürd sorunu,tarihi,kültürüne ilgi duymasi bu döneme takabül ediyor. 1953 yilinda Fransa'ya giden Cemsid Bender Osmanli Muhasebesi hakkinda doktora yapmak icin Fransa'nin Shorbon Üniversitesinde alti yil akademik karyerini yaparak doktora ünvanini alir.
Cemsid Bender Fransa'dan döndükten sonra Konya yerlesir. 1958 yili sonlarinda Avrupa'nin Iskandilavya ülkelerinden Norvec'e giderek bu ülkede Kooperatifcilik üzerine de ihtisasini yapar. 1960 yilinda ülkeye döndükten sonra 1960 ihtilalinden TCK 159 maddeyi ihlalden tutulanir. 4,5 ay cezaevinde kaldiktan sonra cikartilan af yasasindan yaralanarak tahliye olur. Konya'da avukatlik bürosu acarak,meslegini icra etmeye calisir. 1961-1964 yillari arasinda Konya Gazeteciler Cemiyeti baskanligi yapar.
Cemsid Bender'in yasam öyküsünün bundan sonraki dönemini'de ücüncü ve son bölümde yazmaya calisacagim. Cemsid Bender'in Kürd sorunu'na yönelimi,Konya'da avukat oldugu dönem olsun sonraki dönemlerden ayrintili bilgiler sunmaya calisacagim.Yine Cemsid Hoca'nin ölümü hakkinda yazilan bazi makalelerden önemli noktalari okuyucularla paylasmak istiyorum.
Cebaxcur cografyasi ve cevresinden yazmaya calisttigim tarihi,siyasi ve ulusal yönleri olan sahislarin portrelerini yazarken mümkün oldugun'ca tüm yönleriyle ortaya koymaya calisiyorum. Cemsid Bender'in ölümünden sonra hakkinda yazilan, yazilari iki kategoriye ayirmak lazimdir. Birinci kategoriye Kürd aydin,siyasi,bilim adamlari ve kurumlarini yazdiklari yazilar ve bas sagligi aciklamalarini görebiliyoruz. Ikinci kategoriye'de Cemsid Bender'in gecmisteki siyas,dinsel geleneginden kaynakli kesimlerin "Nurcular,Yeni Asyacilar,v,s"kesiminin veya ailesinin Nurcular icindeki agirligindan kaynakli kesimlerin yazmis oldugu yazilardir. Dikkatimi ceken noktayi sizinle paylasmak istiyorum.
Kürd kategorisine giren kesim ,Cemsid Bender'in yasami ve mücadelesini yazarken son dönemlerini agirlikli ortaya koymuslardir. Yani Cemsid Bender'in Nurculuk yapttigi dönem,ailesi ile ilgili bazi detaylari yazmaktan sanki sakinmislardir. Nurcu veya islami kesime yakin aydin ve yazarlarin'da yazmis olduklari yazilar ve bas sagliklarinda Cemsid Hoca'nin genclik,ögrencilik ve Nurculuk yapttigi dönemleri ön plana cikarmislardir. Cemsid Hoca'nin Avrupa yasami,Kürd sorunu'la ilgili eserleri,Kürd tarihi ile ilgili tezlerini yazmayi hic deginmemisler,veya üstünkörü deginmislerdir. Tabir-i caiz'se herkes olayi kendi penceresinden baktigi icin eksik ve tarafli yazmistir. Cemsid Hoca'yi mümkün oldugunca Nurculuk ve Kürtcülük yapttigi dönemleri tüm ciplakligiyla tanitmaya calisiyorum.
Cemsid Bender'in yasam öyküsü'nün ücüncü ve son bölümünde görüsmek üzere selamlar.
Orhan Zuexpayij
KAYNAKLAR :
______________________________
1)M. Latif Yildiz'in Cemsit Bender'in ölümü'le ilgili makalesi.
2) Nejat Eren'in www.SaidNursi.de sitesindeki Cemsid Bender
röportaji.
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Aso Zagrosi · 3 yıl önce
Brahim Ziravav · 4 yıl önce
Brahim Ziravav · 6 yıl önce
Kurdoyi Tijr · 18 yıl önce
Bra Orhan Bizleri aydinlattigin icin cok tesekkurler; Cemsid Bender'in Konya'da sanki kullandigi baska bir isim varmis gibi kalmis aklimda; daha dogrusu, nufustaki ismi daha baskaydi da, Cemsid Bender ismini mi kullaniyordu, emin degilim. Cemsid Bender'in bir ara Agrili oldugunu duymustum, oysa KOnyali saniyordum; demekki Bingolluymus ve Kurdistan'dan geldigi yine de dogruymus. Sabri Halici , bu sair Feyzi Halici'nin akrabasimi oluyor acaba ? Eger oyleyse, desene Konya'nin yetistirdigi farzedilen en onemli sahsiyetleden biri de Kurdmus ! Cabalarin ve calismalarini takdirle izliyorum, selamlar, saygilar
Anonymous · 18 yıl önce
Re: Cebaxcur cografyasindan bir portre Dr Cemsid Bender'in yasam öyküsü? Gönderen: BB (bundan boyle BaBed) (IP Kaydedildi) Tarih: 7 May, 2008 23:51 biri bitmeden oteki basladi. adimiz baska bir seye cikacak ama ciksin 1-cemsid benderin in doktorasi nerden? buyuk suphe var bu hususta. 2-yazdiklari daha da supheyi artirici seyler. bir suru zirva. zirva ile asagilik kompleksli kislerden frankestayn yaratiliyor ardindan da ugras dur bur frankestaynlarla. rahmetli dupeduz yalanlarla yasamis. kusura bakmayin ama durum boyle. yazdiklarindan yaptirmayin aktarma bana yazik etmeyin zamana.
Solaxî · 18 yıl önce
Hoca, Yazının devam edeceği dip not olarak verilmiş. İkinci bölümü beklemek gerekir. Orhan birkaç sayfalık kısa yazılar için aylarca bilgi toplayan ve bunu çok zor koşullarda yapan bir arkadaşımız. Bu kadarını ortaya çıkarabilmiş olması da başlıbaşına bir beceridir. Bugüne kadar yazıya geçmemiş bilgileri kayıt altına almış kötümü? Orhan kardeşimiz daha önceleri bu forua pek yazı asmıyordu. Belki de bizlerin burada yazıyor olmamızı olumlu görerekten yazılarını buraya da taşımaya başladı. Sağolsun. Kötümü yaptı? Cemşid Bender'i niye Orhan Zuexpayij üzerinden eleştiriyorsunuzki? Bir yığın kitabı var ve kitaplarında da yanlışları. Alın bir-bir hep birlikte yazalım. Yanlışmı olur? Cemşid Bender'e Frankeştayn demeye hakkınız yok. Önce yaşamda değil. İkincisi, yazdıklarını doğru bulmuyorsanız, yanlışlarını ortaya sererek okurlarınızı bilgilendirirsiniz olur biter. Adam zahmete katlanmış, sorumluluk duymuş yada kürtlerin tarihini yabancıların yazıyor olmasına yüreği burkulmuş, kalkıp uzmanlığı olmayan bir alanda eserler vermiş. Uzmanlığının elvermemesi nedeniyle yanlış bilgiler vermiş olabilir. Yanlışa yanlış denir. Yanlışa frankeştayn yada aşağılık kompleksli tabirleriyle yaklaşılmaz. İnsanların iyiniyetini ve yaranma isteğini bu denli tahkirane ifadelerle tanımlamaya ne gerek var? Hem niyetten kuşkulanmaya sebep ne? Mıhotoli, Tori, Botan Amedi, Kemal Burkay, Sirac Bilgin tarih yazmışlar. Yanlışları yokmu? Yığınla yanlışları var. Şimdi bu insanlar frankeştaynmı oldular? Yazdıklarını aşağılık kompleksiylemi yazdılar? İlgisi yok. Tarih yazımı bir tek bilim dalından yararlanmıyorki. Eski metinleri okumayı, hele kürt tarihi söz konusu olunca ölü dilleri bile sökebilmeyi, arkeolojiyi, etnografyayı, nüizmatiği, etimolojiyi, coğrafyayı kapsıyor. Bütün bunların hepsi başlıbaşına birer dal olarak farklı akademik eğitimi ve uzmanlaşmayı gerektiriyor. Kürtlerin bu dalların her birinde akademik düzeyde eğitim veren okulları varmı? Böyle okullar olduğunu varsayalım. Tarih yazımı bireysel bir çabaya endekslenemeyecek kadar teferruatlı. Farklı disiplinler arasında koordinasyon gerektiren bir ekip çalışmasıyla başarılabilecek işlerden. Araştırma kurumlarına ihtiyaç duyurduğu konuya vakıf herkesin bildikleri arasında. Bu tür kurumlar ve eğitim imkanları vardı da bu insanlar bundan yararlanmayı redmi ettiler? Topladıkları malzemeler çok büyük çabaları gerektiren zahmetli araştırmaların sonucudur. Topladıkları bilgilerin etüd edilemeyişi onların eksikliği değilki. Siz tek başınıza bilgileri denetlerken, yazarlarını yererken hangi ölçütü yada hangi bilgiyi kıstas alıyorsunuz diye sormazlarmı? Tarih bilimi diğer bilim dalları gibi değilki. Herhangi bir hipotezden yola çıkarak sınama-deneme yoluyla denetleme şansınız yok. Tarih bizden önce yaşanmış, bitmiş, değiştirilmesi imkansız bir süreçtir. Bu süreçte neler olup bittiğini anlayabilmek için yazılı belgeler esastır. Bu nedenle tarih yazıyla başlar. Daha öncesi antik dönemdir. Arkeolojik bulguların mukayesesini ve değerlendirilmesini esas alır. Birisi bir belgeyi yanlış anlamlandırmışsa doğrusunu ortaya koyarak itiraz yükseltilir. Herhangi bir arkeolojik veri yanlış tefsir edilmişse doğru yorumla reddi cihetine gidilir. Ancak bunları yapanların bu işe emek veren araştırmacı kadar konuyla ilgili olması gerekir. Sizde bu uzmanlık yok. Doğrusunu araştırma bulma külfetine katlanasınız yok. Hasbelkader birileri birşeyler yazmışsa yukarda belirttiğim gibi tahkirane bir yaklaşımı seçmek ve bunu itiyat haline getirmiş olmak var. Yanlışlar bu şekilde düzeltilmezki. Cemşid Bender'e frankeştayn ve aşağılık kompleksli demekle, sHx efendinin bana ukela demesiyle hangi yanlış düzeldi? Tam aksine şayet varsa yanlışların düzeltilmesi imkanı ortadan kalktı. Benim ortaya koyduğum bilgilere gelelim. Verdiğim coğrafya isimleri, şehir isimleri, halkların isimleri, devlet isimleri en basitinden tarih okuyan biri tarafından bilinir. Hani bunun kaynağı demek hiç tarih okumamış olmaktır. Çünki verdiğim bilgiler bu kadar basit ve genel bilgilerdir. Buna rağmen kaynak istendiğinde 'kaynağı nerede' diye iki kelimelik bir soru yönelterek konuya daha sağlıklı yaklaşmanın, referanslarla bilgi genişletmenin imkanı varken 'ukelalık' deyip çıkmanın neresi bilimsel? Bilim kurumlarında insanlara ukela denmesinin salık verildiğini sanmıyorum. Lumpen ağzıyla bilimsel jargon yekdiğerinden çok farklı. Bilim sınama-deneme-sorgulamaksa, saldırı ve hakaret sorgulamakla ilgili değil. Bilim yönteminde hiç işitmediğinize bile hakaretamiz yaklaşmanın yeri yok. Bilim sizin bilmediğiniz ve işitmediğinizin tu kaka olduğu anlamına gelmemekle birlikte kimseye tu kaka deme hakkı vermiyor. İşin bir de tartışma adabı var. Bilim de bir disiplin olarak adabı yani etiği gözardı etmez. İsmi üstünde, tartışma forumu. Burası laboratuar yada arkeolojik kazı alanı değil. Burada bilimsel faaliyet yürütmenin imkansızlığı ortada. Tartışmalar aracılığıyla bilgilerimizi sınıyor ve paylaşıyoruz. Bilek güreşi yapmıyoruzki. Şah-mat esprisiyle tartışma yürütülemez. Özellikle aynı amaç uğruna bilgi ve düşüncelerini paylaşan insanlar arasında şah-mat tarzı yarar sağlamak yerine zıtlıkları derinleştirir. Bizler bu ortamda aynı zamanda siyaset yapıyoruz. Hatta denebilirki bütün çabalarımız siyasete dayalı. Bizleri biraraya getiren de siyasi yakınlıklarımızdır. Birilerine 'burası yağlı güreş meydanımı' derken bizlere de cazgır misali iki pehlevan çıktı meydana misali peşrev çektirmeyin. Bunların bir son bulması gerekiyor ve bu konuda sizin desteğiniz gerekiyor. Bu konuda çok çabaladınız, çok didindiniz benim ifade etmeme gerek olmaksızın takdire değer çabalardır. Saygı duyuyorum. Ancak üniversite bitirmiş 40 yaşını aşkın birinin benim gibi 50'sini aşkın birine ukela demesinin ne bilimle nede tartışma adabıyla ilgisi yoktur. Lumpen jargonudur. Aynı şekilde sizin de frankeştayn yollu kompleks tahlilciliğine ihtiyacınız yok, hakkınız da yok. Varmı dersiniz? Herkes mütakabiliyete göre cevaplar verir ve burası bilgi alışverişinde bulunulan bir alan olmaktan çıkar, çoğumuz çekiliriz. Çekilmesekte çabalarımız altı oyulmuş, prestiji savsaklanmış beyhude çırpınışlara döner. Yol yakınken hepimizin kendimizi yeniden değerlendirmemiz gerekiyor. Burada çoğunlukla bizler tartışıyoruz ve imkanlar elverirse tartışacağız. tartışanlar yada bilgi alışverişinde bulunanlar bizler olduğumuza göre konuya dair bir mutabakat istemek, karşılıklı davranışlarımız nezaket esasına göre tanzim etmeyi dilemek çokmu aşırı yada çokmu gereksiz? Uygulaması çokmu zor? Bu soruları sizden önce kendime yöneltiyorum. Gerekli olduğu ve uyulmasının hiçte zor olmadığını düşünüyorum. Büyükte yarar umuyorum. Hepimizin yararımız var. Bizlerin kendi ilişkilerimizde kurallı olamyı kaldıramayacak kadar aciz insanlar olduğumuza inanmıyorum. Bu forumun hiç bir katılımcısının bu konuda aczi olabileceğini düşünemiyorum. Herbirimiz yekdiğerimizi tetikliyoruz. Tahrikten kaçınmak çokmu zor diye sormaktan kendimi alamadım. Çıtkırıldım biri değilim. O anlamda bir nezaket beklemiyorum ama kabalıklardan ve kabalığın seviyesine icabet etmekten gerçekten gına geldim Hocam. Sizinle ilgili söylemiyorum. Sakın üzerinize almayın. Bu forumda güya okumuş, güya avrupai adamların ortada fol yok yumurta yokken ikide bir lumpenleşmelerinden ve lumpenliklerini de bilimselliğe, dava adamlığına yakıştırmalarından iğrenir hale geldim. Benim kürtlüğümden filan utanırlığım yoktur ve hiç olmamıştır ama kürtlerin arasında böylelerinin varlığı kürtlük ve siyaset adına utançtır. Hürmetlerimle.
Orhan Zuexpayij · 18 yıl önce
Merhaba Kurdoyi Tirj arkadas, Cemsid Bender'in asil ismi Mehdi Halici'dir. Fevzi Halici agabeyi olup,bir dönem AP Konya senatörlügüde yapmistir. Suanda DSP milletvekili olan Emrahan Halici'da Fevzi Halici'nin ogludur. Cemsid Bender'le ilgili tüm bilgileri yazili kaynaklardan derleyip,önümüzdeki günlerde sunamaya calisacagim. Selamlarimi sunarim,
Orhan Zuexpayij · 18 yıl önce
Aslinda yaziniza cevap vermeyecegim. Cünkü farkli mahlaslar kullanarak yazilarimin hele ilk bölümündeki ön yargilarinizi anlamak hicte zor degildir. Birak'ta yazilarimi bitireyim, bir bütün olarak ele alip,düsüncelerini Kürd halkila paylasman en dogru yöntem degilmi? Cemsid Bender'in sayisiz eserleri ve agirlikli olarak tarih üzerinde olmak üzere,ilginc tezleride vardir.Alevilik üzerine yine tezleri vardir. Bu tezlere katilip,katilmamak ayri bir tartisama konusudur. Solaxi agabeyim,birazda cevap niteliginde de olsa biraz sabir edip, ikinci ve ücüncü bölümdeki yazilarimi da beklemeni tavsiye ederim. Kürd aydinlarina,tarihcilerine Frankstayn benzetmesini de "Liceli Fehmi Bilal,Cemsid Bender"cok tehlikeli "vahim"olarak görmekteyim. Frankstayn felsefesi'ni felaket tellaligi oldugunu belirtmek istiyorum. Babed,Frankstayn romanin da üstün bir insan yaratmak isteyen cilgin bir bilim adami sonunda bir canavar ortaya cikarir espirisini Cemsid Bender'e yakistirmani ikinci ve ücüncü bölümden sonra acmalisin. Dr Cemsid Bender'in vefati nedeniyle yyinlamis olugu bassagligi dilegini özetle aktararak bitirmek istiyorum. Kürd Uygarlik tarihi,Kürd Mitolojisi,Kürd mutfak Kültürü ve Kürd yemekleri kitaplaridikkate degerdir. Dr Cemsid Hoca'nin bu eserleri herzaman degerli bir kaynak olarak kalacaktir. Kürd halki Cemsit Hoca'yi her zaman saygiyla anacaktir. Ismail Hoca'nin bir Sosyolog "Bilim adami" kimligiyle bu temenilerine bende ayni duyarlilikla katiliyorum. Selam ve saygilarimla,
Anonymous · 18 yıl önce
OZ, herhalde kendine bir sjanger bulmus; Kurt portreleri Solaxi ve BaBed in bu konudaki yaklasimlarini zevkle bekliyorum Ikisi de iyi ve cesur tatismacilar, tartistiklari konullara hakimler ikisinin de OZ un makalesine konu olan CBnin calismalarini tanidiklari kanaatini tasiyorum makale yazari OZ, iyi ve verimli bir performans yakalamak icin mutlaka bunlarin yazdklarini okur diye dusunuyorum OZ makalelerini elestirel bir tarzda ve elestiriye acik bir tarzda yazsa hem kendisine hem de portresini cizdigi insan hak ettigi yeri vermis olur elbette nasil yazmasi gerektigini oncelikle kendisi karar verir okuyucuya dusen dusuncelerini yazmak bu konuda benim fazla soyliyeceklerim yok
Serhad · 18 yıl önce
HACA ULAMA!!! Haca bilirsiniz Islamda Ulama diye bir kurum vardir. Bende yillardir dusunurdum niye kurtlerde böyle bir kurum yok diye, neyseki sayenizde böyle bir kuruma sahip olduk. Tesekurker. Dikkat ederseniz yazilan her konuda, bir tarenedir tutturmus gidiyorsunuz. Nedir bu korku nedir bu tahamulsuzluk nedir bukadar bilge durmak anlasilir gibi degil. Yazilan her seye aman Abdullahcilardan cektik bilimden uzaklasmamak lazim gibi söylemler. Hic dusundunuzmu??? Abdullahcilardan aslinda pekte farkiniz yok. Tipki onlar gibi tahamulsuz onlar gibi yukardan bakan onlar gibi Jekobensiniz. yazilan her sey bilim degil,yazan herkeste bilim adami degil. Kendinizi bir durus sahibi gibi göstermeyi,elmalarla armutlarida karistirmayida cok seviyorsunuz. Insanlar yazi yazarken bundan böyle Ulamayi teze yemi sorsunlar. Illaki bilim diyorsaniz sizde bilimsel yazilarla Formu destekleyin, bilimden anlamayan biz Kurtleri biraz bilimlendirin. Sizin her syin altinda bilim arama hastaliginiz,baskici ve asagilayici uslubunuz aslinda sizin cok ama cok iyi bir Abdullahci oldugunuzunda göstergesidir. Hoca siz Kultur,Tarih Ve Bilim konusunda gercekten ama gercekten rahmetli Mao nun yari aydin tiplemesine okadar cok yakinsinizki,sizin bilgi dagaciginiza ters veya yabanci gelen herseye bilimsellik kulpuyla afaroz etmeye calismaniz,sizi tipik bir Stalinist veya tipik bir Abdullahci olarak karsimiza cikariyor. Biraz daha makul biraz daha anlayis ve DEMOKRASI HER KESE.
Anonymous · 18 yıl önce
arkadas sen bu yorumu nicin yazdin? bak yazdiklarina tekrar "Dikkat ederseniz yazilan her konuda, bir tarenedir tutturmus gidiyorsunuz. Nedir bu korku nedir bu tahamulsuzluk nedir bukadar bilge durmak anlasilir gibi degil." ne demek bu simdi? bu zincirde yazdigina gore cemsid bender i elestirmeme takilmis olabilrsin, BU HUSUSTA bir lafin varsa somut bicimde buna itirazini yazarsin. yalan yanlis seylerin ortaya sacilmasina karsi cikmak ne zamandan beri suc oldu? yok baska bir konuda soylediklerimi makul bulmadiysan onu tartisirsin.benim yazdiklarima katilmayan kisler benimle tartisip duruyor. ogrenmenin ne oldugundan senin haberin var mi? nasil oldugundan? bilge gibi durmak? lafa bak... yani bilge olmak icin senin icazetini mi almak gerekiyor? nasil oluyor bilge olmak-yoksa kurdlere tipki ulemaligi yakistiramadigin gibi bilgeligi de mi yakistiramiyorsun? yazdigim somut bir konuda itirazin varsa yaz tartis. var mi somut bir mevzuda bir itirazin? "Yazilan her seye aman Abdullahcilardan cektik bilimden uzaklasmamak lazim gibi söylemler." benim bilimden uzaklasmamak lazim-diye bir teK satirimi bulamazsin-uyduruyorsun. tam tersi bu dunyada her isi bilimle haletmek zorunda olmadigimizi-serbest tartismayi savunanlardanim.tam tersi bilim lakirdisini uluorta her yere sokulmasina karsi bir suru yazi yazdim. senin yaptigin olmayan seyi elestirmek bu hic ahlaki bir sey degil. bul bakalim -bilimden uzaklasmamak lazim yollu -BUNA YAKIN tek bir ifademi. bak butun yazdiklarimiz burda-tarama yapma imkani da kolay. utanmasi olan mesnetsiz suclama yapmaz. "Hic dusundunuzmu??? Abdullahcilardan aslinda pekte farkiniz yok. Tipki onlar gibi tahamulsuz onlar gibi yukardan bakan onlar gibi Jekobensiniz." alakasiz elestiri- abdoizm serbest dusunceye -acik topluma karsi bir zihniyettir. tekcidir- person cultu -aktivite cultu- hurafe uzerine kultur gibi belirgin sapkiniklari ve aydinlanmanin temel motoruna karsitlik sacMASI ILE iluzyonlarla beslenmesi ile (yani cemsid bender tam da bu kulture uyar), tartismayi fuzuli gevezelik sayan kulturle beslenir ki -soru sorulmasin, tek odner koyunlari istedigi istikamete sursun,abdoist ve onun beslendigi eski kulturun alemeti farikalari bunlardir- senin burda yazdiklarinda da tartsmaktan gocunma belirtileri var- bu oge belirgin). tahamulsuzluge gelelim; tahamulsuzluk hakli nedenler oldugunda kullanilmasi mesru bir seydir. mesela torklara kars tahamulsuz olmak durumundayiz. mesela yalan yanlis palavrayi kultur tarih diye ortaya atanlara karsi tahamulsuz olmak durumundayiz. bunlar bir gorustur. karsisindan hayir hem turklere hem abdo ya hem cemisde tahammul etmemiz gerek diyenler de baska gorus sahibidir. sen ne diyorsun? sen bu husularda ne diyorsun? o belli degil. senin benimle ozel bir derdin mi var? beni birak yazdiklarima bak! varmi begenmedigin bir gorus onu al yaz. bu bicimde tartisanlar var burda. illa benim dedigim dogru diye yazn mi var? hata yapma huriyetini bu mekanlarda bu ifadeyle yillardir yazarim abdoya benzerlikmis adam hatasiz liderlik pesinde benim derdim hayatimizi bogan curuten bu ilkeliklere bir birey olarak itirazimi sunmak. bunu nasil yapmak lazim? kendi kendime konusarak mi?¨ sen akildan mi konusyorsun yoksa baska bir derdin var anlamdim. beni mao nun yarim aydinina abdo ya ivir zivira benzetmen densizligin daniskasi olmus-kavrama sikintin mi var?-benim yazdigim bir yazidan oturu feodal bir gerilik damarin mi rahatsiz oldu? karman corman bir haldesin. bak asagida ne zirvalamissin: "yazilan her sey bilim degil,yazan herkeste bilim adami degil. Kendinizi bir durus sahibi gibi göstermeyi,elmalarla armutlarida karistirmayida cok seviyorsunuz. Insanlar yazi yazarken bundan böyle Ulamayi teze yemi sorsunlar.?" hangi insana boyle bir beklentiyle yazdim? yukarida bilim enflasyonu yapilmasi uzerine yazdiklarimi ozetledim. mevzu cemsid bender ise adam ortaya bilimsel yapit cikarmis gibi kendini sunuyor. veya oyle algilaniyor.bunun duzelmesi lazim. Solaxi ye yazdigim cevapta bekletimin bilimsel filan fistik olmadigini asikar bicimde yazdigim halde sen ortaya cikip olmayan seyi elestiriyorsun. tekrar edeyim kavramana yardim olsun: beklentim bilimsel eser filan degil- yalan palavra uc kagitla yazilmis seylerin kurdlerin hayatina yon vermemesi (adam adinin onune Dr unvanini kullanarak yaziyor.akdemik egitimin son asamasi-bilim yapma ehliyeti anlamina gelen pHd (doktora ) si var olduguni idda ediyor-oysa guvenilir kaynaklar boyle bir egitimden gecmedigi idda ediyorlar-ya bu kaynaklarin iddasi dogru ise? ne yapacagiz? eger yapitindaki yalan yanlis bilgiler gibi bu unvani da yalan ise-bu basli basina berbat bir durum)-bu belalar oyle dudugu yerde-sende kalmiyor donuyor bana pislik fatura olarak geliyor. buna bir kurd bireyi olarak itiraz hakkim var. bu cagdas bir haktir senin gibi bu hakki kavramamis olanlarin asabini boza boza kullanilmali. bilimsel eserlere gelelim; bilimsel yapitlarin elbette per review sistemi (aynen ulemaya danismaya benzetilebilecek.bir surecten gectikten bagimsiz konusunun uleamasi/uzmani kisilerin kili kirk yaran denetimi lestirisinden gecmeden-onayi almadan yayinlanamaz -ehliyet alamaz) senin gibi etrafa yarim aydin yaftasi yapistiran zir cahillerin bundan haberi olmaya bilir. bilim yumurtadan cikmaz-kendi ulemasinin onayini alamadan mesru hale donusmez. ama dogru ama yanlis bu yontem hakim yontemdir. ornegin senin akil yurutmene sahip-senin mesnetsiz elestirme biciminde odev veren bir pHd ogrencisi benden haytta onay alip tezini geciremez. gerci senden master ogrencisi bile olup olmayacgi tartisilir ama elbette seni sadece bu yazinla degerlendirmek hakaniyetli olmaz.bir fikir verse bile! "Illaki bilim diyorsaniz sizde bilimsel yazilarla Formu destekleyin," senin once ben neyi burda savunuyorum onu anlaman gerek. henuz okudugunu anlamdan ahkam kesiyorsun-sacmalamis oluyorsun. ben burda millete sunu boyle bunu soyle yapin diye yazan biri degilim. biri -bilimseldir -diyee sarlatanligi onume koyarsa bunun bilimsellikle alakasi olmadigini elbette soylerim. senin derdin nedir? benim neyin bilimsel olup olmadigini soyleme hakkim bir ehliyetle sabit-ya senin? benim bu isi yapmam icin el oglu bana para sayiyor-ya senin? dolayisi ile burda yapmamis olsam da yapma niyetim olmasa da benim bilim uzerine konusma ehliyetim var- sana beni dinle diyen de yok-kendi derdinle kavrul-ama elestiri yazmadan once elestirecegin seyin gercekten olmus olmasi yazilmis olmasi gerekir. birinin soylemedigi seyleri ona yakistirip elestirmeye ne denir? bosuna caba sarfetme ben soyliyeyim-dangalaklik denir! sana ulema degil ilk okul ogretmeni lazim! gocunma ogrenmenin safhalarindan biridir ve ogrenmeye saygi gosterilmesi gerekir BaBed
Anonymous · 18 yıl önce
Kardeşimiz Orhanı bu değerli araştırmasından dolayı kutlar başarılarının devamını dilerim . Orhan kardeşimizin Bu araştırmada yazıp çizdiklerini önemli buluduğumu söylemekle birlikte en çok dikkatimi çeken " Kendi Değerlerimize Sahip Çıkamadığımız" noktasındaki tesbitidir bence rafine bir yaklaşım, ulusları ulus yapan en büyük etkenlerden biride onun tarihinin iyi araşatırlıp yazılmasıdır. Cemşid Bender'in bu alandaki katkıları yadsınamaz ve inkara gelmez mutlaka eksikilleride vardır, hatta olmalıdırda bunlar zamanla giderilecektir. yeterki biz bu değerlere sahip çıkmasını bilelim. Sevgilerimle..