BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Zerdeþt Seyda · 20.08.2006 · 2 görüntülenme
Ortadoğuda başkasının arsasına kurulan ve yanlış temeller üzerınde inşa edilen çarpık binaların yıkılmakta olduğu tarihi süreci yaşıyoruz. Kürdlerin yurdunu istila ederken uluslar arası antlaşmalara sığınarak kendi aralarında bölüştüler; kurulurken yanlışını içinde barındırıyorlardı; dolaysiyle yaşama şansı ancak toplayabildikleri güç kadardı. Milli kimliğine sahip çıkarak ayrılıklarını ortaya koyan Kürdlerın artık Arap-Fars ve Türklerden ayrı politikaları vardır. İşte uluslar arası ittifaklar bu ayrılıklar üzerınde hesaplanır. Kürdlerle yapılan ittifaklar onlardan başka bir güce karşı birleşmek anlamını taşımıyor. Çünkü Kürdlerın henüz ne hükümran bir devletleri var, nede sunabilecekleri zenginlikleri. Ne askeri bir güçleri var , nede teknolojik üstünlükleri. O halde bu ittifak devletler arası sözleşmelerle sınırları oluşturulmuş bir güç birliğide değildir. Söz konusu olan SÖMÜRGE KÜRDİSTANIN çıkarları ile ABD nın Ortadoğu Projesınin birbirlerine denk düşmesidir. Burada kaçınılmaz zorunluluk ABD-İsrail ve Kürdlerın Sömürgeci Arap-Fars ve Türk diktatörlüklerıne karşı birliktenlıkleridir. Kürtlerın milli çıkarları için Türkiye-İran ve Suriyeye karşı vereceğı her türlü mücadele aynı zamanda ABD ve İsrailin bu coğrafyadaki varlıklarına katkıdır. Dolaysiyle Kürdlerin başta ABD ve İsrail olmak üzere kimseye verecekleri bir şeyleri şu anda belki yok; ancak onların dolaylı yada dolaysız yarın kurulacak yeni düzen için Kürdlere verebilecekleri birçok şeyleri vardır. Ayrıca en önemli sorunları verecekleri kurtuluş mücadelesiyken kimse Kürdlerden ---ihtiyacı olmadığı halde- ‘gel bana yardımcı ol’ beklenti(si) içinde olamaz. Daha önceki yazılarımda İsrailın durumunu değerlendırırken Kürdlere yapabilecekleri katkıları yada oluşturabilecekleri ittifakı göz önüne alarak bir değerlendırme yapmamıştım. İranın-Suriyenın-Hizbullahın yada Arapların son günlerde Türkleride yanlarına alarak Müslümanlık adı altında oluşturdukları ittifakla İsraili haritadan dahi silme söylem ve teşebbüsleri yeterlı neden değilmidir. Tekrardan kaçınarak oluşan ittifakın Dünya gericiliğini temsil ettiğini buna karşı duruş için ittifak eden güçlerın kim olduğuna bakılmaksızın oluşturdukları karşı duruşun çağdaş dünyayı ve demokrasiyi ve özgürlükleri temsil ettiğini söyleyebiliriz. Burada Kürdler kurtuluşları için kendilerine uzanan elı tutarken sağlıklı düşünmek zorundadırlar. Yahudilerle dostluğun bir başka halkla dostluktan farkı yoktur, buna seviniyorum. ABD ile stratejik ortak olmanın ise utanılacak yanı yoktur aksine böylesıne güçlü bir mütefikle(kendi adıma söylüyorum) gurur duymaktan öte başka bir duygu aklıma gelmiyor. Adamlar benım işgalcilerıme karşı çıkmışlar. Bumu kötülük. Evımde hırsızı kovmaya gelene ancak teşekkür edılır. Çağımızda ‘emperyalizm’ laflarının altında gerici safsatalar yatmaktadır, farklı niyetler yatmaktadır. Eski formüller yada kalıpların yerınde artık başka şeyler mevcuttur. İş Müslüman Kürdlere gelınce biraz durup düşünmekte yarar var. Müslümanlığı hala Arap-Fars ve Türk kuyrukçuluğunda görenlerın sorunu önemlidir. Bana göre Müslümanların asıl sorunları yine ‘müslüman kardeşleriyledır’ . ABD yada İsrail kimsenın camisini hedef almamışlardır. Söz konusu olan Teröristlerdır ki bunlarda Müslüman damgalıdırlar. İşte Müslüman Kürdlerın asıl sorunları kendilerini bu teröristlerden ayırarak Dünyaya ispat etmeleridir. Hizbullah kuyrukçuluğu- dezinformasyonlar Türk-Arap-Fars propogandalarına karşı, kendi duruşlarını sergilemelerını beklerdım. Sahte kardeşlıklere dayanmadan özgür ve bağımsız Müslüman Kürdün kendisine has bir duruşu diğer Müslümanlara örnek oluşturduğu gibi farklı inançlarcada islamiyetın doğru anlaşılmasına neden olabilir. Rızgari com da Murat Dağdelenın bize insanlık dersı vermeye kalkmasının arkasında bir art niyet yoktur. Ne yapsın propogandaların etkisi kolay değildir. Sevgili arkadaşımızında yüreği yanmıştır, duygularını ifade etmıştır. Ancak böylesı makaleler bizi ikna etmekten çok uzak olduğunu söyleyebilirim, ilk fırsatta Dalgacı Mahmud’uda ikna ederek kendilerının rahleyi tedrisatından ‘İnsanlık dersı ‘ almak üzere gitmeyi hedeflıyorum. Hatırı sayılır eleştırıler aldı kendisine ayrıca sabır diliyorum. Newroz Com dan yayınlanan M.Müfitin makalesini ise çok farklı mülahazalarla ele almakta yarar var. O yazıyı tartışmalara katkı sunan yanı ile değerlendırmekteyim. Şahsen beni frenledi, düşünmeye yönelttı; farklı bir bakış açısı ile zenginlik sundu. Ancak sonuçta yinede R.Rodaro nun eleştırılerınde yer aldığı şekliyle eğer Kürdleri politik belirsizliklere sürüklüyorsa bundan arınmak gerektığıne katılıyorum. Bu konu çok fazla işlendi diyenler bana göre yanılıyorlar az bile işlendı dahada üzerınde durmak lazım. Kürd siyasi çevreleri bu konuda darma dağınıktırlar , milli bir duruş gereklı; oluşuncaya kadar tartışmaların yoğunluk kazanmasında yarar görüyorum. Apoculara gelınce; İran.Türkiye ve Suriye ile fiili olarak silahlı çatışması süreken bu üç ülkenın lojistik desteği füzeleri hatta askeri gücü ile İsrail karşısında savaşan Lübnan Hizbüllahının neredeyse destekçısı konumuna düşme pozisyonunu politik belirsizliklerine değil doğrudan doğruya bu sömürgeci ülkelere olan bağlılıklarına yorumlamak lazım geldiğine inaniyorum. Roj TV de Türk solu artıkları ile birlikte boy göstererek yaptıkları tüm değerlendırmeler onların Türkiyedeki cephelerini Doğu Perinçeke doğru belirliyordu. Klasik sol İsrail düşmanlığı, kadın çocuk öldürülüyor propogandalarının tekrarı ve Avrupadan katılan birkaç solcu sesle güç bulduklarını sanıyorlardı. Sahibinin sesi plak aynı melodileri belikli İmralıdan almıştı, farklı sese müsaade edermı? Üstelık bu farklılık Kürd milliyetçiliği söz konusu olunca asla tahammül edılemez. Kürdistanın ulusal bağımsızlığını savunmadan istedığın kadar enternasyonalist kesilebilirsin. Hatta Lübnaın İşgaline karşı çıkabilir, Filistinin Ulusal Kurtuluş mücadelesının yanında dahi yer alabilirsin. Bu silahtan yada bu hapishaneden nasıl kurtulabiliriz derdine düşmüşken kalkıp seroktan ayrı, devleti alilerının düşüncelerıne aykırı düşünce beyan etmeyi kimse apoculardan beklememelıdır.Ne kadar yararlı olur bilmem ancak kesinlikle eleştırılmelidirler. Neticede ortadoğunun yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı şu günlerde yönelen silahlarıda hesaba katarak Kürdlerın hesapsız,politikasız olmadıklarını ortaya koymaları; pratikleriylede hareketli olma zorunlulukları vardır. 21.08.2006 Zerdeşt Seyda
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.