BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 16.01.2006 · 2 görüntülenme
ABD yönetimi yeni bir savaşa girmeye veyaGüvenlik Konseyi'nin dayatacağı ekonomik yaptırımların sonuçlarını göze almaya henüz hazır değil ABD Başkanı George Bush, Beyaz Saray'ı ziyaret eden Almanya Başbakanı Angela Merkel'le görüşmesi sırasında İran'la aralarındaki nükleer krize yönelik tepkisini ılımlı ve sakin biçimde dile getirdi. Bush, Merkel'le ortak basın toplantısında söz konusu krizin diplomatik yollarla çözülmesini istediğini ifade etti. Bu sürpriz Amerikan kararlılığının birkaç nedeni var. En belirgini, Bush yönetiminin yeni bir savaşa girmeye veya Güvenlik Konseyi'nin dayatması mümkün ekonomik yaptırımların sonuçlarını göze almaya henüz hazır olmaması. Çünkü İran'a karşı askeri güç kullanımından söz etmek, Irak'taki başarısızlık zihinlerde yer etmişken Amerikan Kongresi'nde ve halk nezdinde dişli bir muhalefete yol açabilir. Bunun yanı sıra Başkan Bush İran'la yeni bir savaş cephesi açmak istediği takdirde en az yarım milyon askere ihtiyaç duymakta. Saddam Hüseyin başkanlığındaki Irak hükümeti, Kuveyt'i işgal ettikten sonra Arap ülkelerinin baskılarına ve nasihatlerine icabet ederek savaştan sakınmak için kendisine dayatılan ekonomik yaptırımları kabul etmişti. Ancak İran hükümetinin tepkisi farklı olacaktır. Zira İran uranyum zenginleştirmekle hiçbir uluslararası yasayı çiğnemiyor. Dolayısıyla İran, kendisine bağlı milisleri kışkırtarak Irak'taki Amerikan güçlerini yoracak ve kanlı bir savaşa boğacak askeri yöntemlere başvurabilir. Bu milisler Irak güvenlik güçleri ve ulusal muhafızları içinde ezici çoğunluğu oluşturmakta. Halihazırdaki Amerikan yönetimi Ortadoğu bölgesindeki başarısız dış politikası nedeniyle halkın öfkesini çekiyor. Bu yüzden İran'a karşı yeni bir askeri maceraya girmeden önce uzun süre tereddüt edecektir. Zaten şu ana kadar Afganistan ve Irak'taki savaşlarında 300 milyar dolardan fazla kaybetti ve bu rakam üç kat artabilir. Çünkü İran yüzölçümü olarak Irak'tan daha büyük ve nüfusu da Irak nüfusunun üç katına denk. Başkan Bush İran nükleer dosyasının çözümünü yavaşlatmak ve ambargo ya da askeri operasyona veya her iki tercihe birden başvurmadan önce olası en uzun zamanı kazanmak istiyor. Irak'ta kendisine bir çıkış bulacağı ve önümüzdeki İsrail seçimlerinin Arap bölgesindeki tek stratejik ortağı Şaron yönetiminin halefi yeni yönetimi iktidara taşıyacağı zamanı bekliyor ABD. Amerikan yönetimi İran'ın nükleer silahlara sahip olmasına izin vermemekte kararlı ve bu bağlamda Avrupa ülkeleri ve Rusya'dan da destek görmekte. Çünkü bu türden silahlar ABD'nin petrol kaynakları ve rezervleri açısından Körfez bölgesindeki hegemonyasını tehdit edecek ve İsrail'in bölgede kitle imha silahlarına sahip olma tekelini sona erdirecek. Bu yıl İran yılı olacak. Tıpkı geçen beş yılın Afganistan ve Irak yılı olduğu gibi. Bu yıl sürprizlere dolu olacak. İlk sürpriz olarak, petrol fiyatları rekor oranda artacak. İkincisi Irak'taki Amerikan güçlerine yönelik direniş eylemleri tırmanacak. Üçüncüsü, Filistin'deki İsrail yerleşim birimlerine gerek Batı Şeria ve Gazze'den, gerekse de Güney Lübnan'dan daha fazla füze düşecek. Dördüncüsü ise köktendincilik dalgası yükselecek ve ABD'nin müttefiki Arap rejimlerinin yaşadığı sıkıntılar yoğunlaşacak. (Londra'da yayımlanan El Kuds el Arabi gazetesi, başyazı, 14 Ocak 2006) RadikalAkt:F.D
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.