Siyaset

Bush ve Demokratlar Irak'ta Godot'yu bekliyor ama...

Jim Hoagland · 14.08.2007 · 1 görüntülenme

Amerikalı siyasetçiler General Patraeus'un Irak savaşına dair raporunu tıpkı 'Godot'yu bekler gibi' bekliyor. Fakat Patraeus'un raporu ABD'nin yarattığı çelişkileri ve çatışmaları ortadan kaldırmayacak  Estragon: Hadi gidelim. Vladimir: Olmaz. Estragon: Niye? Vladimir: Godot'yu bekliyoruz. Samuel Beckett'in 'Godot'yu Beklerken' oyunu bir yolda geçer; iki berduş, asla gelmeyen birini veya bir şeyi çaresizce beklemektedir. Beckett'in bu cehennemi yazı önceden görüp görmediğini merak ediyorum; düşünsenize, bir grup siyasetçi Potomac Nehri'nin kıyısında, endişe ve umutla bir generalin gelip Irak savaşına devam etmenin gerekip gerekmediğini söylemesini bekliyor. General, David H. Petraeus, Irak'taki ABD birliklerinin komutanı. Bush Petraeus'un eylülde vereceği raporun, Irak stratejisinin kerterizi olacağını söylüyor. Tek bir adama ve sadece yedi ayda yaptıklarına bunca meselenin bağlanması nadir bir durum. Bu durum olağanüstü derecede özgüvenli ve hırslı olan Petraeus'un iki ayağını bir pabuca sokmayacak. Ocakta, nispeten genç yaşta dört yıldızla ödüllendirildiğinde, akranları 'nihayet rütbesi egosuyla eşitlendi' şakasını yapıyordu. Petraeus'un işbaşına getirilmesinin yarattığı umut Bush'a zaman kazandırdı ve Kongre'de Cumhuriyetçilerin savaşa verdiği hayati destekteki azalmayı geçici olarak önledi. Bağdat saatini sadece birkaç hafta önce, Demokratlar çekilme için harekete geçip daha sonra çark ettiğinde geçtiği söylenen 'Washington saati', Beyaz Saray Petraeus'u beklerken durma noktasına geldi. Muharebe doktrininin savunucusu olan Petraeus, tenkitçiler için kolay hedef değil. İlk sinyaller, generalin Bağdat ve Anbar'da asayişin sağlanması konusunda inandırıcı ilerleme işaretleri rapor edeceği yönünde. Sabır ve zaman bile isteyebilir. Siyasi uzlaşma konusunda fazla şey söylemeyecek, zira söylenebilecek pek az müspet şey var. Elbette Petraeus ve Godot arasında fark var: General gelecek. Raporunu sunacak; Irak hakkındaki, 2008'deki başkanlık ve Kongre seçimleriyle bağlantılı tartışmada Bush'a zaman kazandıracak. Dahası Godot büyük ihtimalle bir insan değil, daha büyük bir güçtü. Vladimir ve Estragon'un beklediği şey kurtuluştu; Bush ve Demokratlar Irak'ta işte bunu bekliyor. Fakat Beckett'in oyununda kurtuluş onu bekleyenlere nasıl uğramadıysa, ABD'nin hezimete dönüşen işgalinde de kısa vadede kurtuluş söz konusu değil. Irak'taki askeri personelin son raporları şu izlenimi veriyor: Petraeus Bağdat'ta daha fazla asker kullanmasının, Anbar'da cihatçılarla savaşması için Sünni aşiretlere para ve silah vermesinin güvenliği artırdığını rapor edebilir. Fakat bu çabalar Bush'un güvenlik sorumluluğunu Irak ordusuna devretmek yönündeki şaşaalı stratejisinin altını oyuyor. ABD'nin uzlaşma yönündeki gayreti de çelişkili: Iraklı Kürtleri çıkarlarına olmayan bir ulusal petrol yasasını kabule zorlarken, Kürtlere de Kerkük'ün statüsünü belirleyecek referanduma dair haklarını desteklemediğini söylüyor. ABD Büyükelçiliği Başbakan Maliki'yi hasımlarıyla zarar verici uzlaşmalara zorlarken de, CIA gözde siyasetçi Allavi'yi Maliki'nin yerine getirmek için süregelen çabasının yeni bir çeşitlemesini sahneye koyuyor. Bush'un çözme becerisi ve niyetine sahip olmadığı çelişkiler, Irak ve ABD için karşılanmayan beklentiler ve ataletten menkul Beckett'vari bir cehennem yarattı. Beckett şunu da önceden gördü: Vladimir Godot'nun gelmeyeceğini idrak edince der ki: "Bazen herkes kendi yoluna gitse daha mı iyi olur diye merak ediyorum. Kaderimiz aynı yola çizilmemiş." Estragon bunun kesin olmadığını söyler ve ardından sorar: "Şey, gidelim mi?" Vladimir: "Evet, gidelim." Kıpırdamazlar. (12 Ağustos 2007)

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.