BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Firat Dîcle · 21.06.2007 · 2 görüntülenme
TC’ nin Kurdistan Elazığ şehri sömürge valisi Muammer Muşmal’ın Türk basına yansıyan ‘’ PKK’ lileri buldun mu keseceksin’’ sözleri Türk ve Kürt kamuoyunda çok doğal günlük söylenilen normal bir söz gibi kaşılanıldı. Bu sözlerin normal demokratik ülkelerde söylenilmesi durumunda nasıl karşılanacağı yada demokratik ülkelerde bu tür zihniyetlere yer olmadığı sarfedilmesi durumunda da derhal valinin görevden alınıp tutuklanacağı...vs söylem ve izahatları bir tarafa bırak gerekir. Sömürgeci Türk devletinin Kurdistan’ daki temsilicisinin söylediklerinde mantik silsileleri i.ersinde herhangi bir anormallık yoktur. Sömürgeci Türk devletinin Kurdistan ve Türkiye’ de Kürt halkına karşı uyguladığı bu uygulamaları, anti-demokratik uygulamalar, demokratik Türkiye’ ye yakışmayan hareketler şeklinde değerlendirmek realiten çok uzaktır. Çünkü Türkiye’ nin kuruluş ve varlik nedeni bu temel üzerinde şekillenmiştır. Doğal olarak Türk devletinin askeri-sivil hiyerarşisi ve sistemden nemalananların efendi edası ile Kürt halkına yaklaşması, bu yönde bir tutum sergilemesi sömürge-sömürgeci mantığının doğal bir uzantısıdır. Türkler açısında toplumsal olarakta bu mantık doğrultusunda ruhsal şekillenme asıp-kesmek, yakıp-yıkmak ortak bir kültür olmuştur. Kürdistan’ da öldürülen her askerin işgalcı olduğunu, Türk toplumu içersindeki en demokrat-liberal kişilere dahi kabul ettiremezsiniz. Öldürülen her asker-polis-jandarmanın sanki kendi ülkesinde başka işgalcı güçler tarafından öldürüldüğü düşüncesi egemendir. Oysa Kürdistan görev yapan kim olursa olsun Sömürgeci Türk devletinin bir uzantısı ve temsilcisi, sömürü baskı, zulmun katliam simgesidirler. Kurdistan topraklarında öldürülen her asker-polis-jandarma...vs hiç bir şekilde şehit yada kutsal hakları uğrunda ölen kişiler değillerdir. Onlar ülkemiz Kurdistan’ ı işgal edeb sömürgeleştiren sistemin birer temsilcileridırler. Onların işgalcı olduğu Türk aydını, devrimcisi, demokratı, islamı, liberalı, komünisti deklare edip Kurdistan’ dan çekilmeleri için, protestolar, yürüyüş ve gösteriler düzenlemelidirler. Böyle organizsasyonlarla, ırkçi-faşist düşünce sistemi değiştirilip Muammer Müşmallar insanlığa karşı suç işleme, suca teşvik etme iddiasıyla durdurulabilinirler. Talan ve linç mantığı içersinde ruhi olarak şekillenen Türk toplumu içerinde Kürt ve diğer toplumlara karşı bir kıvılcımın bir anda alevlenmesinin nedeni de budur. Bundan dolayıdır ki sömürgeci Türk devlet erkanları çok rahat bir şekilde, ‘’Asmayalımda besleyelim mi, Buldun mu keseceksin ‘’ diyebilmektedirler!Sömürge-sömürgeci ilişklierde tuhaf olan yan ise Kürt arenasının yaklaşım ve reaksiyonudur. Kürt halkının köle, Kürdistan’ ın on yıllarca süren sömürge statüsünün sürmesinde bu mantığın egemen olmasından kaynaklanıyor. Kurdistan politik arenasının, sömürgeci devlete olan yaklaşımı, Kurdistan’ ın sömürge statüsünü uzatmaktadır. Bu mantık değimediği sürece, Kurdistan ulusal bağımsızlık mücedelesi sağlıklı bir zemin üzerinde inşaa edilemez. Kurdistan’ ın sömürge statüsünün kırılıp özgür dünya halkarı ile bağımsız devletler topluluğu içerinde yer almasının olmazsa olmaz şartı, kölelik zincileri ile sömürge statüsünün kırılmasından geçer. İki ayrı ülke iki ayrı halk gerçekliği bilinçlere kazınması ile Kurdistan’ ın sömürge bağımlılığı kırılır. Sistemden umut beklemek yada umudun beklentisini yaymak, Kurdistan halkına verilebilecek en büyük zarardır.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.