BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
rrodaro · 30.06.2007 · 2 görüntülenme
Türk devletinin Kürd milletinin varlığını inkâr eden, Kürdleri her türlü soykırımdan geçiren siyaseti bilinmektedir..Kısacası bugün kendi Kürd kimliğine sahip çıkan ve çıkmayan tüm Kürdler soykırımden kurtulanlardır... Eğer bugün adil bir uluslararası merci olmuş olsaydı, Türk devleti Kürdlere, Asurilere, Potnoslulara ve Ermenilere karşı yapmış olduğu jenosidlerden dolayı sanık sandelyesinde olurdu ve işlediği suçlardan dolayı tarihe ve insanlığa hesap verirdi..Ama nerede .... Türk devleti yine Kürdleri tehdit etmeye devam ediyor.... Güney Kürdistanı işgal etmek için tüm planlarını hazırlamış ve dünyadan yeşil ışık bekliyor...Türk devleti jenosidlerle dolu suç tarihine rağmen, hâlâ Kuzey Kürdistan’da “masumları”, “saldırıya uğruyanı” oynuyor.. En basit ulusal ve demokratik hakkı için mücadele eden Kürdleri de dünya “terör listelerine” koyabiliyor.. Kürdistan halkının haklı taleplerinin bu ortama süreklenmesinde TC’nin büyük bir rolu vardır..Ama, Kürdlerin temsicisi iddiasından olanların hiç mi bir suçu yok?“Biz şiddete hiç bir şekilde ve hiç bir zaman bulaşmadık” diyen “jenosid artıklarının” kurbanlık koyunlar gibi kuzu kuzu başlarını cellatlarına uzatanların hiç mi bir suçları yok?Hemde bu kesimler sürekli olarak “demokrasi” den, “özgürlükten”, “insanın kutsal haklarından” ve “ Fransız devrim değerlerinden” söz eder dururlar.. Tüm bu yukarıdaki değerlerin kuramcılarının “zulme karşı isyanı doğal bir hak” olarak gördüklerini, bile bile yalan söyleniyor..22 Temmuz günü yapılacak seçimlere de karşı çıkıyorlar.. Yapılan açıklamalarına da bakınca haksızlıklığa uğramışlar diye düşünülür..Ama, realite başka yerde duruyor.. Seçimlere girilse dahi kaç sıfır alacaklarını biliyorlar.. Ama, seçimlerde daha düne kadar devletin adamları diye saldırdıkları kesimin listesinde bir aday çıkarmak için bin takla atıyor ve yaltaklanmaya başlamışlardı.. İmral’ıdan yapılan “Çarşamba sürprizi” tüm hayallerini boşa çıkardı..Ayrıca bugün Kuzey Kürdistan siyaset gündeminde Kürdler için hiçi talep eden, İmralı ve daha başka “derin odaklara” bin bir iple bağlı olanlar, “bağımsızlar” adı altında bin bir dalevereyle umut tucarlığına soyulmuş Kürd halkının umutlarıyla oynuyorlar..Kürdistan’ın bağımsızlığından, federasyondan, otonomiden vaz geçerek, Kürd ulusal taleplerini yok sayarak, “son kemalist” olarak ortaya çıkarak, Türk devletini, kemalizmi ve Kürdlere karşı jenosidin tüm kurum ve kuruluşlarına övgüler yağdıran ve sahiplenenlerin hiç mi bir suçu yok?Türk katil devletinin Kürdlerin en basit hakkına karşı bu kadar barbarlaşmasında “Kürd adına hareket eden” çevrelerin hiç mi suçu yok?Türk devletinin sopa siyasetinden dolayı taviz verenlerin, geri adım atanların, Kürdlerin en insani haklarından vaz geçenlerin, gidecekleri son durak Kemalistlerin “merhametli” kucağı ve “kurucunun” güzergahıdır.. Bu kafalarla, bu siyasal duruşlarla ne Kürdlük ve ne de Kürdistan davası savunulur..Bu kafalarla “cellat” değil “kurbanlar” sanık sandalyesine oturtulur..
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.