BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Dîyar AYDÎN · 20.07.2007 · 2 görüntülenme
Güney Kürdistan’da yaşanan kadınlara karşı katliam ve sünet olayı insanlığı ürkütüyor.Ülkemizin Güney parçası emin adımlarla bağımsızlığa gidiyor olması her kürd yurtsever için sevindirici, onur kaynağıdır.Fakat son 16 yılda Güney parçamızda yaşanan ve özelikle kadınlara karşı insanlik dışı uygulamalar kabul edilir gibi değildir. Bizler, Güney Kürdistan hükümetinin demokratik uygulamalarıyla övünüyoruz.Hatta ortadoğuya demorasi dersi verdiğinide biliyoruz. Fakat kadın konusunda gereken hassasiyeti göstermediklerini esefle gözlemliyoruz.Ülkemizin nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan analarımız, bacılarımız, eşlerimiz özgürKürdistan’da çağdışı uygulamalarla karşı karşıya olduklarını esefle görüyoruz.Bizler, Kürdistan için mücadele ederken her cinsin eşit haklara sahip olması ve özgürce yasaması için mücadele ettik. Dahası bu mücadelede kadınlarımızın gösterdiği fedakarlık dilere destan olduğu biliniyorken. Yoksa felan ağa veya beyimizin keyfi istediği zaman “namus” adına kadınlarımızın katli vaciptır deyip katletmesi için bu kadar bedel ödenmedi.Eğer özgür Kürdistan’da kadınlarımız, İran, Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi daha kötü şartlarda yaşiyacaksa, katledilecekse bu mücadelenin ve bunca şehit vermenin anlamı olmaz.Daha önce basına yansıyan kadın sünneti ve bu konuda Newroz Com yazarlarından sayın Aso ZAGROSI geniş bir şekilde dile getirdiği için bu olay üzerinde fazla durmayacağım.Fakat son 16 yılda Kürdistan´da katledilen 12.500 kadın konusunun üzerinde durmak gerekir.Bu bir katliamdır. Kürd millet katliamıdır. Bu katliamı teşhir etmek ve kınamak her sağduyulu yurtsever Kürd’ün milli ve insani görevidir.Bu katliamı „Rojname Gazetesi“ kamuoyuna duyurdu. Kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya çağırması saygıya değer bir tutumdur.Peki katledilen bu kadınların “suçu” neydi?Ya da ne “suç”, ne “günah” işlemişlerdi?Peki kadınlara atfedilen bu suçları erkekler hiç mi işlemiyorlar?Dahası neyin suç, neyin sevap mercii niye hep erkekler oluyor?Fakat her ne hikmetse suçlular hep kadınlar oluyor. Kadınların payına hep ölüm düşüyor. Süleymaniye’de geçen yıl 1108 kadın öldürüldü.Ve yine Süleymaniye’de son altı ayda 500 kadın daha öldürüldü.Diğer şehirlerde de durum pek farklı değildir.Peki Kürd aydınları, Kürdistan´daki insan haklariyla ilgili kurum ve kuruluşlar ne yapiyorlar?Eğer Kürd aydınları, Kürd siyasileri Dua´nın hunharca ölümüne gösterdikleri tepkinin bindebirini bu katliam karşısında gösterselerdi inaniyorumki durum daha farklı olurdu.Gerçi Dua konusunda bir çok art niyetli şahıs ve çevre bilinçli bir şekilde olayı dünya kamuoyuna duyurmaya çalıştılar ve bu tutumlariyla Êzîdilerî teşhir etmeye çalıştılar.Fakat aynı kişi ve çevreler 12500 kadının katledilmesini görmemezlikten geldiler.Bunu anlamakta zorluk çekiyorum.Görüştüğüm çevrelerden edindiğim izlenime göre bunun nedeni Güney Kürd Hükümeti nezdinde zor durumda kalacakları rizokusunu göze alamayışlarıdır.Suçu kabahatinden büyük buna derler işte.Oysa Güney Kürdistan’da kadın katliamının üzerine gitmek ve hükümeti bu konuda uyarmak ve hatta kamuoyu baskısını yaratmak Kürd millet çıkarınadır.Bu durum kanayan bir yaramızdır.Güney Kürd hükümeti, bu olay üzerine gitmesi gerekir.Derhal yasal bir düzenlemeyi yürürlüğe koyması gerekir.Suçluları cezalandırması gerekir.Dahası toplumu bu konuda bilinçlendirmesi ve duyarlı hale getirmesi gerekir.Temenin çok yoğun gündemle boğuşan Güney Hükümetinin bu nazik konuyada zaman ayırmasıdır.Saygılarımla...20 Temmuz 2007
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.