Siyaset

'BİRLİKTE’ NASIL YAŞAYACAĞIZ?

Abdullah Saydýn · 17.06.2006 · 1 görüntülenme

'BİRLİKTE’  NASIL  YAŞAYACAĞIZ?

Türkiyenin en küçük partisinin  en ‘insani’ değerleri öne sürerek  ‘birlikte yaşayabiliriz’ sloganını Kürdler için  öne çıkarmaları   arkasında devlet destekli resmi bir girişim yoksa  geç kalınmış bir aymazlıktır. Artık amaç  müstemleke statüsü tamamlanmış inkar edılmış Kürd halkını nasıl sindireceğidir.           Devleti alileri  Kürdleri yerken sorun etmeyen güleryüzlü sosyalistlerımızın  TC nın midesındeki  hazımle ilgili  sancılarına çare olması içinmi siyasi çaba sarfediliyor?  Sorusu  girişimin kimi Kürd çevrelerince karşılık bulamayacağının anlamında değildir. Zaten birazda   Apocular tarafından sürekli tekrarlanan ‘barış’ ve ‘halkların kardeşliği’ sloganlarına cevap titeliğindeki  bu girişimin Kürdleri Türklere boyun eğdirmekten  başka  anlam ifade etmediği  ise yeterince görülmektedir.             Birlikte yaşamamız önerilen  Türkiye manzarasına birlikte bakalım; beğeniyorsak  birlikte yaşayalım. Değilse size ait olan beğinilmeyeni başkasının  önüne sürmeden  önce sanırım kendinizi  gözden geçirmeniz gerekir.            Nerede durmuş, kime sesleniyorsunuz? Bulunduğunuz yeri tarif etmeye çalışacağım; çağrı yaptığınız yerle ilgili mesafenizi ölçmek  içinde   Türkiye manzarasından   güncel bir konuyu ele alarak bakmakta yarar var.  Göreceğiz etrafında birleşebileceğimiz değer bulabilirsek buna kimin itiraz  hakkı olabilir?              Son günlerde  yapılan istatistiklere medyanın çok önemsenen köşe yazarları kendilerine göre yorumladılar. Hiç biri  sorunun esas kaynağında duran Türk ırkçılığı ile  bunun Kürd halkı üzerindeki tahribatından bahsetmedi. Halkın %41 i ülkede Askeri yönetim istiyor. Devamını beğenmemiş olacakki 12 Eylül sonrasını özlüyor. Bu bir patalojik durumdur; bu halkın islah olması yada bu hastalıktan kurtulması için bir şok tedavi yöntemi aklıma geliyor. Kürdler  egemen güç Türkler sömürge  ülkenın halkı olacak, ileri gelenlerınden 2 milyon kişi Kürd zindanlarında işkenceden geçırılecek, işkence tüm toplumu tehdit eden  bir araç olacak, terörize edilmiş Türk toplumu sokak infazlarını TV de canlı yaşayacak, onlarca kişinin idamı arka arkaya infaz edilecek ki bu %41 lık Türk ün aklı başına gelsin demeye dilim varmıyor;   umarım Kürdler böyle rezil bir vaziyete düşmezler.             Türkiyede %60 lık kesim başarısızlığın nedenini dini inançsızlığa bağlıyor, %49 lokantalar iftara kadar kapatılsın diyor. Buda sergilemeye çalıştığımız manzaranın dini motifi.  Hem  başarısızlığını inançsızlara yüklüyor hemde daha çok dini baskı için çaba peşınde. Görünen o ki Kemalistlerın baskısından kurtulmaları halinde farklı inançlara mensup insanlara karşı Afganistandaki Talibandan daha beter baskı uygulayacak kültür ve alışkanlıklara sahip. Şu anda Kemalist diktatörlerin  değirmenine su taşımakla meşguldurlar.  %87 sinin namusa dil uzatanların cezasız kalmamalarıdırlar düşünceleri TV de M.Ali Erbilin kameralar karşısında milyonlarca izleyiciye erkek cinsel organı teşhir etmeye kadar devam eder. Namuslarına  gösterilen bu nezaketten  dolayı  linç girişiminde bulunmadıklarına seviniyorum. Maazallah  Erbilin  elınden  çük çıkacağından ağzından hak hukuk kelimesi çıksaydı  ortalık kan gölüne dönüşürdü, dolaysiyle  Kerinçsizler ve Perinçsızlerın önderliğindeki kitleler Türk polisi nezaretinde sokaklara dökülerek yumurta atmaktan kan dökmeye kadar çeşitli eylemler gerçekleştirirlerdi.  Devam edelım.              Halkın %46 sı yabancı Kültürlerin zararlı olduğuna inanmışken %42  si Turizmin Türkiye halkının ahlakını bozduğunu  ifade etmişlerdir. ABD ye karşı olduğunu söyleyenlerın oranı %88  AB karşıtlığı %40 civarındadır. Nasyonal Solcu bayan Ecevit kocası ölüm döşeğinde iken  düzenlediği basın toplantısında İsraillilerin Türkiyede  arsa ve arazi satın aldıklarını yakında Filistinde olduğu gibi Türkiye topraklarının  elden gideceği,  tehlikesine değinmiş, Devleti göreve çağırmıştır.                    Yine istatistiklere göre halkın yarısından fazlasının açlık sınırlarının altında yaşam mücadelesi verdiği,   sağlıklı yaşamının devlet güvencesi altında olmadığı, halkın tamamının işkence tehdidi altında olduğu ( buna Cumhurbaşkanı ve sokak bekçisi dahildir), fuhuştan yılda yaklaşık 5 milyar dolar gelir elde edildiği Dünya uyuşturucu ticaretinin %80 nin bu ülke topraklarından geçtiği,  gelirinin 2/3 sinin askeri harcamalara ayrıldığının bununda hesabının halktan gizlendiğini, yaşam kalitesi açısında Dünya sıralamasının sonlarında yer aldığını buna rağmen ‘ne mutlu Türküm’ diyerek avunduğu bir ülke halkı ve yönetimi  ile ap açık ortada iken….           SBP (Sosyalist Birlik Partisi) nin  Kürdlere  ‘Birlikte  Yaşayalım’ demesi abesle iştıgaldır. Bir an için Kürdistanın Sömürge statüsünü unutalım yukardaki manzarayı Düzeltmeden bu  rezaletın  içine Kürdlerın dışındada   kimseyi çekmek istemesınler. Biz onlardan ‘siz  kendi ülkenızde bağımsız daha iyi bir sisteme layiksınız’ demelerini beklerdik.  ‘Ya sev, ya terk et’ diyen vahşetın elınden keşke ‘birlikte yaşama’ formülleri ile kendilerini kurtarabilmiş olsaydık.         17.06.2006

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.