Siyaset

Bir Röportaj, Özkök'ün Kürd düsmanlıĝı ve Kürdler

Mikail Canpolat · 19.11.2006 · 2 görüntülenme

    Biz Kürdler Hürriyet gazetesini ve onun başındaki kadroyu çok iyi tanıyoruz. Bu çevre başka Türk çevreleri gibi, Kürdistan halkına karşı yürütülen tüm katliamların ve soykırımların suç ortaĝıdır.. Türk devletinin askeri ve burokratik mekanizmalarının yanında Türk basınıda Kürdlere karşı çok özel ve gerektiĝinde büyük bir manipulasyona girebilen bir kurumdur..Çünkü, Türkiye’de bir çok çevre kendi devletleri gibi tüm ekonomik ve siyasal kariyerlerini Kürdlerin yokluĝu üzerine bina etmişler...Hürriyet gazetesi gibi devletin ve Türklüĝün borasanlıĝı yapan bir gazetenin başında bulunan devşirme Ertuĝrul Özkök ise Türk devletinin en kanlı yapılanmasının gazeteci kılıĝındaki adamıdır..Bundan dolayı Ertuĝrul Özkök’ün Kürdlere düşmanlık yapması, Kürdleri karalaması ve „doĝudaki Kürdlerden korkması“ kadar doĝal bir şey yoktur..Çünkü, eĝer Kürdler özgürleşirse „Türkiye Türklerindir“ logosu altında yayın yapan ve kendisinin şefi olduĝu „Hürriyeti“ olmaz ve kendisi işlediĝi suçlardan dolayı adeletin önünde hesap vermek zorunda kalırdı..Böyle bir ortamın oluşmaması için aĝzı salyalı kuduz köpek gibi Kürdlere saldırıyor.Geçenlerde ise Güney Kürdistan’da günlük gazete olarak çıkan Kurdistanî Niwê’nin Donald Rumsfeld’in eski danışmanlarından olan Michael Rubin ile yaptıĝı röportaj meselesinde yine Ertuĝrul Özkök ortaya çıkmaya başladı ve Kürdlere karşı kinini kustu.Aslına bakılırsa Kurdistanî Niwê’nin Michael Rubin ile yaptıĝı röportaj tümü bugüne kadar Kürdçenin aşaĝı Kurmançasının dışında ne Türkçe, yukarı Kurmança ve ne de başka bir dilde yayınlanmıştır...Bir kaşık suda tüm bu fırtınanın koparılmasına neden olan Kurdistanî Niwê gazetesinin 5 kasım günü 4112 sayısında röportaja ilişkin yapılan duyurudur.Kurdistanî Niwê : „ Kürdler gibi müttefike sahip olmak Amerikanın çıkarınadır“ anabaşlıĝı altında röportajın Kürdlere ilişkin bir kaç çarpıcı noktasını veriyor ve gelecek sayılarında söyleşiyi yayınlayacaĝını söylüyor.Daha sonra 7 kasım günü Kurdistani Niwê söyleşinin tam metnini yayınladı.Ama bu arada PUK media Kurdistan Niwê’nin kısa haberini „ Amerika Kürdlere ihanet etmeyecek“ başlıĝı altında verdi.. Yine aynı başlık altında Özgür Gündem, Dema Nû, ANF News Agency, Netkurd, Hawardengûbas com, Serbesti vs.vs.. haberi yayınladılar.. Bazılarıda sanki kendileri derlemiş gibi bir hava verdiler..Ama, bir sorun vardı... Herkesin elbirliĝi yaptıĝı „ Amerika Kürdlere ihanet etmeyecek“ başlıĝı ne Kurdistani Niwê’nin 5 kasım haberinde ve ne de 7 kasım söyleşisinde vardı.. Kürdlerimizden biri içinde geldiĝi gibi olayı böyle vermesi herkesin duygularına tercuman olmuştu.. Ama aynı kısa haber tüm Türk medyalarına konu oldu ve hatta ingilizceye çevirilerek daĝıtıldı..Aslında Rubin söyleşisinde „1975 senaryosunun tekrarlanmayacaĝını“ söylüyordu... Dün Newroz Com’da Şirwan Hamid’in yayınladıĝımız yazısında haklı olarak „ihanetle“ „Senaryonun“ aynı şey olmadıĝını söyluyor..Ertuĝrul Özkök vb. her zaman ve her şeyi manipule ederler ve ediyorlar.. Ama, yanlış tercume yaparak onlara malzeme sunan bizim Kürdlerin hiç mi suçu yok? Tercume meselesi ciddi bir olaydır. Hiç kimse kendi keyfine göre ve gelişi güzel bir tercume yapma hakkı yok.. Böyle bir tutum içinde olan ve bunun sorumlulûgunu taşımayan insanların bu tip işlerden uzak durması gerekir.Aslında Rubin ile yapılan röportaja hiç bir sansur uygulanmamış, „Barzani ve Talabani’nin hoşuna“ gider bir biçimde bu söyleşi yayınlanmamıstır.Örneĝin Amerikan şirketlerinin neden Kürdistan’a yatırım yapmadıĝı hususunda sorulan soruya Rubin : „ Bazı Amerikan şirketleri şimdi Kürdistan’a yatırım yapıyorlar. Fakat, yatırım için asayiş ve huzurun olması yeterli deĝil, daha fazla şeffaflık ve daha az yolsuzluĝun, Kürdistan’da tıcaretin baĝımsız bir iş olması gerekir“ diye cevaplıyor.Türkiye ve Amerikan müttefikliĝine ilişkin olarak Rubin: „ Türkiye, Amerikanın bir müttefikidir ki Amerika hiç bir zaman onu kaybetmek istemez“. Yani Kurdistani Niwê’nin yaptıĝı röportajda Kürdlerin veya Kürd yönetiminin hoşuna gitmeyen şeyler olabir. Rubin’in daha önce bazı Amerikan yayınlarına yazdıĝı, „Kürdlerin Amerikan asker ve bürokratlara hediyeler verdiĝi..... Kürd liderlerini Nasrullah’a benzetmesi“ vb.. gibi suçlamalar böyle bir tutuma zemin teşkil edebilirdi.. Michael Rubin ile yapılan söyleşi yayınlandıktan sanra ne yazarın kendisi ve ne de Özkök röportajın tümünü okumuş deĝiller..Ama Kürdlere ve Kürd kazanımlarına saldırmak için gerçeklere ihtiyaç yok ki.....19.11.06

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.