BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Ahmet Altan · 01.08.2006 · 2 görüntülenme
Gerçekten Türk olmak bu manaya mı geliyor? İnsanın ülkesinden utanması mı Türk olmak? Bu mu “şanlı, yüce, büyük” sıfatlarıyla övüp durduğumuz Türk devleti? Emekli bir korgeneral “yargıçları eğitmek” için onların evlerin yakınlarına “bir iki bomba” attırttığını itiraf etti geçen gün. Daha geçenlerde Şemdinli’de bir dükkanı bombalarken suçüstü yakalanan astsubaylar mahkum olduğundan bizim askerlerin kendi ülkelerini bombalama eğiliminin somut kanıtlarını görmüştük. Korgeneralin itirafı bu “eğilimin” hangi makamlara kadar tırmanmış olabileceğini gösterdi sadece. Bizim ordumuz halkın temsilcileri tarafından denetlenmeyi şiddetle reddettiği ve denetimsiz bir organ olarak varlığını sürdürdüğü için bütün ülkeyi utandıracak gelişmelerin olması da kaçınılmaz. Bunu hep biliyoruz. Hep de söylüyoruz. Korgeneralinden astsubayına kadar “bir iki bomba” atmayı normal sayan bir yapıyla bu ülke ne yapacak kimse bilemiyor. Bilemediği gibi bunu tartışmıyor bile. Üstelik bu denetimsizlik sadece “bir iki bomba atmakta” kendini göstermiyor, emekli Korgeneralin konuşma üslubu bize generallerimizin buı ülkenin insanlarını nasıl küçümseyebildiklerini de gösteriyor. Korgeneral, “hukukçuları eğitmek için” bombaları onların evinin yakınına attırmış çünkü “hukukçular” nerede olduklarının farkında değillermiş. Emekli korgeneralin “hukukçu” dediği insanlar hepimizin hayatı hakkında karar verme yetkisine sahip olan yargıçlar, savcılar. Biz yargıçlarımıza bütün bu halkın kaderini emanet ediyoruz, korgeneral onları “nerede olduklarını bile bilmeyen, eğitime muhtaç” insanlar olarak görüyor. Yargıçları generalleri tarafından böylesine küçümsenen bir ülke olabilir mi? Bu ülke, kendisiyle övünebilir mi? Hukuk sistemimizi düzeltmemiz için baskı yapan Avrupa’ya “bize karışmayın, ulusal onurumuzu kırıyorsunuz” derken, “bizim hukukçularımız nerede olduklarını bilemezler, onun için onları arada bir iki bombayla eğitmemiz bizim milli hasletimizdir, buna karışılmasına izin veremeyiz” mi demek istiyoruz. Çok onurlu bir davranış doğrusu. Bu sisteme dokundurmamalıyız elbet. Peki, emekli korgeneralin açıklamaları karşısında hukukçularımızın sessizliğine ne diyeceksiniz? Cumhuriyet Başsavcısı bu konuda görüşlerini soran gazetecilere “ben bu olaya müdahil olmak istemiyorum,” diyor. Bir general yargıçların evlerinin yakınına bomba attırıyor ve başsavcı bu olaya “müdahil olmak” istemiyor. Bir başsavcı bu olaya müdahil olmazsa neye müdahil olur acaba? Yargıçların evlerinin cıvarlarına bomba atılmasının savcılarımızı ve hukuk sistemimizi ilgilendirmediğini de böylece öğrenmiş oluyoruz. Tabii, bu başsavcının, Şemdinli iddianamesini yazan savcıyı eleştirmek için nasıl iştiyakla konuştuğunu da unutmayın. Üstelik, başsavcının şiddetle kınamaktan ve “müdahil” olmaktan büyük zevk aldığı o Şemdinli iddianamesinin ne kadar ciddi ve önemli bir belge olduğu da gerek astsubayların mahkumiyetinden gerekse emekli korgeneralin açıklamalarından dolayı şimdi daha iyi anlaşılıyor. O savcıyı meslekten atan yargıçlar da bombacı general konusunda pek suskun kaldılar. O genç savcının silahı, tabancası, apoleti yoktu, bu, onun hakkında konuşulabilir, işinden atılabilir anlamına geliyordu. Generallerinin astsubaylarını kendi ülkelerini bombaladığı, yargıçların generaller tarafından bombalarla eğitildiği, başsavcının “general bombaları” karşısında sustuğu, yargıçların ağzını bile açmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Avrupalıların karışmamasını, düzeltilmesini talep etmemesini istediğimiz düzenimiz bu? Bu düzeni korumak mı gerçekten ulusal onur? Bana, bu durum ulusal bir utanç gibi gözüküyor doğrusu. Disiplinli bir ordu, olaylara adalet adına “müdahil olan” hukukçular, orduyu denetleyecek bir parlamento istemek Türklüğe aykırı mı? Türklük, sürekli olarak hukuku reddetmek ve yaşananlardan utanmak anlamına mı geliyor? “Bir iki bombalık” bir ülke mi burası? Generallerin attığı bombalara “müdahil” olmak istemeyen milyonlarca insandan müteşekkil bir topluluk mu Türkler? Bizim “milliyetçiler” nasıl bir Türklük hayal ediyorlar bilmiyorum ama benim aklımdaki Türklük bu değil. Ben, Türklerin de saygıdeğer olabileceğine inanıyorum. Olması gerektiğine de... Bombasız ve adaletli bir Türkiye özlüyorum. O özlem gerçekleşene kadar da birçok Türkle birlikte utanmaya devam edeceğim anlaşılan....Gazetem. netAkt: C.A
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.