Siyaset

Bir fasistin potresi

Berzab Ferat · 10.02.2007 · 1 görüntülenme

Hrant Dink cinayetinin azmettiricisi konumundaki Yasin Hayal’in kendi ağzından birkaç satırlık hayat hikâyesi Trabzon’un nasıl bir “tetikçi tarlası” olduğunu gösteriyor.
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu’nun, “Karanlık güçler, Trabzon’u verimli bir tetikçi tarlası olarak görüyor.” sözleri, Hrant Dink cinayeti üzerine gözlerin çevrildiği Trabzon’da neler olup bittiğinin özeti gibiydi. Hrant Dink cinayetinin organizatörü olarak şimdilik, 17 yaşındaki tetikçi Ogün Samast’ın “abisi” Yasin Hayal bulunuyor. 26 yaşındaki Hayal, Hrant Dink cinayetinden sonra ifade veren arkadaşlarının anlatımından ortaya çıktı ki, “Ben ikinci Abdullah Çatlı olacağım” diyormuş. Zaten 2004 yılında Trabzon’daki McDonald’s’a bomba koyduktan sonra, top oynamaya başladığı kulüpte ve arkadaşları arasında “Efsane bombacı” diye anılacak kadar ilginç bir kişilik.

Birileri mi ona “Sen efsane bombacısın, seni ikinci Abdullah Çatlı yapacağız” dedi, yoksa Yasin Hayal zaten bu kişilik yapısında bir miydi? Hayal’in Hrant Dink cinayeti soruşturması çerçevesinde İstanbul Emniyeti’ndeki sorgusunda verdiği dokuz sayfalık bilgilere bakılınca bu sorunun cevabı kendiliğinden ortaya çıkıyor aslında. Şöyle anlatmaya başlıyor kendisini Hayal:

“Ben 1981 yılında Trabzon ilinde doğmuşum. Trabzon Fatih lisesinden mezun oldum. Öğrencilik dönemimde 1992-98 yılları arasında Trabzon DSİ futbol takımında oynadım. 1997-2001 yılları arasında Trabzon merkezde bulunan Nizam-ı Âlem ocaklarında ve Alperen ocaklarında çaycılık yaptım. Liseye kadar olan dönemimde yaz aylarında ayakkabı boyacılığı yapardım. Liseden sonra bir yıl dershaneye gittim. Üniversiteyi kazanamadım. Bir yıl sonra 2001’de askere gittim. 2002 yılı kasım ayında askerden geldikten sonra yaklaşık sekiz ay kadar seyyar satıcılık (simitçilik) yaptım. 2004 yılı ekim ayında McDonalds eylemini gerçekleştirdim. Bu suçtan, Trabzon Bahçecik ve İstanbul Bayrampaşa cezaevlerinde 11 ay yattım. Cezaevinden çıktıktan sonra inşaatlarda kalıpçılık yaptım. Aynı zamanda Pelitlispor’da 2005-2006 döneminde futbol oynadım. 2006 yılı içerisinde Pelitli MHP belde teşkilatında çaycılık yaptım.”

Yasin Hayal, aslında Trabzon’daki lise mezunu işsiz binlerce gençten bir tanesi. Onun Nizam-ı Âlem ocakları ve MHP teşkilatı ile olan ilişkileri de işsiz olması sebebiyle buraların çay ocaklarında çalışmasından ibaret. Bu şekilde çaycılık, simitçilik, inşaat kalıpçılığı yapan Yasin Hayal, Hrant Dink’i öldürmesi için neden Ogün Samast’ı beline silah koyarak İstanbul’a gönderdiğini sorgusunda şöyle anlatıyor: “Ben 2006 yılı başlarından beri Hrant Dink’i gazete ve televizyondan tanırım. Dink’in Türklüğe hakaretten dolayı yargılandığını ve altı ay ceza alıp bu cezanın ertelendiğini biliyorum. Hrant Dink’in Türkleri aşağılayan, rencide eden birçok açıklaması oldu. Bu açıklamalar beni rencide etti. Medya kanalı ile özür dilemediğinden dolayı Hrant Dink’in bir bedel ödemesi gerektiğine inandım. Hrant Dink’in öldürülmesi fikri tamamen benden çıkmıştır.”

Yasin Hayal, “Suikast planı bana ait” diyor; ama çaycılık yaptığı ve gazoz parası bile veremeyen Pelitlispor’da oynadığı halde, Dink’i öldüren silah için verdiği 250 milyon lirayı nereden aldığını, Trabzon’dan İstanbul’a uğurladığı tetikçi Ogün Samast’ın cebine koyduğu 180 milyon lirayı nasıl kolaylıkla bulabildiğini açıklamıyor. Silahı, suikasttan 5-6 ay kadar önce Ömer Polatoğlu isimli bir kişiden 300 milyon liraya satın almış. Ayrıca 50 milyon lira ödeyerek 20 mermi almış. Polatoğlu, Hayal’in mahalle arkadaşıymış ve birkaç ay önce Ege Denizi’ndeki bir gemi kazası sırasında ölmüş. Tabii Polatoğlu hayatta olmadığı için Hayal’in bu konuda doğruyu söyleyip söylemediği bilinmiyor.

İlginç olan Hayal’in, “Ogün Samast’ın eyleme giderken yapacağı harcamalar için para biriktirmeye başladım” diyecek kadar bu işe kilitlenmiş olması. Ogün Samast ise Emniyet sorgusunda şöyle diyor: “Ortaokulu bitirmek üzereyken Yasin Hayal ile görüşmeye başladım. Bana Çeçen-Rus savaşı hakkında, Amerika’nın Irak işgali hakkında bilgiler verdi. Yaklaşık altı, yedi ay önce bir konuşmamızda Ermeni bir gazeteci olduğunu, Türklere hakaret ettiğini, dolayısıyla cezalandırılması gerektiğini söyledi. Bir sonraki görüşmemizde bu gazetecinin isminin Hrant Dink olduğunu, Agos gazetesinde yazdığını söyledi. Kendisi ile her görüşmemizde Hrant Dink’in Türk düşmanı olduğunu söylüyordu.”

Yasin Hayal’in, 2004’te McDonalds’ı bombaladıktan sonra mahkemede yargılanırken bir duruşma sonrasında resmini çeken gazetecilere söylediği şu sözlere bakın: “Amerikalıları cezalandırmak için McDonald’sı bombaladım. Üç sene sonra çıkacağım. HSBC ve Rus Konsolosluğu’nu bombalayacağım. Çekin, çekin, efsaneyi çekin.” Peki, bu anlatımları ve Hrant Dink cinayetindeki rolü, onun bir paragrafa sıkıştırdığı hayat hikâyesine uygun mu? Buna da siz karar verin…

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.