BDP-HAK PAR ve KADEP İttifakı
Rojhat Badikî
·
18.05.2011 · 2 görüntülenme
Kurdistan ulusal kurtuluş mücadelesi saflarında, Ulusal Birlik ve ulusal birlik tartışmaları ( büyük Kürt düşünürü Ahmedê Xanê belki ondan daha çok önceleri başlatıldı) Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesinin gündeminden hiç düşmedi. Sürekli gündemde ve canlı tutuldu. Dönem dönem kısmen başarıya ulaşılarak geçici yarım-ulusal birliktenlikler oluşturuldu. Bu birliktenlilikler, 4 parçayı yada herhangi bir parçada yüzde-yüz bir temsil oranını yakalamasada, politik arenada kısmen çoğunluğu yakaladığı dönemler olmuştur. Hiç süphesiz, Ulusal birlik-Ulusal Cephe....vs’ ler, ulusal mücadelenin başarıya ulaşması, işgalcı güçlerin vatan topraklarından sökülüp atılması, halkın ve vatanın özgürleştirilmesi için vazgeçilmez temel adımlardır.
Ulusal Birlik-İttifak-Cephe; legal ve illegal alanda, örgütlenme, işlev, mücadele, program...vs alanlarda farklı yöntem ve araçlara sahip olmalarına rağmen birbirine ayakbağı olmadan birbirini tamamlayan, farklı cephelerden ayni amaca ulaşmaya çalışan bir gövdenin iki farklı fonksiyonel kollarıdır. Birlik öncesi yaşanılan coşku, ulusal saflarda moral olarak büyük destek olurken, birliğin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardında yarattığı travmaları unutmamak gerekir. Bundan dolayıdır ki, gerek birlik öncesi ve gerekse birlik sonrası değerlendirmeler, değerlendirmelerden çıkarılacak sonuçlar, Kurdistan ulusal davasının seyri açısında önemlidır.BDP-HAK PAR-KADEP’in 7 madde çerçevesinde oluşturduğu birliğin tartışılması doğal, tartışılmaması büyük bir handikaptır. Bundan dolayı, birliği oluşturan güçlerin, geçmiş tavırları, takındıkları tutum ve söylemlerin masaya yatırılması, sorgulanması, eleştrilmesi bir zorunluluktur.
BDP-HAK PAR ve KADEP’in farklı programlara sahip olmalarına karşın anlayış olarak ayni kulvarda bulunmaktadırlar. Bu kesimlerin bir araya gelmelerini doğal ve normal karşılıyorum. Onlar açısında olmasıda gereken buydu. Birbirine bakış açıları söylemleri çok farklı olmalarına rağmen, gittikleri mecra ve ulaşmak istedikleri hedefler çok cûzi farklılıklara rağmen, aynıdır. Oluşan birlik, ulusal davayı, halkımızı, vatanımızın geleceğinı doğrudan etkileme noktasında bulunduğundan dolayı, düşünce ve tavrımızı ortaya koyma zorunluluğu doğmaktadır. Gerek ittifak şekli ve gerekse kamuoyuna açıklanan 7 maddelik deklerasyon hakkından düşünce ve tavrımı Kurdistan kamuoyuna iletmeyi gerekli görüyorum.
BDP-HAK PAR ve KADEP’i ( KADEP yerine Şeraffetin Elçi isminin kullanılmasının daha doğru olacağı kanaatindeyim) oluşturan gelenekler, bağımsız bireyler, bilinen isimler Kurdistan kamuoyu tarafından bilinmektedir. Bundan dolayı tek tek isim ve adlar üzerine durmaktansa, anlayış ve seçim programlarının üzerinde durmak daha yararlı olur. Kurdistan ulusal mücadelesi saflarında gelenekselleştirilen, hastalık bu ittifakta ta kendini bariz bir şekilde hisettirdi. BDP-HAK PAR ve KADEP’ın geçmişte birbirlerine yönellik suçlamalarda, birbirlerini ‘’ derin devletin’’ uzantısı şeklinde suçladılar. Ve şimdi hiç bir şey söyelenilmemiş gibi yıldırım hızı ille seçim ittifakına gittiler ve bunu ulusal birliğin bir önadımı olarak lanse ettiler. Hiç kuşku yok ulusal davanın çıkarları doğrultusunda taktiksel olarak çok yönlü faklı kesim grup ve güçlerle ilişki içersine girilebilinir. Düşman güçler arasındaki çelişkileri derinleştirmek ve bu çelişkilerden yararlanmak temelinde geçiçi protokollerde imzalanılabilinir. Kaldı ki, bir davanın savunucuları olduklarını iddia edenlerin kendi aralarında ittifaka gitmeleri kadar doğal bir şey olamaz.
Benim esas üzerinde durmak istediğim nokta, geçmişte bizimde dönemsel olarak hatalara düştüğümüz durumların daha ağır bir şekilde yaşanılması sözkonusudur. Birbilerini derin devletin uzantıları olarak suçlayanların, hiç bir şey söylenenilmemiş-yaşanılmamış gibi hareket etmeleri yaptıkları suçlamalara ilişkin halka hiç bir açıklama gereği duymadan hareket etmeleridır. Burada, siyasal-politik ahlakın yanında etik değerlerin dumura uğratılması, prensip ve ilklerin ayaklar altına alınıp çiğnenmesıdır. Geçmiş söylem ve tutumlarına ilişkin Kurdistan halkına hiç bir açıklamada bulunulmaması, söylemlerde dile getirilenlerin pratik olarak halen savunulmasıdır. Siyaset ve politikalarda, özellikle, bir Halkın geleceğini etkileyecek gişim içersinde olanlar Demirelvari, dün dündür, bugün bügündür, mantığı ile hareket edemez, etmesi durmunda sürü yerine koymak gibi bir durum ortaya çıkar. Bu ilişki tarzi, günümüz dünyasında miadını doldurmuş, gerici, feodal, efendi-köle ilişkileridır. Bu ilişki ve düşünce tarzi ile sağlıklı bir mücedele yürütülemiyeceği gibi sağlıklı, düşünen, üreten bir toplumun temel taşlarını da döşüyemez. Kurdistan politik arenasına egemen olan feodal ilişki tarzı aşılmak zorundadır.
Bu mantığın örgütleyeceği ulusal birliğin nasıl olduğu, neye hizmet ettiğini yaşarak gördük! Bu tür girişimleri duygunun etkisinde kalan bir mantık anlayışı ile değil, günümüz iç ve dış koşulları iyi analiz edebilen bir mantığın etkisi ile değerlendirmek gerekir. 7 madde üzerinde ittifak oluşturan BDP-HAK PAR ve KADEP, Kurdistan ulusal sorununu, Bir ülkenin bir iç sorunundan ziyade herhangi bir ilin bir iç sorunu olarak algılamış. Kaldı ki, bir ülkenin iç sorununu, salt o ülke sınırları ile sınırlamak, sınırları aşmamak siyasal-politik bir körlük değilse bile büyük bir cehalettir. Günümüzde, bir ülkenin iç sorunu diye bir sorun kalmamıştır, bireysel sorundan toplumsal sorunlara kadar, bütün sorunlar sınırları aşarak uluslararası bir durumuna gelmiştır.
BDP-HAK PAR ve KADEP’ ın Kürt sorununu ( Kurdistan sorunu ) 7 maddelik kültürel bir formulasyona sıkıştırarak Kurdistan halkı ve onun ulusal bağımsızlik mücadelesini yanlış ve haksız bir konuma getirmiştır. Dile getirdikleri talepler, Türk devletini aklayıp, Kurdistan halkına yapılanları idari ve bireylerin hatalarından kaynaklanan yanlış uygulamaların ortaya çıkardığı bir sonuç gibi durum ortaya çıkarmıştır. Kurdistan’ ın sömürge statüsünü yok sayma ve Kürt halkının sorununu toplumsal ve toprak sorunu olmaktan, ziyade basit ve belirsiz kavramlara boğdurulan, basit bir dil sorunu boyutuna indirgemiştır.