Siyaset

BAWER ÇİYAZAN / 30'uncu isyan

Alixan Aras · 03.04.2006 · 2 görüntülenme

Diyarbakır'da başlayan ve Kürdistan dışında Türkiye'ye de sıçrayan olayların adını bir koyun bakalım! Bu durum, bir iki slogan etrafında kümelenen bir görüntü veriyor mu size? Nasıl okuyorsunuz bu fotoğrafı?Ben söyliyeyim size, çünkü siz söyleyemezsiniz, söylerseniz Apo'ya ters düşeceksiniz. Bu fotoğraf Kürt isyanlarının bir devamına benziyor ve ben buna 30'uncu isyan diyebilirim. Bu fotoğraf, çok kaçındığınız 'aman aman' dediğiniz Kürt-Türk çatışmasının başlayacağının sinyalini veriyor. Bu fotoğraf, sizin tarifinizle 'ilkel milliyetçiliğe' doğru hızla gidişin, Kürt ulusal uyanışının bir karikatürüdür. 'Kadın da çocuk da hedeftir' diyen Başbakan Erdoğan'ın çirkin yüzünün de yer aldığı bu fotoğraf, Kürtlerin Türklerden ayrı olduklarının pratikteki yansımasıdır. Ve bu fotoğraf Kürt sorununun Kürt milliyetçiliği olmadan çözülemeyeceğinin de bir ifadesidir. Şimdi siz bu 30'uncu isyana öncülük edebilir misiniz, ona bir bakalım. Topyekün bir başkaldırının olduğunu varsayalım, tüm illerde bir başkaldırı sözkonusu ve iş öyle bir aşamaya gelmiş ki, asker ve polis artık kışlasında bile değil, yerleşim birimlerini terk etmiş, yollara düşmüşlerdir. Ankara yolunu tutmaktadırlar. Yani geri çekiliyorlar. Ne olacak peki? 'Tamam biz iktidarı ele alalım' mı diyeceksiniz? Diyemezsiniz çünkü siz bu devletin üniter yapısını tanıyorsunuz, devlet ya da federasyon ilan edemezsiniz çünkü programınızda böyle bir şey yok. Sahi böyle bir şey olursa şimdiye kadar uydurduğunuz hikayelerden vazgeçip gerçeğe dönecek misiniz? Federasyon ve devlet ilan edecek misiniz?Belki diyeceksiniz ki, asker polis neden çekilsin ki, böyle bir şeyin olması mümkün değil. Peki söylermisiniz, siz bu halkı hangi proje doğrultusunda ve ne için ayaklanmaya çağırıyorsunuz, yoksa ayaklanma dediğiniz çocuk oyunu mu? Evet bu oyun çocuk oynu ama göğsüne kurşun gelen çocukların oyunudur. Ama 78 yaşındaki bir Kürt göğsüne kurşunu yemişse demekki bu bir çocuk oyunu değildir.Hakkını vermek gerekirse belli bir örgütlemeden sonra ortaya çıkan ancak sonrasında kendiliğinden gelişen olaylardan da anlaşılıyor ki, 30'uncu isyana öncülük etmek için Kürt olmak gerekir. Ulusal olmak gerekir, dünyanın dikkatini Kürt çocuk, kadın ve yaşlı katliamına çekebilecek öngörü ve yeteneğe sahip olmak gerekir. Yoksa, çatışma başlatıp ardından da 'ölümleri durdurun' diye bağırmak öncülük müdür? Kürt ulusal tansiyonunun yükseldiği bir sırada, insanlar katliama boğulmuşken bunu 'insan hakları'na havale etmek öncülük müdür? Bir köşeye çekilip, 'bunu halk yapıyor, yapıyorsa doğru yapıyor' deyip olup biteni üstlenmemek, sonuçları uzaktan izlemek, hiç bir şeye yön verememek öncülük olabilir mi?Ben hiç kimseye, 'gelin Kürt halkına sahip çıkın' demeyeceğim, 'Kürt halkı kendine sahip çıkar' da demeyeceğim, çünkü doğru öncülüğü olmayan tüm toplumsal ve ulusal hareketlerin sonunun hüsran olduğunu tarih bize göstermiştir. Ben sadece şuna işaret etmek istiyorum, Kuzey Kürdistan'da doğru işlemeyen bir kısır döngü var. Herkesin egosunu tatmin etme yoluna gittiği bir kısır döngü. Kürt halkı, adı konulmamış, projesiz ve yönü belli olmayan bir isyan  içinde. Kürt halkı gözü kapalı bir şekilde adeta yenilgiye koşuyor. Kürt halkı bin yıllarda olduğu gibi yine yalnız..

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.