Siyaset

BAŞURÊ KURDISTAN 9

w.sebrÎ · 13.08.2007 · 2 görüntülenme

" Selam olsun bizden önce gidene , kim var imiş biz burada yok iken..."Barzan bölgesine haraket..Bir önceki gün Soran'dan dönmüştüm. Hararetli bir tartışma ile yolculuk sürmüştü.Tartıştığım vatandaş yarin Barzan'a gideceksem eğer , gideceğim kestirme yolu göstermişti. Ertesi gün bu yolu kullanırsamdaha rahat ve kestirmeden gideceğimi söylemişti. Tartışmamız icraatlarla ve partiler arası diyaloğdu. Önemlisi de Arapkürd ilişkileriydi. Bir Arap ta bizimle beraber yolcuydu. Peşmerge 'nin kontrolundan geçerken yarım saatten fazla bizi oyalamıştı.Araplara göz açtırmama içten içe beni sevindirmişti. Belki teorik olarak yalnış ama pratiksel olarak nedense hiç ama hiç arap ve mentalitesini sevmedim.Araplaşan kürdleri de bir o kadar sevemedim. Ne felsefik ne de duruş olarak...Bu diğer parçadaki devşirmeler içinde geçerlidir.Benim şahsi görüşümdür bu. Duygusallıkla ızahı yok. Sömürgeci karekteriyle hakim iktidarların suç oratklarıdır bunlar.Polemiğe yol açacaktır yeniden bu tartışma , ama ben şoven olan , bu üstün olma ,kendini merkeze koyan anlayışa bilinçlice sarılan insan tipini sevmedim..sevemiyorum afınıza sığınarak belirteyim.Hanı Orwell in " Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar çok daha eşittir.." Söylemi galiba biraz da bu hikayeyeaçıklık getiriyordu.Yazın kavurucu sicaklığına yağmur çiseliyordu.. Gün kararmış ve ben varacağım yere varmıştım.''''Bir önceki günün sağnak yağışı yerini pırıl pırıl güneşe bırakmıştı.Saqlawa çıkışında araba beklemeye başladım. Barzan'a gidişin heyecanını da yaşıyorum. Otostop gideceğim.Başka türlü de olmaz zaten. En uygunu bu.Splıg sapağında de Yusuf'un arabasına binerek yolculuk başladı. Mahmur'a giden dördümüzden üçü Kemalizade Ebdılahcı.Yol boyunca Barzani 'ye atıp tuttular. Sorgulu saatler başladı. Yol da uzadıkça uzuyordu. Bir an önce inmek benim içincennete adım atmak anlamına geliyordu.Şırnaklı Yusuf yoklamasını sürdürüyordu. Sorularını geçiştirmenin dışında başka da bir şey diyemedim.Milli duygular ve ulusal çıkarlar dışında başka bir şey aklıma gelmiyordu. Ama o da Kemalizadeyle yeni süreci anlatıyordu.Bu sıkıntılı saatlerin bitiminde ben Barzan'a varmadan indim ve bir oh çektim. Araba borcunu ödedikten sonra o yapım halindeki kestirme yol da normal yolun iki katı zamana malolmuştu.Buraları da tanımıyorum , indiğim köy Ble imiş. Barzan'a daha yol var , ama Ble köyü de barzan mıntıkasıdır.Yarım saat daha yol gideceğiz. Kültür merkezine giderek bir çay içme ve biraz tanıma fırsatını yakalıyorum.İnsanı tanıma ve sosyal yaşamı yakınen görme bu topraklarda daha kolaydır. Kürdistan köyleri kozmopolit değildir.Sade ve yalın ve yalansızdır.Kültür merkezinde folklör ,saz ,dergi çıkarma ve kültürel çalışmalar var. Gençlerin faaliyetleri bir canlılık kazandırıyor köye.Barzana uğramak için yene yola çıkarak araba beklemeye koyuldum. Barzan usulu cemedanını bağlayanların bu topraklardakiasaleti saygıya değerdir.Kırmızı beyaz camedanları şal ve şapikleri ve misafirperver davranışları hayranlık uyandırıyor.Bir yaşlı kadına yanaşarak Barzani 'nin kabrini soruyorum.. "Ser çava" diyor ve bana gideceğim yeri tarif ediyor.Barzani nin kabrine uğruyorum... Kuzeyli Xalit bana eşlik ediyor. Akibinde yemeğe davet ediyor.Barzani , İdrisl'e etrafı çevrili bir yerde , yanıbaşında da bir kızı İdris'in hanımı Nazdar'la yanıbaşında normal köylü mezarlığında.Kabristan sade ve doğal bir görünüm içinde. Her yatanın da bir kahramanlık öyküsü...İnsanı ölümsüz kılan soylu mücadelesidir.Xalit karşıda enfale uğrayan 8 bin Barzanlı kişinin yerini işaret ediyor parmağıyla...Bizim köyde yaşayan iki yaşlının mezarlarına yazdırdığı iki örnek aklima geliyor.Birisi ;" Ben öldükten sonra axır zeman ", diğeri de ; "Sevdim Hiseyni, ister kar ister zarar" der.Burada ise yazılar yok mezar taşlarında...Sadece;"Selam olsun bizden önce gidene , kim var imiş biz burada yok iken..."(devam edecek)

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.