Siyaset

BALYOZ DAVASI

Rojhat Badikî · 26.09.2012 · 2 görüntülenme

BALYOZ DAVASI
Sömürgeci Tür devletinin kriz çıkarma ve çıkardığı krizi usta bir şekilde kendi ulusal çıkarları doğrultusunda ne kadar usta olduğu Balyoz Davası ile bir kez daha ortaya çıktı. Balyoz Ergenekon ...vs davaları Türkiyenin demokratikleşmesi ve demokratikleşmesi ile Kürt sorunun çözüleceği konusunda umut dağıtanların büyük hayal kırıklığı içersinde olacakları aşikar. Bu günlerde Özal’ ın tekrar gerek Türk basınında ve gerekse Kürt basının da allanıp pullanması ve öldürülmesinin Kürt sorunu konusunda çözümü konusundaki olumlu! görüşünden dolayı olduğu büyük yanılgı içersinde olduğunu belirtmeye gerek yok. Eğer benin gibi Özal sürecini Kurdistan’ ın kuzeyinde yaşayanlar, hafiza kaybına uğramamışlarsa, Kurdistan halkına karşı en kapsamlı bir şekilde sınır kural tanımayan barbar savaşın yürütüldüğünü bilirler.

Kürt aydınlarının, daha doğrusu Türkiye sınırları( TBMM) içersinde çözüm beklentisi içersinde olup Türk devletinin temellerini oluşturan kanallardan birine dayanmak yada onu umut ve çözüm merkezi olarak görme düşüncesinin tarihi yeni olmayıp 1800 yılların sonu 1900 yılların başına dayanmaktadır. Bu beklenti ile İttiha-ı Terrakiyi kurucuları ( Kurdistanlı; Malatyalı Abdullah Cevdet- Amedli İshak Sukuti) Kurdistan’ daki jenosid ve katliamların yapılmasında ilk harçılar olmuşlardır.

TC’ yi oluşturan farklı kliklerin Kurdistan sorununu çözme beklentisi, Bağımsız Kurdistan’ ın kurulmasının önünde engel olduğu gibi Kurdistan’ da yapılan tüm katliam ve jenosidlerin de suç ortakları olmuşlardır. Uluslararası koşulların Kurdistan’ ın kurulması lehine değişmesinin ilk kıvılcımlarında, Türk devleti akıllı bir hamle ile Kürt öncü tabakasını bölerek kritik süreci usta bir şekilde atlatarak, Kurdistan halkının lehine gelişebilecek süreci zararsız bir şekilde atlatmasını bilmiştır.

Balyoz davası da geçmişin bir tekrar olduğu kadar, Kürt elit tabakasını kendi payandası yapmak ve yeni süreci Türk devletinin yararına sonuçlandırmak için siyasi bir taktik olarak öne sürülmüştür. Balyoz davası siyasi bir karardır. Bu davanın ne Türk devletini Kurdistan halkına karşı işlediği suçları aklar nede Türk devletinin demokratikleşme yönündeki bir hesaplaşmasıdır. Balyoz davası, Türk devletinin çok ustaca düzenlediği, Uluslararası ve Kurdistan kamuoyunu yanıltma, Kurdistan halkına karşı işlediğ insanlık suçunu örtbas etme ve Türk devletini aklama oyunudur.

Türk devletini oluşturan temel direklerinde sadece Kemalistlerden oluştuğunu düşünmek ve Kurdistan halkına bu şekilde lanse etmek Kurdistan halkına ve Kurdistan davasına verilebilecek en büyük zarardır. 1984’ ten 2012 yılına kadar Kurdistan’ da yapılan bütün katliamları n suçunu Balyoz yada Ergenekon davası sanıklarına bağlamak, Kurdistan Halkı ve davasına büyük zarar verecektir.

Türk devletinin İslami kliği AKP aracılığı( AKP dışındaki Türk kurum ve kuruluşları Kurdistan’ da tecrit olduklarından, AKP ve Fettulah Gülen kliğine, Kürtleri sömürgeci sisteme entegre etme görevi verilmiştır) kendini temizleme, Kurdistan’ da yapılan katliamların sorumluluğunu bir kaç kişiye yükleyerek kendini temizleme görevini verilmiştır. Horlanan-iktidarın nimetlerinden uzaklaştırılan Türk islami kesim, nmetleri paylaşma, iktidara ortak olmak için yeni misyonu gönüllü bir şekilde üstlenmiştır. AKP-Gülen tayfası bu görevi üstelenirken bir takım Kürtleri yanlarına çekmeyi unutmamışlardır.

TC_ nin oyununu açığa çıkarmak ve uluslararası alana vermek istediğ mesajının gerçek yüzünü kamuoyunun önüne sermek için içinden geçtiğimiz süreci iyi değerlendirmek gerekir.

Çünkü; değişim rüzgari kapıya dayanmış, Kürtlerin bağımsız olma kendi devletlerini kurma yönündeki engeller yıkılma sürecine girmiştır. önümümüzdeki 15-20 yıllık süreçteki değişimler bu günkü ortamdan iz bırakmayacaktır. Kurdistan’ın bağımsızlığı önünde engel olan bu günkü Kürt liderlere rağmen, Kurdistan’ ın sömürge yapısında, Kürt halkının lehine büyük çatlaklar oluşacaktır. Bağımsız Kurdistan şairlerin rüyasıdır diyen Talabani, Devlet istemiyoruz diyen Öcalan ve Bir kaç ekonomik imtiyaz için ’’ Bağımsız Kurdistan ‘’ diyen Barzani’ ye rağmen, Kurdistan’ ın klasik sömürge yapısını olduğu gibi yerinde durması mümkün değildır.

Bundan dolayı ki, olay ve gelişmeleri önceden görebilme analiz donanımına sahip olan Türk devleti, Kurdistan’ da yapılan yapılan insanlık suçu katliamları bir kaç yüz kişiye bağlayarak TC’ yi aklama taktiğini uyguluyor. Bu yöntemle, bir yandan değişiyoruz-demokratikleşiyoruz, askerin sivil yönetim üzerindeki tahakümünü kaldırıyoruz diyerek, Kürt sorunu konusunda da adım atmak istiyoruz ama Kürt teröristler! bunu engelliyor, desteğinizi istiyoruz mesajını veriyor.

Bir kaç yüz kişinin hapse konulması ile Türk devletinin Kurdistan’ da işlediği suçlara karşı aklanma oyununa gelmemek, Türk devletinin tüm kurum ve kuruluşları ile Kurdistan’ dan def edilinceye kadar, bütün zorluk ve oyunlara rağmen, Balyoz davasının Türk devletini aklama oyunu olduğunu bilince çıkararak, Bağımsız Birleşik Kurdistan hedefinden ayrılmamak gerekir.

26.09.12

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.