BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
ALÝ BERZ · 22.08.2006 · 1 görüntülenme
İsrail hizbullah şavaşı kürtler arasında yeni bir tartışma yarattı. Kimisi savaşın barbar yüzünü ve yıkımlara bakarak israile karşı tavır alırken kimisi de savaşın politik sonuçlarıyla ilgilenerek, İsrail’i desteklemek gerektiğini yazdılar. İsrail’i eleştirenleri anlıyorum, ama hak veremiyorum. İsrail düzenli bir ordu ile savaşmıyor, sivil halk içinde örgütlenmiş hizbullahın millis güçleriyla savaştı ve dolayısıyla uluslararası savaş kurallarına uymadı, uyamazdı, ve sivil insanların ölümü önelenemedi. Sivil insanların, kadın ve çocukların ölümünden dolayı, sevgili arkadaşım M. Dağdelenin duyduğu tepkiyi anlıyorum fakat çıkardığı sonuçları anlamakta zorlanıyorum. Savaş politikanın bir devamı, ve son aracı ise, o halde bu savaşın, politik nedenleri ne ve sonuçlarına bakarak politik bir duruşu belirliyebiliriz. Politik tavır, savaşta ölenlerin duyduğu acı ve savaşta ölenlerin sayısı veya kimliğinden değil, neden ve sonuçlarına bakarak tavır belirleriz. Türk medyası, ölen askerlerin çocuklarının eşlerinin ana-babalalının feryatlarını işleyerek, kürtlerin türklere yaptığı barbarlığı işlemeye çalışıyor. Türk askerlerinin ölümü elbette çoçuklarına, eşlerine ve analarına acı veriyordur, ama bizim hareket noktamız bu olamaz.Birde işin diğer yüzü vardır. Kimse bu askerlerin kürtlere çektirdiği acıları , kaç insan öldürdüğü kaç ocak söndürdüğünüü görmek istemiyor. Olaya bütünlüklü görmeliyizi. Hizbullah sürekli kuzey israili katuşa roketleri ile vuruyordu. Filistde hamas iktidari israili denize dökmek gerektirği iddiasıyla iktidara geldi ve israil devletini ve yapılan antlaşmaları tanımıyor. İsrail hem hizbullah hem hamas füzeliri yle vuruluyor. İsrailin bu saldırılara karşı kendisini savunması doğaldır. İkinci nokta. Kürtlerin dünyaya adalet dağitacak güçleri yok ve ne dünyayı ne bölgeyi kendi istekleri doğrultusunda düzenliyecek güçleri var. Kendi aramızda konuşabiliriz ama süzümüzün hükme kendi çevremizle sınırlıdır, ne isarili ne araplara ne ABD etkiler. Hatta kendi ülkemiz üzerinde süzümüzün hükmü yoksa, başkalarının ülkeleri hakında söz söylemek ne kadar politik olarak etkili olur. Kürtlerin bu konudaki tartışmalarını şuna benzetiyorum. Ölüm mahkumlarının konduğu kamplara açılan kapılar ve kaçış yollarının kötü olduğu konusundaki tartışmalara benzetiyorum. Ya bu kötü yolları aşacaksınız ya kamplarda ölümü bekleyeceksiniz. İsrail ve ABD ile ittifak kütlerin tercihi değil, de facktodur. Ya sömürgecilerin kamplarında ölümü bekliyeceğiz ya ABD ve israil ile ittifak kurarak özgürlümüze kavuşacağız. Başka bir tercihimiz yok. Olayı şu şekilde ele almalıyız. Bu bölgede kürtlerle sömürgeciler arasındaki savaş yüzyıldır sürüyordur, ABD ile israil in mütefik olarak bu şavaşa katılmaları oldukça yendir. Kürtlerin ABD ile Sadam diktatörlüğü arasındaki savaşa taraf seçme gibi bir durumları yok, ABD nin kürtlerle Sömürgeciler arasındaki savaşa dahil olması sözkonuusudur. Kürtlerin buna hayır deme lüksleri yoktur. Ortadoğu çapında genişliyen bu savaşta bazı istenmeyen sonuçlarda ortaya çıkabilir. Şu an karşı cephemizde yer alan, Türk arap ve fars sömürgeci güçleri ile Iraktaki baascı ve islamcı terör örgütlerinin ittifakı içinde yer alan hizbullah veya Hammas güçleri aynı zamanda kürt düşmanıdırlar. Esas olarak bu güçler sivil insanları yönelik eylemler yapıyorlardır. Kürtler israilde patlıyan bombaları görmek istemiyorlarsa, El Kaidenen islami el ensarınının ırak ve kürdistanda sivil halka yönelik eylemlerini göremiyorlarmı ? Türklerin Kürdistanda sivil halka karşı işlediği suçlar ve soykuırımı göremiyorlar mı? Bunlara karşı hange savaş kuralları uygulanabilir. Bu bölgede tarihi gelişmeler İsrail ile Kürtleri mütefik yapmıştır ve bunlar birlikte Arap türk ve fars gericiliğine karşı bu savaşı kazanmak zorundadırlır.. kürtler özgürlüğe ve bağımsızlığa giden yolda, dikenli de olsa, yürümek zorundadırlar. Dikenleri sözkonusu ederek ölümü bekliyemeyiz. Sözüm hükmü olmalı, ne söyledimiğimizi ne istediğimizi bilmeliyiz.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.