BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Rojhat Badikî · 09.01.2011 · 2 görüntülenme
Güney Sudan’ ın bağımsızlığı için oy kullanan bir seçmen: ''Benim oyum, savaşta öldürülen annem, babam ve kardeşlerim için. Ayrıca gelecekteki çocuklarım için de. Böylece onlar barış içindeki hür bir güney Sudan'da büyüyebilirler''
Güney Sudan’ lı seçmenin sözlerini okurken, Kurdistan’ ın güneyinde yapılan ve Kürt halkının % 98’ nin Irak’ tan ayrılmayı ve kendi topraklarında özgür ve bağımsız bir Kurdistan çatısı altında yaşamak istiyoruz diyen referandum aklıma geldi.
Güney Sudan’ lılar, siyasi parti,aydın ve önderleri, Türk Başbakanı Erdoğan’ ın samimi dostu Beşir’ ın rejimi çatısı altında yaşamıyacaklarını ve kendi topraklarında bağımsız olarak yaşamak, savaşta öldürülenlerin anısına ve gelecek nesillerin ayni trajediyi yaşamamaları için, Referandumda Bağımsız Güney Sudan için oy kullanacaklarını dile getiriyorlar.
Bu gün ( 09. 01. 2011) özgür devletler topluluğuna yeni bir üye daha katılıyor. Ve bunun öncüsü de SUDAN HALK KURTULUŞ ORDUSU ( SPLA) 1983 yılında John Garang ve arkadaşları tarafından kurulan Sudan Halk Kurtuluş Ordusu, El Beşir Yönetimindeki Merkezi Sudan yönetimine karşı verdiği silahlı mücadele sonrası 2005 yılında hükümetle barış masasına oturdu.
El Beşir yönetimi Sudan Halk Kurtuluş Ordusu ile yaptığı barış görüşmelerin, 9. 1. 2011 yılında yapılacak Referandum sonuçlarını kabul etmek zorunda kaldı. Ve bu gün Güney Sudan’ lılar büyük bir çoğunlukla bağımsızlık yönünde oy kullanacak.
Oysa ülkemizde, Kurdistan halkının yararına olabilecek tüm olası olumluluklar, Kurdistani parti, örgüt, aydın ve liderler, Kendi halkının kölelik statüsünün devamından yana kullanılıyor.
Kurdistan’ın güneyinde yıllarca süren savaş, onlarca enfal, soykırımlardan sonra, Kürt halkının bağımsız bir Kurdistan’ da yaşama talebi, Bağdat aşkına heder edildi.
Kurdistan’ ın kuzeyinde ise durum daha trajik. Sudam Halk Kurtuluş Ordusunun bağlattı mücadeleden bir yıl sonra silahlı mücadele başlatan PKK, Kurdistan halkının devletleşmesine karşı!
Bir yandan PKK diğer yandan, Kürt işadamı, Sivil demokratik alanları parselleyen aydın, Meslek, İnsan hakları kuruluşlarını rant kapısı yapan aydın tabakası-yazar-çizeri, örgüt ve partiler ile eski eski siyasi dinazorlar, Sömürgeci Türk devletinin önünde secde yarışı yaparken, Türk devleti boş durur mu?
Sömürgeci Türk devleti bir yandan harıl harıl kendi Kürtlerini örgütleyip aktifleştirirken, diğer yandan Kemalizm ve İslam kimliğini, Kurdistan’ da örgütleme startı veriyor.
Kemalistler, PKK ve bir takım Kürt kesimler aracılığı ile Kurdistan halkına sevdirme salvoları yapılıyor.
Esas tehlike bu dönemde, 1. tehlike posizyonuna geçen AKP’ nin durumudur. Türk devleti bir yandan Kemalizm ve TSK’ yi Kurdistan’ da yeniden monte etme çabalarının dışında ağırlık verdiği konu Din olgusudur. Kurdistan halkının, Yurtseverlik duygusunu kırma, kollektif hafızasını yok etme ve onun yerine Türk İslamını yerleştirmek için AKP, Gülen Hereketi ev Hüzbul-devleti, Kürdistan halkını örgütleme ve sisteme entegre görevi verilmiştır.
Bu noktada esas sorun, Kurdistan ulusal mücadelesinin içsel durumu ve Kurdistan ulusal mücalesini denetim altında tutan güçlerin konumudur. Sömürgeci Türk devleti, Kurdistan’ ın sömürge statüsünün devamı için bütün kozlarını kullanacaktir.
Esas sorun, Kurdistan ulasal mücadelesini kontrol altında tutan, denetleyen ve örgütleyen kesimlerin konumudur. Sorgulanması ve masaya yatırılıp neşter vurulması gereken nokta budur. Güney Sudan’ lı savaşta ölenlerin anısına ve gelecek nesillerin özgür ve bağımsız yaşaması için oy kullanırken, öncüsü de ona denk düşen bir tutum ve konum içersindedir.
Bizde ise, barış ve kardeşlik maskesi altında, Düşmana secde etmek için yarış yapılmaktadır. Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesinin, rotasında sağlıklı bir şekilde yürüyebilmesi ve zafere ulaşabilmesi için, Secdecilerin ekarte edilmesi gerekir.
Secdeciler bir ahtapot gibi Kurdistan halkını sarıp sarmalamışlardır. Bunlar tasfiye edilmeden, Kurdistan halkının devlet kurma hakkını her tür tartışmanın dışında tutmayanların tasfiyesi gerçekleşmeden, Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesini kendi ayakları üzerinde doğrultamayız.
Saflar arınıp netleştikçe, Bağımsız Kurdistan Şairlerin rüyası olmaktan çıkacaktır.
Önce bunun yapılması gerekir yoksa, Sömürgeci Türk devletine karşı bir arpa boyu yol alamayız.....
Selam olsun, Özgür ve Bağımsız Körpe Güney Sudan devletine.
Rojhat Badikî
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.