Siyaset

Bağımsız Kurd Devleti ve Sayın Barzani-2

Rojhat Badikî · 09.05.2012 · 2 görüntülenme

Bağımsız Kurd Devleti ve Sayın Barzani-2
Ve Maliki, Irak bakanlar kurulunu Kerkuk” te toplayarak adeta Kurdistan bölge baskanina meydan okudu! Meydan okumayi da asarak, Kerkuk` u yeniden isgal edip, Kerkuk” in bir Iraq sehri oldugunu da Kerkuk`un kalbinde tekrarladi. Kerkuk toplantısı sürecinde, Kurdistan güvenlik güçlerinin ( YNK ve PDK güçleri) Kerkuk’ ten çıkarılması yerine Şii güçlerinden oluşacak askeri bir gücün konumlanması yönünde karar aldığı bildiriliyor.

Simdi ne olacak?

Kurdistan bölge Baskani Mesud Barzani`nin Newroz konusmasina karsilik Maliki Kerkuku yeniden isgal ederek atak-hamlesini en üst boyuta cikarmasina karsilik Kurdistan bölge baskani nasil yanit verecek!Kurdistan bölge baskani diger olaylarda oldugu gibi sorunu ortak komisyonlara havale edip gecistirecek mi yoksa karsi atakta mi bulunacak?

Kurdistan” in güneyindeki durumu bakilirsa, Kurdistan bölge baskani 21 Mart Newroz konusmasi ve Maliki ye karsi baslattigi salvolarda yanliz kalacaginin isaretleri oldukca yüsek. Sayin Barzani Maliki`yi basina buyruk-diktatörce hareket etmesini elestririrken kendisi Güney Kurdistan” da benzer elestrilerle karsi-karsiyadir. Kimseye danismadan, Malikiye karsi baslattigi atak Güney Kurdistan” da yogun bir sekilde elestrilirken, Kurdistan politik arenasi da bölünmus bulunmaktadir. Ic sorunlarla bogulmus ,bölünmüs bir politik arena ve Kurdistandaki kurum-kuruluslari görmezden gelip tek basina hareket eden bir Kurdistan bölge baskani!


Kurdistan bölge başkanın söylemlerinin Kurdistan’ın Kuzeyine yansıması ve bu konuda yazılan makaleleri okuduğumda ya bir başka dünyada yaşadığımı yada bir Nisan şakasıdır, diyorum. Demokrasi, Diktatörlük ve Bağımsız Kurdistan devleti...vs vs. PKK’ yi diktatörlükle eleştirenlerin, PDK-YNK, Sayın Barzani ve Sayın Talabani konusunda samimi olmadıklarını düşünüyorum. Güney Kurdistan siyasi önderlerinin kısmen, PKK ve Lideri Öcalan ile ayni kefeye konulmaması gerektigi konusunda hemfikirim, Öcalan ve tayfasına özel bir sayfa açmak gerektigine inaniyorum. Ocalan ve tayfasinın, gerek ulusal ve gerekse uluslararası alanda yaptıkları tahribatların net bir şekilde ortaya çıkması için çok yönlü kollektif bir çalışmanın olması gerekir, çünkü bu tayfanın Kurdistan tarihinde yaptığı tahribatların aşılması için on yıllara ihtiyaç var.

Kurdistan Güneyinin özel statüsünden dolayı bir takım olumsuz gelişmelerin önüne geçilmesinin imkanı olduğundan, Güney Kurdistan aydın tabakası ve muhalefetine destek olunması gerekir. Destek verilmesi durumunda, Kurdistan’ ın kuzeyinde yaşanılan Efendi-Mürit kültünün, Kurdistan’ ın Güneyinde de bu denli gelişmesinin önüne geçilme şansını artırır. Kurdistan’ ın Güneyinde de Efendi-Mürit ilişkisi alabildiğince yaygındır ama buna rağmen bu anlayışa karşı güçlü bir muhalefet oldugunu da unutmamak gerekir. Bu nokta PKK’ nin dışında kalan parti ve aydınlar tabakası, PKK’ ye yoğun bir eleştri furyasını yöneltirken, PKK müritlerinin yaptığı hataya düşerek, Güney Kurdistan önderliğine karşı mürit pozisyonuna düşmektedirler.

Bu konuyu başka bir yazıya bırakarak esas konumuza Hewlêr toplantilarindan baslayalim. 2009 Irak genel secimlerinde, hic bir parti iktidara gelecek milletvekili cogunluguna ulasamadi. Malikinin baskanligini yaptigi Dawa partisi ile Iyad Allawi” nin Baskanligini yaptigi El-Iraqiye ittifaki, basbakanlik konusunda anlasamayinca, Irak resmi olmasa bile fiilen ikiye bölündü. Hic bir girisim-arabuluculuk sonuc vermiyordu ta ki 2010 yilinda Kurdistan bölge baskani sayin Mesud Barzani arabuluculuk yapana kadar. 2010 yilinda Hewlêr-Antlasmasi adi altinda, Bagdat-Iraq sorunlara bir cözüm bulundu.

Bagdat-Iraq sorunu diyorum, cünkü Kurdistan 20 yillik sorunlar orta yerde dururken, bu konu da en kücük bir adim atilmazken, Araplarin yasadiklari sorunlar icin Kurdistan bölge baskani yogun bir diplomatik calisma faaliyeti yürüttü. Kuzey ve Güneydeki Mürid takimi, Kurdistan ic sorunlarini es gecerek, sayin Barzani” yi yere-göge sigdiramadilar. Hewlêr antlasmasini Kürtlerin diplomatik zaferi olarak yorumladilar.Iki yil aradan sonra, Kürtlerin zaferi olarak nitelendirilen Hewlêr Antlasmasini paragraf-paragraf, cümle-cümle pür dikkat okudum, belki bir yerde Hewlêr-Bagdat arasindaki sorunlara iliskin bir vurgu olur diye. Ne yazik ki, Hewlêr antlasmasinin tümü Sii ve Sunni Araplarin kendi aralarindaki, iktidar sorunlari ve Bagdat” ta Mevki-Makam paylasiminin nasil olcagina iliskindi. Hewlêr antlasmasinda Kürtler yoktu-Hewlêr ve Bagdat arasinda sorun yok sayilmis. Hewler antlasmasinin amaci; Bagdat” ta düzen ve istikrarin saglanilmasi, görev ve yetkilerin ayristirilmasi ve Kürt partilerine bazi imtiyazlarin saglanilmasina dair cözümler ortaya konulmustur.

Sii ve Sunii Araplar, sorunlarina bir cözüm bularak bir zafer kazanirken ne yazik ki her zaman oldugu gibi, Kürtler, tarihsel hatalarina yeni halka da eklediler.

Kurdistan bölge baskani yine tek basina ve kimseye danismadan, Maliki-Hasimi sorununa taraf olarak olaya müdahil olurken, Kürtlerin azili düsmanlarini, pardon dostlarini Hewlêre cagirarak Hewlêr antlasmasina secde ettiler. Kimler toplantiya katildi: Irak devlet baskani Sayin Celal Talabani, El Iraqiye ittifaki baskani Iyad Allawi, Mukteda El Sadr ve Irak parlamentosu baskani Asil Necefi. Bir söz var buyur burdan yak diye!

Necefi ve Sadr Kürt halkinin dostlari olmuslar! Yani Alpaslan Türkes ve Ecevit ne kadar Kürt halkinin dostlari olduylarsa Necefi ve Sadr da bu kadar Kürt dostudurlar.

Kurdistan bölge baskanina sormak gerekir. “” Sayin Baskanim sık aralıklarla sorunlarımız çözülmezse ayrılırız diyorsunuz, 9 yıldır Bağdattasınız yada temsilcileriniz Bağdat’ta ve YNK genel sekreteri Mam Cela Irak devletbaskanı şimdiye kadar Başta Kerkuk olmak üzere, Pêshmerge, Petrol, Musul, Bütce...vs konularda bir adim atilmadigi gibi Bagdat Hükümetinin ataklari dur-durak bilmiyor. Kötü bir ihtimalle, Bagdat » in Irak anayasini ihlal edip sözünde durmamasi durumunda alternatif bir hareket planiniz meshur deyimle B planiniz var mi ?

Gelismelere bakildiginda B planinizin olmadigi gibi söylem ve pratik arasindaki uyumsuzluk durumu, konumunuzu tartismali bir pozisyona da sokmaktadir. Bagimsiz Kürt devletinin kurulmasinin bir hak oldugunu söylerken buna uygun bir alt-yapilanma oldukca uzak bir konumdadir. Bugüne degin Kürtlerin evini derleyip toparlayacak, Kurdistan güneyinde ulusal birlik ve toplumsal adaleti saglayacak adimlar atilmadigi gibi, ates cemberindeki Güney Kurdistandaki celiskilerin dahada derinlesmesi yönünde hareket edilmistir. Bunun icin, Anayasa bagli kalinmamasi durumunda ayriliriz söylemi pek inandirici gelmemektedir. Bu konuda yanilmayi cok isterdim ne yazik ki gelismeler bu yöndedir.

Sonuc itibariyle Kurdistan bölge bakani Sayin Mesud Barzani” nin Kürtlerin Bagimsiz Devlet kurma hakklari vardir söylemi duygusal pratik adimlari olmayan bir söylemdir. Bagimsiz devlet kurmanin en önemli kosullu ic kosullar ve buna paralel dış koşullardır. Uluslararası gelışmeler ve son dönemde ulusal bağımsızlıklarına ulaşıp bağımsız devletlerini kuran onlarca halkın konumuna bakıldığında uluslararası koşulların buna uygun olduğu açıktır. Uluslararası koşulların bu yönde olgunlaşmadığı propağandası yapanların esas amaç ve çıkarları, bir kaç kırıntı ile Kurdistan’ ın sömürge statüsünün devamından yanadır.

İç koşullar ise alt ve üst yapının fonksiyonel ve işlevsel bir konuma sahip ve buna bağlı olarak, politik arena ve demokratik kitle örgütlerin bir ahenk içersinde olması gerekir. Kurdistan’ ın güneyinde var olan parlamento, hükümet, başkanlık, yargı, peşmerge gücü ( Ordu ) polis...vs nin atıl durumda olması, Bağımsız Kurdistan devletinin oluşması önündeki en büyük handikaptır. Bu handikapın birinci derece de sorumlusu Kurdistan bölge başkanı sayın Mesud Barzani’ dır. Bizzat kendisinin izlediği tek kişilik politika bağımsız Kurdistan’ ın oluşmasının önündeki en büyük engeldir. Kurdistan' da sistem parlamenter sistem olmasına rağmen son dakika ile Kurdistan bölge başkanın parlamento yerine halk oyları ile seçilme değişikliğinin yapılması ile fiilen başkanlık sistemine geçilerek zaten işlevsiz bir konumda olan, Parlamento ve hükümet etkisizleştirildi. Karar alma, karar verme yetkisi olan sadece Sayın Mesud Barzani' dır.

Bu durum büyük bir çelişkidır.

İç ve dış koşulların Bağımsız Bir Kurdistan devletinin kurulmasına uygun olmasına rağmen, Bağımsız Kurdistan devletinin kurulmasına en olan durum, düşmanlardan çok Kurdistan politik arenası ve halen dağ döneminin ilişkilerini aşamayan Kurdistan politik önderliğidır. Buna rağmen Kurdistan' ın güneyin Halkın kendisini Iraklı olarak görmemesi güçlü bir aydın ve muhalefetin olması, yarınlarımız için umud kaynağıdır. Bu rüyalarımızın yarından önce gerçekleşmesini mümkün kılıyor.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.