Siyaset

Bağdat 'ta çatlak ses

Alixan Aras · 16.01.2006 · 2 görüntülenme

Geçenlerde Irak'ın en güçlü Şii siyasetçisi, yeni, ulusal olarak kapsayıcı bir anayasal düzen yaratılarak iç savaştan kaçınılması yönündeki Amerikan destekli çabalara ağır bir darbe vurdu. Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi lideri Abdülaziz el-Hekim, geçen ekimdeki anayasa referandumundan önce, yeni anayasanın yeni seçilen parlamento tarafından ciddi biçimde elden geçirilmesi yönünde yapılan hayati önemdeki öneriye sırtını döndü. Hakim konumda bulunan ve İran tarafından desteklenen köktendinci bir partiyi yöneten Hekim, şimdi anayasada büyük çaplı değişiklikler yapılmaması gerektiğini söylüyor. Özellikle petrol zengini Şii güneybatıya hatırı sayılır özerklik veren mevcut maddeleri savunuyor. Geçen ay yapılan parlamento seçiminin oy sayım işlemi henüz tamamlanmadı. Fakat Şii dini ittifakın (Hekim ittifak içindeki en önemli lider), işine gelmeyen anayasal değişiklikleri bloke etmeye yetecek sayıda sandalye kazanacağı şimdiden kesin. Hekim'i önceki öneriye uyması konusunda ikna etmek dışında bir çare yok. Hekim'in takındığı bu son tutum, ulusal bir parçalanmaya ve sonu gelmez bir iç savaşa davetiye çıkarıyor. Aynı zamanda, önemli anayasal değişikliklerin yapılmasına dair ilk sözün verilmesine aracılık eden Washington'a karşı da kışkırtıcı bir meydan okuma. Sünniler, hem anayasa referandumunda hem de geçen ayki parlamento seçiminde, bu söze güvenerek yüksek bir katılım kaydetti.Sünni seçmenleri demokratik siyasetin içine çekmek, Başkan Bush'un Amerika'nın askeri geri çekilmesinin önşartı ilan ettiği, istikrarlı, barışçı bir Irak yaratılması açısından hayati önem taşıyor. Yeni anayasanın Sünniler için en kabul edilemez yönü, ulusal siyasi ve ekonomik gücü köklü bir biçimde merkezsizleştirmeyi, ülkeyi farklı bölgelere bölmeyi öngörmesi. Jeolojinin azizliğine bakınız ki, Irak'ın bilinen petrol kaynaklarının büyük bölümü, Şiiler veya Kürtlerin egemenliğindeki toprakların altında; kuzey ve batıdaki Sünni bölgeleri ise kaynaktan yana yoksul ve sıkışmış durumda. Bir bütün olarak Irak, halkının tamamını nispeten rahat yaşatacak kadar zengin bir ülke. Fakat köklü şekilde merkezsizleştirilmiş bir Irak, Sünnileri yoksul, kızgın ve çaresiz bir halde bırakacak, onları komşu ülkelerdeki radikal Sünni grupların kucağına itecek. Sünniler Irak'ta azınlıkta olsa da, Arap dünyasının genelinde ezici bir çoğunlukları var. Iraklı Şiiler ve Sünniler arasındaki uzlaştırılamaz bir ayrışma da Şiileri İran'a ve Amerikan birliklerine bugünkünden çok daha bağımlı kılacaktır. Başka alanlarda da (bilhassa kadın hakları ve Saddam Hüseyin'in Baas Partisi'nin eski üyelerine yönelik abartılı yasaklar) anayasal değişikliklere ihtiyaç var. Fakat şu an için en patlayıcı mesele merkezsizleştirme. Hekim ise fitili ateşlemeye mantıksızca niyetli görünüyor.The New York Times  Başyazı, 12 Ocak 2006 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.