BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Rojhat Badikî · 19.02.2007 · 2 görüntülenme
Türk devletinin futursuzca saldırganlaştıgı ve bütün kurum kuruluşları ile Kürt halkını, psikolojik olarak yıldırma hareketlerinin yaygınlaşıp genişletildiği bir süreçte, Kurdistan ulusal bileşenlerinin dağınık ve kaos içersinde bulunması içler acısidır. Bölge halklarının kan içici vampirleri panik içesinde olmalarina rağmen arka bahçelerinde yaşanılan ölüm sessizliğinin verdiği rahatlık ile azgınlaşmaktadırlar. Sömürgeci devletlerin hedefleri her ne kadar Güney Kurdistan’ da oluşan küçük Kurdistan devletine karşı yoğun bir saldırı hazırlığı içersinde olduklarının izlenimini veriyorlarsa da, esas hedefleri; sömürgelerini ( Kurdistanın diğer parçaları ) elde tutma haklarını garantiye almadır. Sömürgeci Türk devletinin, Güney Kurdistan hükümeti, ABD ve AB’ye vermek istediği mesaj budur. T.C’ nin esas hedefi Kuzey Kurdistan’ dır, Kuzey Kurdistan’ ı adım adım Türklük ve Türkiyecilik girdabinda yeniden eritip yok etmedir. İçteki sorunları bertaraf etmenin en iyi ve zahmetsiz yolu, dış düşmanla savaş blöflerini yaratmaktır. Türk devlet erkanın ABD gezisini de bu bağlamda değerlendirmek gerekir, Türk devletinin küçük Kurdistan devletine karşı izlediği yol-yöntem tam anlamı ile Havuç-Sopa politikasıdır. Varsayalım ki, T.C ‘ nin uyguladığı yada uygulamaya sokmak istediği politikalar şu veya bu şekilde bir bahane ile küçük Kurdistan devletine saldıracaktır. T.C’ nin bu politikalarını başarısızlığa uğratmanın yol ve yöntemi nasıl olmalıdır. Türklerin izlediği politikaların bir benzeri, Kürde Kürd propağandası ile mi? TC’ nin politikaları başarısızlığa uğratılabilinir? Hiç zannetmiyorum! Bu yöntem ve mücadele şekli ile TC’ ye geri adım attırılamaz. TC dışişleri bakanı Gül ile TC genel kurmay başkanı Büyükyanıtın demeçleri ilk etapta bir birine karşı çelişki ve çatışmaların yaşandığı izlenimi uyandırıyorsada, aslında koordineli bir politikanın farklı varyantlarının ayni anda uygulamaya sokulmasıdır. Irak politikalarında ne kadar taviz koparabilirim, Kürt halkının ulusal haklarını ne kadar kırpa bilirim mantığı ile hareket eden TC’ nin önüne koyduğu asıl hedef Kuzey Kurdistan ve Türk metrepollerinde yaşayan Kürtlerdir. TC, AB ile olan ilişkilerde Kürt halkına karşı onyıllardır uyguladığı politikalarda bir milim geri adım atmamıştır. TC’ nin Kürtlere karşı uyguladığı ırkçı ve inkar politikların temel dayanağı olan yasa ve kanunlar olduğu gibi korunmuştur. Kürt varlığı değişen koşullara rağmen kerhen de olsa kabul görülmemiştir. TC’nin küçük Kürt devletine karşı açtığı haçlı seferini bozguna uğratmanın yolu, TC’ yi cephe gerisinde hırplamaktan geçer. TC’ nin Kürt devletine karşı cephe gerisi olarak kullandığı Kuzey Kurdistan’ ı, TC açısında nefes alamayacak duruma getirmekle, TC’ nin planları başarısızlığa uğratılıp, Güney Kurdistan’ ın rahat nefes alması sağlanılabilirinir. Bunun dışındaki politikların başarıya ulaşma şansı oldukça zayıftır. Yalvar-yakar politik duruşlar, TC’ yi okşamaktan başka bir anlam taşımıyacaktır. Eğer düşmana karşı cepheden saldırma imkan ve olanakları yoksa, düşmanı hırpalama, moralını bozma ve prestijini yok etme yöntemleri seçilmelidir. TC’ yi dizginleyebilecek ve onu Kurdistan genelinde bozguna uğratabilecek şartlar mevcuttur. TC, konumu sunii-ekletik yapılanmasi, sömürü ve zulmunun büyük dayanağı olan hiyarerşik yapısı, içsel olarak büyük handikaplar taşımaktadır. Ulusal mücadelemizin başarıya ulaşmasının dayanaklarından biri TC’ ye bu zayif çelişkili noktada saldırıyı yoğunlaştırmaktan geçer. TC’ nin dayandığı toplumsal dayanaklar, sunii ve ekletiktir. TC’ nin ırkçı-faşist yasaları, kanunları, Kürt halkı ve diğer azınlıklara karşı uyguladığı ınsanlık-dışı yötntemleri uluslararası alanda bozguna uğratmak mümkündür. Kurdistan ve Türk metrepollerinde toplumsal serhildanlar ile riskli de olsa gedikler açmak mümkündür. TC’ nin güney Kurdistan’ a karşı savurduğu salvoları durdurmak mümkündür. Bunun için ilk adımı, TC’ ye akıl hocalığı yapmaktan, Türkiye şöyle yaparsa yada böyle yaparsa siyasi, ekonomik, politik olarak güçlenir nakaratlarından vazgeçmek. Bin yıllardir kardeşiz, Türkiyeyi demokratileştirmek ve demokratik uygar bir Türkiyede birlikte yaşamak yalanlarından vazgeçmek.... İkinci adım ise biz Kürtler ulusal ve toplumsal mücadelenin bileşenleri olarak laftan ziyade birlikte daha çok nasıl pratik adımlar atıp ortak birlikte iş yapma ruhunu yakalarız diye ciddi düşünmek ve TC cephesinde somut olarak gedikler açacak çalışmalar yapmaktir.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.