Siyaset

Aysel Tuğluk’ ın Seçilmemesi, TSK ve Öcalan’ ın Seçilmemesidır

Rojhat Badikî · 16.06.2007 · 2 görüntülenme

Sömürgeci Türk devletinin farklı kanatları arasındaki iktidar çatışması, Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesini doğrudan etkilemektedir. DTP partisinin ’’ Türkiye’ ye Sözümüz var! ’’ seçim sloganı ile PKK’nin Kürt gençlerini Kemalistlere kurban  etme ’’savaşı ’’  TC’ nin farklı kanatları içersindeki çatışmalarda piyon işlevini görmektedir. DTP’ yi yönlendiren imralı konuğu ve bir kaç işbirlikçinin dışındaki tüm kesimlerin yurtsever olması, realiteyi değiştirmemektedir. DTP’nin dayandığı ve örgütlü olduğu kitle, Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesinin dinamik, mücadeleci ve fedekar kesimi olduğu da bir gerçekliktır. 23 yıllık savaşta! Savaşın tüm yükünü omuzlayan, en ağır beddelini ödeyen, Türk metrepollerinde bir lokma ekmeğe muhtaç edilen büyük oranda yine bu kesimlerdır.  Ama diğer bir gerçeklikte, bu kesimin sürü güdüsü ile yönetip yönlendirildiğidır. Sürü güdüsü, Kürt halkı içersinde içselleştirilmesi ve bu konuda başarılı! Olunmasının temelinde, PKK’ nin alternatifsiz olmasından kaynaklanmaktadır. Kurdistan tarihinin en bilinçli işbirlikçisinin, tüm Kurdistani değerleri, TC’ ye peşkeş çekmesinin yanısıra, temelli olmayan bir zehirlenme senaryosu ile aklı başındaki insanları bile bir kukla gibi yönlendirmektedir. Bundan dolayıdır ki  Sömürgeci Türk Genel Kurmay bakanın talimatı ile Kürtlere karşı başlatılan seferberlikte, Öcalanın taşeron rolü görünmemezlikten gelinmektedir. PKK ve onun güdümündeki kurum kuruluşlarda yer alan aklı başındaki kesimler Öcalanın eliyle uygulanan senaryonun farkında olmalarına rağmen verilen pay ve payelerden dolayı uğursuz bir sessizlik içersindedirler.  Sürü güdüsü ile yönetilen kesimlerin dışındaki ötekilerinde durumu pek içaçıcı değildir.Gerek ulusal bazda gerekse uluslararası areneda güneyinde katkısı ile oluşan olumlu atmosfere rağmen, yaşanılan kaos ve örgütsüzlük aşılınamıyor. Bunun bir çok nedenleri var ama iki olgu var ki bizimaçımızda çok önemlidir.  Savaşın, savaşan tarafları arasında bilinçli olarak Kurdistan coğrafyası ile sınırlı tutulmasından dolayı, TC-TSK’ ye inanılmaz fırsat ve avantajlar sunmuştur. Savaşın Kurdistan sınırları ile sınırlandırılması, TC’ Kurdistan halkının temel dokusunu felc edip onun toplumsal ve natural demografyasını tahrip edip.Toplumsal dokunun  parçalanmasına asimilasyon, Türkiyelileşme olgusunu hızlandırmıştır Bu durum TSK’ ye inanılmaz imkanlar sunmuştur. TSK, gerilla savaşında hatırı sayılır bir birikime ulaşıp hareket yeteneğini geliştirmiştır.. Bir kaç asker, bir kaç subayın vurulması, duyguların tatmin edilmesi, korkuların kırılması moral açısında artı olarak görülebilir ama ulusal mücadelenin boyutu ve kaybedilenler değerlendirildiğinde ise bir hiçtir.   23 yillik savaşın beddeli ulaştığı aşama Kemalizmin kutsanması olmamalıydı şeklinde düşünmek duygusallıktır. Savaş bir gerçekliktir ve bu gerçeklikte duygusallık değerlendirilemez. Haklı olan her zaman kazanacaktır diye bir kural da yoktur.Savaşın kurallarını yerine getiren oyunu kurallarına gore oynayan üstünlük sağlar içinde oyun olsa bile…  Kürt halkı savaşı kazanmak, bağımsız Kurdistan çatısı altında özgür yaşamak için en kutsal varlıkları olan çocuklarını kurban ettiler. Hiç birimiz bu savaşın şıkeli olduğunu zamanında fark edemedik. Fark ettiğimizde ise Kurdistan’ ın tüm demografyası alt-üst olmuştu. Sömürgeci Türk devleti ve onun silahlı kuvvetleri Kurdistanda yerle bir ettiği köylerde koruyucu rollune soyunmuştu.  Sömürgeci Türk devleti ve İmralı işbirlikçisinin gücü sonsuz ve kırılmaz değildir.Her ne kadar yeteri oranda örgütlü olmazsak bile, söşürgeci Türk devleti ile İmralı işbirlikçisinin zayıf kırılacak yanları vardır. Bunu başardığımızda, TC ve işbirlikçisini yenilgiye uğratmanın ilk basamaklarını çıkıp yeniden örgütlenmenin ilk adımlarını atabiliriz. Bunun için uzun bir sürece ihtiyacımız olduğu ortadadır. Şartlar ve değişen dünya dengeleri, Güney Kurdistan’ ın konumu, hedeflerimize ulaşmada önemli kilometre taşlarıdır. Belki çok küçük ve önemsiz görülebeilecek bir olay büyük bir zaferin ilk haklası olabilir.  Bunun için önümüzde küçük ama önemli bir fırsat vardır. Genel seçimlerde TC ve İmralı işbirlikçisinin zayıf tarafından vurmak ve buradan gedikler açmak, Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesi açısında önemli bir adımdır. Korku ve güvensizliğin aşılması, Öcalan ve şurekasının manıpülasyonlarının kırılması için; TC-TSK ve Öcalan  hainin ortak adayı Aysel Tuğluk’ u seçtirmemek ve seçimleri boykot etmektir. Amed’ in buna gücü var, çünkü Amed, bütün coğrafyadan insanlarımızın yaşadığı küçük Kurdistan’ dır.Aysel Tuğluk efendilerinin emirlerini yerine getiren bir piyondur ama onun seçilmemesi efenedileri olan TSK-Öcalanın darbelenmesidır, seçilmemesidir…..   

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.