Siyaset

AYMAZ KÜRT BAĞIMSIZLIK İSTEMEZ!

Rojhat · 06.01.2007 · 2 görüntülenme

Orhan Miroğlu iki hafta evvel Radikal İKİ  Gazetesinde “Hiçbir  Kürt, Kürt devletinden yana değil.. İstemiyor.” İçeriğinde bir yazı yazdı. Bir Kürt olarak reyime benden habersiz ipotek koydu. Zoruma gitti. Çok çok içerlendim…  Buna binaen aşağıdaki yazıyı kaleme alma ihtiyacı bende hasıl oldu… “Kürtler ne istediğini bilmiyor”, “Kürtlerin çoğunluğu bağımsızlık istemiyor”, “Her Kürdün gönlünde bağımsızlık yatar ama...”   “Kürtler birlik olmalı, federasyonu kurmalı, en makul çözüm bu…”, “Kürtler devlet istemekle, devlet kurmaya yönelmekle sonlarını hazırlıyor..” vs. Kürtlerin iradesini/reyini tekelinde sanan  aymazlar oturup datalarının başında hiçbir rahatsızlık his etmeden döktürmeye koyuluyorlar. Hiçbir bulguya bilgiye ve veriye dayanmaksızın ucuzdan atıyorlar. “40 milyonluk Kürtler, 30-35 milyonluk Kürtler, en az 25 milyonluk nüfusa sahip Kürt…” “Kürt halkı, Kürt, Kürt etnisit, Otantik halk Kürtler, kadim Kürtler, Onurlu Kürtler… derken Kuyruklu Kürtler… Kırolar(!)”  ve nice nitelemeli Kürtler..vs.. “Kürtler için esas sorun demokratik bir Türkiye sorunudur”, “Kürt sorunu bir toprak reformu sorunudur”, “Kürt sorunu demokratikleşme ve feodalitenin tasfiyesi sorunudur”, “Kürt sorunu özünde bir Türk sorunudur”, “Kürt sorunu Türkiye’de bir vatandaşlık sorunudur”, “Kürt sorunu emperyalizmin kışkırtması sorunudur.”, “Kürt sorunu benim sorunum.”, “Kurt sorunu yoktur dersen yoktur.”, “Kürtler her şeye sahiptir ve hiçbir sorunları yoktur”, “Kurt sorunu bölgelerarası eşitsizlik sorunudur”, “Kürt sorunu aşiretler arası nifak sorunudur”, “Kürt sorunu devletlerarasında ileri sürülen piyon sorunudur”, “Kürt sorunu Ermenilerin kışkırtmalarından ortaya çıkmış bir sorundur”, “Kürt sorunu petrol paylaşım sorunudur”, “Kürt sorunu gelecekte paha biçilmez ölçüde değer kazanacak olan su sorunudur”, “ Kürt sorunu özünde bir tarım sorunudur”, “ Kürt sorunu özünde bir etnik sorundur”, “Kürt sorunu Ortadoğu sorunudur”, “Kürt sorunu Türkiye’nin jeo-stratejik, jeo-politik  sorunudur”, “Kürt sorunu Türkiye’yi bölüp parçalama sorunudur”, “ Kürt sorunu otantik bir halkın ortadan kaldırılma ve bu yok oluşu kabul etmeyen etnik bir halkın var olma sorunudur”, “Kürt sorunu eşitlik sorunudur”, “ Kürt sorunu proleter devrim sorunudur ve onunla çözülecek bir sorundur”, “Kürt sorunu özünde bir dil sorunudur”,”Kürt sorunu esasta bir asimilasyon-entegrasyon sorunudur”, “Kürt sorunu özünde bir ekonomik sorundur”, “Kürt sorunu askeri bir sorundur”, “ Kürt sorunu bir terör sorunudur” bu listeyi daha da uzatmak mümkündür… Ancak bu tanımlamaların hiç birisi Kürt sorununu tarife yeterli değil ve yanlış tanımlamalar kategorisinde olduğunu belirtmeliyim… Ancak ‘Ortadoğu’da bir ülkenin bağımsızlığı, bir milletin özgürleşip demokratikleştirilmesi, kendi yer altı ve yer üstü kaynaklarını bu millet(Kürt) ve bu ülke (Kürdistan’da) de yaşayan kültürlerin kendine ait, kendini yöneten, coğrafyalarındaki variyeti planlayıp kendi yaşamlarını özgürce ikame etme ve özgürce – insani değerleri ilke edip geliştirme – yaşama sorunudur.’ diyenlerin marjinalleştirilmesi için yukarıda sıraladığımız tüm “Kürt sorunları” dillere peltensek edilmiştir. Kürtler Millet… Millet iseler devlet kurma arzuları, bağımsız olma ruhları, kendi kaynaklarına sahip çıkma ve variyetlerinin bölüşümünü kendilerinin yapma, dil-Kültür-sanat ve de eğitim estetiksel eğilimlerini geliştirme amaçları da var olacaktır. Şayet millet değillerse bu amaçlara haiz olmaları mümkün olmaz/olamazlar demektir. 200 yıllık kesintisiz savaşta her Kürt’ün  arzuladıklarının bir devlet ve onu çevreleyen etmenleri elde etmek için “değildir” (!) deme cesaretini ( sömürgeciler hariç) kim kendinden bulabilir ki?!  Eğer bir Millet Kendi kaderini eline alması, kendini, coğrafyasını, ekonomisini, dilini, kültürünü, sanatını ve estetik değerlerini kendine ait olarak özgürce yaşaması sorunu değilse bu işgalci, ilhakçı sistemlerin bunca yırtınmasının sebebi ne olabilir ki? Kürt milleti adına ve kendini demokrasi adına tüm Kürtlerin (ben dahil) yerine koyan Orhan Miroğlu vb. yemin billah “Kürtler devlet istemiyor” diye Kürtler adına “demokratlık pazarı”nda ‘Kürt satışına’(!) çıkarken kazandıkları nedir? Bir bize de bu muhasebelerini açıp öğretseler kıyamet mi kopar?! Bu zevat;  “Kürt ulusunun bağımsızlık istemediğine” kefil oluyor. Bir de “Her Kürdün gönlünde bağımsızlık yattığına”  emin olanlara yüzünü dönse fena mı olur?... Bu Zevat; Kürt halkının karşısına ne zaman böyle bir özgür seçim sandığı koydu da, kendinden emin “Kürtlerin bağımsızlık istemediğini böyle güvenle söyleyebiliyor?” Yanı başında ülkenin küçük bir parçasında Kürtlerin kurduğu ve onunla gururlanıp korumak için can bedeli tetikte duran güneyli Kürtlerin devletine, “Federe Kürdistan Kürtlerden ayrı bir şeydir.” diyebilecek mi? Federasyonlar şeklinde beliren devletlerde; Milletler özgür tercihlerini belirtme zamanı geldiklerinde bağımsızlığı tercih etmiyorlar mi?   Bütün bu tartışmalara ve “Kürt sorunu”na yığınla anlamlar yüklerken  "Kürtler   bağımsızlık istemiyorlar." demek nasıl demokratça bir tutum  olabilir?Kendi yılgın yada uniter-Kemalist görüşlerini  “halk böyle istiyor ya da halk şunu istemiyor” gibi bir yüklem yükleyerek / yaparak mı inandırıcı oluyorlar? Peki  “kendisi için” ne istediğini söylese daha özgün ve demokratça bir tutum olmaz mı?,   Bu tutumuyla kimin ne istediğine, farklılıkların da bu yöntemle kendini ortaya koymuş olmasına daha iyi yardımcı olmaya çalışsa fena mı olur? Bu yöntemi denese demokratlığına helak mi getirir?Kimileri “Kürtlerin bağımsızlık istemediğini, isterlerse ve devlet kurarlarsa Kürtleri büyük felaketlere sürükleyeceklerini, anti demokratik ve çağdışı uygulamalara uğratacaklarına” dair  savlar savsaklamaktadırlar. Bu zevatın böylesine savsaklayıp akıl pazarlamaları, emir ve nasihatleri demokratik mücadele ve eğilime mi, yoksa TC.’nin anti_Kürt propaganda kampanyalarını Kürtler eliyle yapmaya “yetkili şahsîyet” diye yormak gerekmez mi?!!!  Siz siz olun ağırlığınızı ve kendiniz için ne istediğinizi bilin!  Aymazlık Pazarlayan Kürt Olmayın…Bir ülkenin bağımsızlığını, milletin özgürlüğünü, devletin demokratik karakterini savunmak;  sınıf, etnisit, şehirli, köylü, sınır boyları, iç sınırlar, parçalar, bölgeler, milli burjuvazi, palazlanan burjuvazi  sorunu değildir. Söz konusu Kürtler ve Kürdistan olduğunda yarım, çeyrek yurtseverlikle ele alınacak bir şey de değildir. Tüm ülkeyi ve milleti özgürleştirmeyi düşünmek ve özgürlüğünü-bağımsızlığını Milli Kurtuluş temelinden ayrı tutmamak ve devletleşmek temel stratejim ve özlemimdir. Bunun için mücadele etmekteyim. Yaşamımı bunu için harcamaktayım. En azından benim için   doğru olan yol budur…O halde bundan böyle “Kürtler bağımsızlık istemiyor” diyen aymazlar; en azından toplam Kürt nüfusunu kastettiklerinde bir parantez açıp “Ehmedê Gûlîstanê hariç” diye belirtmelidirler. Yoksa onları anti- demokratik, lafazan, ukala ve TC’nin sözcüleri olarak değerlendirme hakkım doğmuş olacak… Siz siz olun bu kötü ve çirkin öne sahip olmayın… Tavsiye etmem! Orhan Miroğlu’nun durumuna düşmenizi istemem…Sevgiler...EHMEDÊ GÛLÎSTANÊ05/01/2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.