Siyaset

ATHLETIC BILBAO

Rojhat Badikî · 28.04.2012 · 2 görüntülenme

ATHLETIC BILBAO
Küçüklüğümde Beşiktaş takımını tutuyordum, koyu-fanatik bir beşiktaşlıydım. Nede olsa Beşiktaş emekçilerin-yoksulların-Arabacıların takımıydı. Diyarbakırspora da ilgisiz değildim. Ama, Beşiktaş daha öncelikliydi. Fenerbahçe, Zenginlerin, Galatasaray’ da Aristokratların takımı olarak, belleklerimize işlenilmişti. Ortaokul sürecinden sonra ; Beşiktaş takımı artık ilgimi çekmiyordu ve nihayetinde Liseden sonra, Beşiktaşı tamamen sildim, o artık benim için düşmanlarımın bir takımıydı, onun taraftarı olmam, onun sevmem için bir neden yoktu.

Liseden sonra, başta Türk milli takımı olmak üzere, hiç Türk takımının Avrupa’da kazanmasını istemiyordum. Onlar kazanıp, ırkçılık naralarının dozunu yükseltikçe, benim de onlara karşı kin ve nefretim artı. Türk takımların, Avrupa takımları ile olan maçlarında, bütün kalbimle, Avrupa takımlarının kazanması için dua ediyordum.

Türk takımlarının rakipleri kazandıkça sevinc ve çoşkumu zapt edemiyordum. Türk takımları, Beni temsil etmiyorlardı, etmedikleri gibi, kendi değer-yargılarını bana empoze etmek için bu tür şeyleri Kürtlere karşı silah olarak kullanıyorlardı.

Kürt halkının bütün değer ve sembollerini hiçleştirip yerine kendi değer-yargıları ve sembollerini empoze ediyorlardı. Duygu-his ve bilincin esir alındığı bir topluma herşeyin kolayca şırınga edilebileceği konusunda oldukça ustaydılar. Bunun için tarih kitaplarından, günlük yaşama kadar, kendilerine ait yada bırakın bilimselliği hiç bir temeli olmayan, uyduruk hikayeler ( Karaoğlan-Tarkan, Kara Murad...vs vs) yaşamımıza, bilinç altımıza yerleştiriliyordu.

Yurtsever bir ailenin ferdi olmam, yakın akrabalarımızın ( Muherem Biçimli) yurtsever olmaları, doğal olarak ; Kürtlük Kurdistanlılık his ve duygularımı yüksek tutuyordu. Köy evimiz bir nevi, Kurdistan tartışma platformuydu. Misafirler için hazırladığımız büyük bir salon-odanın bir gece bile misafirsiz kaldığını hatırlamıyorum. Bütün köylülerin misafirleri bizim doğal misafirlerimizdı. Bu açıdan kendimizi hiç zaman Türklük-Türkiyeliliğe yakın hissetmedik. Buna rağmen, bir sürece kadar, Türklüğün sembollerinden biri olan Beşiktaş, bir döneme kadar, yaşamımda yer aldı.

Fotball seviyordum. Mahalle takımının kaptanıydım. Gençliğimde, daha ileri yaşlarda da imkanlarım ölçüsünde Fotbal maçlarını izliyordum, taki Barcelona ve Bask Takımı Athletic Bilbao’yu tanıyana kadar. Her iki takımdan özellikle de Athletic Bilbao’yu sevdim.

Athletic Bilbao, herşeyi ile bana hitap ediyor, bizden biriydi.

Avrupa’ daki mecburi ilticacı yaşamımda, Athletic Bilbao’ yu daha yakından takim etme imkanına sahip oldum. Bir asırı deviren Athletic Bilbao’ nun, 26. 04 2012 tarihindeki Sporting Portugal, maçını izleme şansına sahip oldum. Athletic Bilbao-Sporting Portugal Maçını izlerken, Kuzey Kurdistan’ li, Parti, örgüt, aydın ve politikacıların Türkiyelilik aşkı bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Tesadüf mi bilmiyorum.

Bu kadar da, tesadüf olmaz herhalde, Maçı izlerken ; Kurdistan’ ın Şirnax ilinden Sömürgeci Türk parlamentosuna milletvekilli ! seçilen Hasip Kaplan ‘’Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Kulübü üyesi öğrencilerini kabulünde’’ Türkçe ortak dilimizdır nakaratı ile ezberletilmiş bir papağan gibi ‘’ Bayrakla, resmi dil ile sınırlarla hiç bir problemimiz’’ yok diyordu !

Athletic Bilbao, Hasip Kaplan’ı yalanlarcasına, sözlerini tezkip ederek:’’ Sizin de bizim gibi bayraklarla sorununuz var, maç seyircilerimize bak İspanyol bayrağını ara belki mumla bile göremezsin, ama Bask ülkesinin bayrağını alaca karanlıkta büyük bir ihtişamla görürsün!

Her şey muhteşemdi !

İspanya Bayrağı, Tüm İspanya’ da ( sömürgeleri ; Bask ve Katalan dahil) resmi olmasına rağmen, 39 750 kişilik San Mamés stadında yanlızca sömürge Bask ülkesinin; YEŞİL-BEYAZ-KIRMIZI renkli Bayrağı dalga dalga tüm trübinlerde esip çoşuyordu. Athletic Bilbao öyle bir takim ki, Bask evladından başka hiç bir yabancıyı oynatmıyor. İçerde Beyaz-Kırmızı-Siyah dış maçlarda ise Bask ülkesinin ulusal sembol ve değeri olan, Bask ülkesi bayrağının rengi olan olan; Beyaz-Kırmızı ve Yeşil formayı giyer. Bütün bask ülkesinin gururu-onuru ve ulusal semboludur.

Kuzey Kurdistan politik arenasının anlamadığı, yada anlamak istediğ nokta bu!
Bizde eksik olan, olduğunda da özgür kılacak olan, ruh hali Athletic Bilbao’ nun ruh halidır.

Kuzey Kurdistan’ da eksik ve ihtiyacımız olan Athletic Bilbao ruhudur. Bizi başarıya, özgür vatandaşlar, özgür halklar ailesine katacak olan Beşiktaş ruhu değil Athletic Bilbao ruhudur.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.