Siyaset

Ateş Bir Kez Tutuşunca

Rojhat Badikî · 27.07.2012 · 2 görüntülenme

Ateş  Bir Kez Tutuşunca
Kurdıstan’ ın Güney-Batisindaki gelismeler, Basta TC olmak üzere Tüm Türk basin-yayin ve yazar-cizerlerini derinden etkilemis. Nasil etkilemesin, Hekkari` den Iskenderuna uzanan yaklasik 750 km” lik sınır Kürtlerin denetimi altinda olacak, Hekkar`iden Hataya kadar karsi taraftan Kurdistan bayraklari dalgalanacak ve her sabah Kürt cocuklari suni sınırların öte yakasinda “Herne Pês”i duyacak ve ne oldugunu Anne-Babalarina soracaklar!

Bu soru TC, Türk basın-yayını ve yazar-çizelerini düşündürüyor. Bundan dolayı Türkiye' nin 1 numaralı temel gündem maddi; Suriye, Güney-Batı Kurdistan ve olası gelişmelerdir.

Asimilasyon ki, ben buna jenosid-soykirim diyorum, Kürt insanin en corkunc sekilde etkilendigi ve TC`nin basardik diye üzerinde zafer cigliklari attiklari alanlarda, Kürt cocuklari her sabah Kurdistan bayraginin dalgalandigini görecekler ve Hene Pês`i duyacaklar. Kürt politik yapilanmasi ve biz yazar cizerler bunun ne anlama geldigini anlamadan, Ankara kapilarina dogru kosarken, Ankara ölümün soguk terleri icersinde, Kurdistan`in Güney-Batisindaki gelismelerin “zararli” etkilerini bertaraf etmek icin bütün kozlarini devreye sokmanin telasi icersinde.

Bunun icindir ki, Kürtler, Kurdistan yeniden Türk dünyasinin bas gündemine oturdu. Sabah kahvaltisi Kürt ve Kurdistan ile baslayim gece Bagimsiz Kurdistan kabusu ile yataga giriliyor. Bütün televizyon haber ve tartismalari ve Köse yazarlarinin ana temasi Kürt-Kurdistan olasi gelismeler ve Türkie`ye yansimasi bütün detaylari ile masaya konulup tartisiliyor. Kürt dünyasi ise halen derin uykuda!

Kürt dünyasinin neden derin uykuda olduklari, olmayanlarin ise yüksek Türkiye cikarlari dogrultusunda kalem cambazligi icersinde olduklarini bir yana birakip, TC ve Kalemsörlerinin telaslarindaki ipuclarini yakalamak, rahat bir nefes almamiza neden olacaktir. Yüzyillarin kölelik sirlari burada saklidir.

Evet, Türk meyda, yazar-cizerleri ve analistcilerin gündemi bir hayli yogun. Onlarca makale ve arastirma yazilari gazete, dergi sayfalarina aktariliyor. TV`ler bütün stratejisyen ve analistcilerle dolup tasiyor. Uzman stratejisyen, analistciler, yazar-cizerler genelde iki grupta toplaniyor. Her iki grub farkli görüs acilarina sahip olmalarina ragmen “Gaz ve Nasihat “ vermelerindeki ortak özellik; Türkiyenin Yüksek cikarlari dogrultusunda yapiliyor. Kimileri azili Kürt düsmanligi kimileri de kelime cambazliklari ile Kürt dostu postuna bürünürler.

Yazar Nuray Mert`in Kürtlerin “ Hasasiyet” Meselesi ve Biz adli makalesi ve Ahmet Altan” in Ikinci Kurdistan adli makalelerini karsilastirmali okunuldugunda, Nuray Mert`in soruna daha insani ve samimi yaklastigi Ahmet Altan`in Kürt soruna nasil kurnaz ve cambazca yaklastigi net bir sekilde görülür.

Kurdistan ve Türkiye” de düsman cepheseni genisletip, herekese kilic salamanin akilli bir is olmadigi dogru ama diger bir dogru da dost postuna görünen herkesin dost olmadigidir. Dostluk bile olsa cikarlarin her zaman önde yürüdügüdür.

Kurdistan`in Güney-Batisinda yakilan ve gittikce harlanan atesin neye ve nereye dogruldugu herkesten önce “Kürt Dostlari” cok iyi görüyor. Hekkari`den Iskenderuna uzan 750 kilometrelik Kurdistan sinirinin sadece Kuzey Kurdistan`i tetiklemeyecegi, gelismenin uzun zaman dilimi icersinde Kurdistan`in kuzeyini özgürlestirecegi gibi asimilasyon amacli Türkiye metrepollerine göc-sürgün ettirilenler icin Türkiye sinirlari icersinde özer-otonom bir yapi riskinin ortaya cikacagini bilirler. Dünyadaki gelismeler hizli bir sekilde bu sürece dogru evriliyor. Aile ici sorunlarin bile aile sinirlarini astigi bir sürecte milyonlari asan bir toplumun sorunlarini Türkiye`nin bir ic sorunu yapma dönemi asilip kapandi.

Kürt dostlari, süreci ve olasi gelismeleri cok iyi gördüklerinde sürecin yavaslatip, Kurdistan halkina karsi uygulanan asimilasyon sürecini hizlandirip, Kurdistan cografyasini Türkiye lehine kücültme planlari icersindedirler.

Kurdistan sorunun insani demokratik bir sorun olmadigini, bir halkin ve ülkenin özgürlük ve bagimsizlik sorunu oldugunu hepimizden daha iyi bilirler. Tüm cabalari, insani ve ahlaki degerleri maske yapip, Kurdistan`in sömürge statüsünü birakim rutin degisiklikle devam ettirmedir. Onlar Fanon degiller ve asla bu mantikla da olamazlar. Yukarda da belirtigim gibi bizim düsman cephesini genisletme bir lüküsümuz olmadigi icin, onlari basimizin üstüne koymadan, yan yana belli bir süre icin birlikte yürüyebiliriz.

Bu acidan Kurdistan`in Güney-Batisinda ortaya cikan de facto durumun etkisi ile zafer sarhosluguna kapilmadan, belirsizliklerden arinarak ulusal birlik ekseninde birlikte hareket ederek süreci en az zararla atlatip yürüye devam etmeliyiz.

750 kilometrelik sinir , Türk devleti icin ölüm canlari bizim icinde Kurdistan`in uzun bagimsizlik yürüyüsundaki harlanacak atesin ikinci kivilcimidir. Atesi harlandirmak Kurdistan halkinin ve Kürt bireyinin garantisidir. Kardeşlik, Barış, Türkiye' nin demokratikleştirilmesi, Kürtlere eşit haklar verilmesi gibi laf salataları, Harlanan Özgürlük ve Başımsızlık yürüyüşünü durdurmamalıdır.

Rojhat Badikî

27. 07. 2012





İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.