BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
BİA (Diyarbakır) - İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve Diyarbakır Barosu, 10 yıl önce kaçırılarak öldürülen Murat Aslan'ın ölümünde sorumluluk ve ihmali bulunan yaklaşık 30 kişi hakkında suç duyurusunda bulunacak.
İHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Selahattin Demirtaş ve Diyarbakır Barosu Başkanı Av. M. Sezgin Tanrıkulu bugün düzenledikleri basın toplantısında, Türkiye'de ilk kez, DNA testi sonucunda topraktan çıkarılan ve kime ait olduğu belli olmayan kemiklerin 10 yıl önce kaybolan bir kişiye ait olduğunun ispatlandığını vurguladılar.
Bugünkü basın toplantısına, 11 Mart 2004 tarihli Ülkede Özgür Gündem Gazetesi' nde yayımlanan JİTEM mensubu Abdulkadir Aygan'ın itirafları üzerine, kaybedilen oğlunun izini süren ve gömüldüğü yeri bulan baba İzzettin Aslan da katıldı.
Av. Demirtaş bianet'e yaptığı açıklamada "İHD Diyarbakır Şubesi ve Diyarbakır Barosu olarak, Abdülkadir Aygan'ın beyanlarında adı geçen bütün resmi ve gayri resmi görevliler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunacağız" dedi.
JİTEM elemanları kaçırdı
1969 doğumlu Murat Aslan 10 yıl önce, Diyarbakır'ın Yenişehir semtinde iki arkadaşıyla birlikte sokakta yürürken beyaz renkli Renault marka sivil bir otomobile zorla bindirilerek kaçırılan Murat Aslan, Silopi'de bir dağ başında kafasına kurşun sıkılmış ve yakılmış bir şekilde toprağın 15 cm. altında bulundu.
Babası İzzettin Aslan, oğlunun kaçırılması üzerine başvurmadığı merci kalmamasına rağmen 10 yıl boyunca hiçbir bilgiye ulaşamadı, ta ki 11 Mart 2004 tarihli Ülkede Özgür Gündem Gazetesinde itirafçı Abdulkadir Aygan'ın beyanlarının yayınlanmasına kadar.
Gazete haberine göre; Murat Aslan, aralarında Jandarma İstihbarat Tim Komutanı Abdulkerim Kırca'nın da bulunduğu JİTEM elemanlarınca kaçırılmış, Diyarbakır JİTEM'e getirilerek sorgulanmış, buradan Silopi JİTEM İstihbarat Komutanlığına götürülmüş, burada da işkence ile sorgulandıktan sonra Körtük Köyü yakınlarında üzerine benzin dökülerek yakılmıştı.
Bu haber üzerine baba İzzettin Aslan, Körtük Köyüne giderek burada bir araştırma yaptı. Civar mezralarda ikamet eden köylüler, böyle bir olayın 10 yıl kadar önce yaşandığını, bir çobanın bu infaz olayını uzaktan gördüğünü, olaydan birkaç gün sonra olay yerine giderek yanmış haldeki cesedi, açtığı bir çukura gömdüğünü, mezar yeri kaybolmasın diye de etrafını beyaz taşlarla çevirdiğini, orada gömülü bulunan kişinin kim olduğu hakkında bir bilginin bulunmadığını, hatta o bölgede bu mezarın neredeyse türbe gibi kabul edildiğini anlattılar.
DNA testi kanıtladı
Bu bilgiler üzerine İzzettin Aslan İHD Diyarbakır Şubesi'ne başvuruda bulundu.
* İHD ve Diyarbakır Barosu ile birlikte oluşturulan bir heyetle, Silopi Savcısı,
* Doktor ve Jandarma yetkilileri eşliğinde söz konusu mezarın bulunduğu yerde yapılan kazı çalışması sonucunda toprağın 15 cm. altında bir insan iskeletine ulaşıldı.
* Baba İzzettin Aslan, ağız ve diş yapısından iskeletin, oğlu Murat Aslan'a ait olduğunu teşhis etti.
* Kemikler İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek anne ve babadan alınan DNA örnekleri ile karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumunun 09.09.2004 tarih ve 46375/1761 sayılı raporuna göre söz konusu kemikler Murat Aslan'a aitti.
BM Prensiplerinin uygulanması istenecek
Diyarbakır Barosu Başkanı Av. M.Sezgin Tanrıkulu ile İHD Diyarbakır Şube Başkanı Av.Selahattin Demirtaş, yapacakları suç duyurusu yanında, yürütülecek soruşturmalarda "BM Ekonomik ve Sosyal Konsey'in 1989 tarihli ve 1989/65 sayılı Hukuk Dışı, Keyfi ve Kısayoldan İnfazların Etkili Biçimde Önlenmesi Ve Soruşturulmasına Dair Prensipler'in" uygulanmasını talep edeceklerini bildirdiler.
Tanrıkulu ve Demirtaş "Ülkemizde yüksek standartlı demokrasinin işlerlik kazanabilmesi için geçmişte bu şekilde suç işleyen devlet içi/dışı bütün çete ve bireylerin ortaya çıkarılarak yargılanmalarını" talep etti.
Haklarında suç duyurusu yapılacaklar
İHD Diyarbakır Şubesi ve Diyarbakır Barosu'nun haklarında suç duyurusu yapacağı yaklaşık 30 kişi arasında bulunan resmi ve gayrı resmi kişilerin adları şöyle:
OHAL Valisi Hayri Kozakçıoğlu, Asayiş Jandarma Kolordu Komutanı Korgeneral Hikmet Köksal, Diyarbakır İl Alay Komutanı İsmet Yediyıldız, Cizre İlçe Jandarma Komutanı Cemal Temizöz, Abdülhakim Güven, Savaş Gevrekçi, Cemil Işık, Ali Ozansoy, Mustafa Deniz, Zeki Batuhan, Erdal Salıncak, Selahattin Görgülü, İbrahim Babat, Abdülkerim Kırca, Adil Timurtaş, Fethi Çetin, Murat Kırıkkaya, Aytekin Özen, Kurtuluş Ön, Hüseyin Tilki, Hanım Beyaz, Yüksel Uğur, Abdülkadir Uğur, Kemal Emlük, Nuri Ateş, Tuna Yanardağ, Cindi Acet (Acut) ve Abdülkadir Aygan
İşte İtiraf, İşte Ceset! Sorumlular Nerede?
JİTEM'ci olduğunu itiraf eden Abdulkadir Aygan'ın anlatımlarında geçen cinayet olayında, uzun araştırmalar sonucu çarpıcı gelişmeler yaşandı.
Aygan'ın itiraflarında bir grup JİTEM mensubu ile birlikte öldürerek Silopi'nin Körtük köyü sınırlarına attıklarını söylediği Murat Aslan'ın kemikleri 10 yıl sonra bulundu.
Yapılan DNA testi de bulunan cesedin Aslan'a ait olduğunu kanıtladı. İnsan Hakları derneği (İHD), konuyla ilgili dönemin OHAL Valisi Hayri Kozakçıoğlu ve Ünal Erkan ile jandarma yetkililerinin de aralarında bulunduğu 30 kişi hakkında suç duyurusunda bulunacak.
Ülkede Özgür Gündem'de "JİTEM bordrosu" başlığı ile itirafları yayınlanan Abdulkadir Aygan'ın anlatımlarında bahsettiği öldürme olaylarından biri kanıtlandı.
Aygan'ın 12 Mart 2004 tarihli gazetede yer alan itiraflarında Diyarbakır'ın Yenişehir Semti Ali Amiri l. Sokak'ta 10 Haziran 1994'te kaçırıp işkence yaptıktan sonra öldürdükleri ve cesedini Silopi'nin Körtük (Çukurca) mezrası Bozamir Deresi kenarında yakarak gömdüklerini söylediği Murat Aslan'ın cesedi bulundu. Aygan'ın itiraflarını okuyan Murat Aslan'ın babası İzzettin Aslan, Körtük Köyü'ne giderek söylenen yerde çobanlar yardımıyla araştırma yaptı. Aygan'ın itiraflarında belirttiği yerde taşlarla çevrili bir mezar bulan baba Aslan, İHD Diyarbakır Şubesi'ne başvuruda bulunarak yardım talep etti.
Mezar açıldı
Bunun üzerine İHD Diyarbakır Şube Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır Barosu Herkes için Adalet Projesi Genel Koordinatörü Av. Cihan Aydın, Faili Meçhul Cinayetler Koordinatörü Av. Servet Özen ile bir grup avukat, Murat Aslan'ın babası İzzettin Aslan ile birlikte 19 Nisan 2004 günü Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunarak mezarın açılmasını talep etti. Talebi değerlendiren Silopi Cumhuriyet Savcısı Ayhan Önder bir doktor ile birlikte bir askeri araç eşliğinde belirtilen yere gitti.
Savcı ve doktor gözetiminde açılan mezardan yanık izleri belli olan kemikler çıktı. Savcı Önder, kemikleri bir torbaya koyup mühürleyerek, görevlendirilen bir uzman çavuş gözetiminde DNA testinin yapılması için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderdi.
'Ölüm ateşleyici silahtan'
Cesedin gönderilmesiyle otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Adli Tıp Kurumu Başkanı Uzman Dr. Nizamettin Kurt imzasıyla 23 Haziran 2004 tarihinde raporun sonucu açıklandı. Aslan'ın kafatasında 8 santimetre çapında ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği ile çıkış deliğinin tespit edildiği otopsinin dış muayenesinde, incelenen örneklerin iskeletleşmiş olması nedeniyle atış mesafesinin tespitinin yapılamadığı kaydedildi. Muayene sonucunda, Aslan'ın ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralamasına bağlı olarak kafatası kırığı ile birlikte kafa içi değişimler sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatine varıldı.
DNA ile kesinleşti
Otopsi işlemlerinin ardından İstanbul Adlı Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi, Aslan'ın dişlerinden alınan numunelerden DNA testi yaptı. Aslan'ın annesi Güli ile babası İzzettin Aslan'dan alınan kan örnekleri DNA testi ile diş numunelerinin DNA testi sonuçlarını karşılaştıran ihtisas Dairesi, 9 Eylül 2004 tarihli raporunda Aslan'a ait kemiklerin İzzetin Aslan'ın oğlu olduğunu yüzde 99.99 ile kabul etti. Rapor geçtiğimiz günlerde Silopi Cumhuriyet Savcılığı'na gönderildi.
Gider gitmez gördüler
İHD Diyarbakır Şube Başkanı Av. Selahattin Demirtaş, başvuru üzerine söz konusu köye gittiklerini ve kenarları taşlarla çevrilmiş mezar ile karşılaştıklarını belirterek şunları söyledi: "Mezarın açılması sonucu, toprağın yaklaşık 15-20 santim altında insan iskeletine ait olduğu belli olan kemiklere rastladık. Kemik parçalarının yakıldıktan sonra oraya gömüldüğü ilk başta anlaşılıyordu, iskeletin kafatasının ense kısmında bir kurşun deliği vardı. Bunun üzerine ceset parçaları ile toprak örnekleri alındı ve bir torbaya konulup mühürlenerek savcılık tarafından İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Dolayısıyla Aygan'ın beyanları ve itiraflarından Türkiye'de ilk defa 10 yıl boyunca haber alınamayan bir insanın cesedini bulmuş olduk. Bu bir ilktir. Aslan'ın cesedine ulaştık. Bu cesedin, ortada kalmasın diye çobanlar tarafından bulunan yere gömüldüğü tahmin ediliyor."
Faturasını yatırmaya gitmişti
Oğlunun öldürülmeden önce de kaçırılarak tehdit edildiğini söyleyen Murat Aslan'ın babası İzzettin Aslan, şunları söyledi:
"Oğlum o gün elektrik faturasını yatırmaya gidiyor. Toros marka bir araçtan inen telsizli birkaç kişi onu zorla araca bindirip götürüyorlar. Ben o gün işteydim. Diğer oğlum beni aradı. Murat'ın kaçırıldığını söyledi. Emniyet Müdürlüğü'ne gittim. Olayı anlattım. Daha sonra birçok yere başvurdum. Bir netice elde edemedim. Aygan, gazetedeki itiraflarında oğlumu öldürüp attıkları yeri anlattı. Bunun üzerine belirtilen yere gittik. Mezarı açtığımızda çene kemiğinden oğlum olduğunu anlamıştım" dedi.
Murat Aslan'ın annesi Güli Aslan ise oğlunun kaçırıldıktan sonra geri dönmeyeceğini, öldürüleceğini bildiğini belirterek "Çok acı çektik. Açımız büyük. 10 yıl boyunca evimizde acı, gözyaşı vardı. Hiçbir zaman unutamadık. Hakkımızı istiyoruz" şeklinde konuştu.
Aygan'un sunduğu liste
Abdulkadir Aygan'ın JİTEM tarafından kaçırılıp öldürüldüğünü söylediği 29 kişinin isimleri şöyle:
Kürt yazar-gazeteci Musa Anter, HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın, Musa Toprak, Mehmet Şen, Talat Akyıldız, Zahit Turan, Necati Aydın, Ramazan Keskin, Mehmet Ay, Murat Aslan, İdris Yıldırım, Servet Aslan, Sıddık Yetmez, Edip Aksoy, Ahmet Ceylan, Şahabettin Latifeci, Abdülkadir Çelikbilek, Mehmet Salih Dönen ve ismi öğrenilmeyen amcası, İhsan Haran, Fethi Yıldırım, Abdülkerim ve Zana Zoğurlu, Melle İzzettin ve ismi öğrenilemeyen şoförü, Hakkı Kaya, Harbi Arman, Fikri Özgen ve Muhsin Göl. (YS)
* 2.Şubat.2005 tarihli Ülkede Özgür Gündem Gazetesi'nde yayımlanan Burhan Ekinci'nin (DİHA) haberi.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.