BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Veysel MERÝÇ · 27.07.2006 · 2 görüntülenme
Her milletin üstünde yaşadığı toprak, kendi etnik kimliği ile ifade edilerek ülkesi olarak kabul edilir. Bu, Kürd milleti içinde geçerlidir. Kürd milletinin ülkesi üstünde yaşadiği Kürdistandır.Her millet gibi Kürd milletide kendi ülkesinde devlet kurma hakkına sahiptir. Bunun için ağır bir bedelde ödemiş ve ödemektedir.Bugün dünyada 204 devlet var. Bunların yanına Kürd devletide eklense dünyanın sonu mu olur? Valla dünyanın sonu olmaz, ama birilerinin çıkarına ters olur. Çıkarlarına ters olanların başında bölgemizdeki sömürgecilerimiz ve dünyanın tüm çakallarıdır.Tüm bu çakalların ortak anlayışı “İran, Türkiye, Irak, Suriye toprak birliğinin korunması”dır. Bu, yeni bir olay değildir. 1 ve 2. Dünya savaşı sonrası galip devletlerin bölgemize dayatıkları statükonun sonucudur. Bu statüko anlaşmalarla güvence altına alınmıştır. Ogün bugündür bu çakallar, bu statükonun bekçileri olmuşlardır. KUKM, bir anlamıyla tüm bu çakallar koalisyonuna karşı savaşımıdır. Kürd milletinin tüm zorlamalarına karşın bu çakallar koalisyonunu yenememiştir.Fakat bugün durum değişmiştir. Kürd millet egemenliği gaspını öngören sömürgeci devlet sınırlarını koruyan çakallar koalisyonu dağılmış kendi içinde çatışır hale gelmişlerdir.ABD’nin başını çektiği kesim mevcut statükonun değişimini istemektedir. Bunun için Irak işgal edildi. Saddam diktatörünü tasviye edildi. Iran molla rejimi ve Esat diktatörlüğünü tasviye etmeyi dayatmaktadır. Buna karşı çıkan Türk Generaller çetesini zapt-ı rapt altına almaya çalışmaktadır. Başarır mı başarır.İşte bu noktada eski statükonun devamında çıkarını gören çakalların uykusu kaçmaktadır. ABD’nin uygulamaya koyduğu GOP’nın başarısızlığı için her yol ve yönteme baş vurmaktadırlar.Bu konu da Türk çakalları özel bir rol üslenmiş bulunmaktadır. Fakat içinde oldukları handikap onları cami ile kilise arasında bé namaz kılmaktadır. Ne direk ABD’yi karşısına alıp savaşabilmekte, ne de ABD’nin politıkasını onaylamaktadır. Dahası boşa çıkarmak için tüm it kopuklarını seferber etmiş bulunmaktadır.Aydını, solcusu, dincisi, iti miti hepsi özel görevlerle donatılmış ve aynı merkez tarafından yönlendirilmektedir.İlginçtir. Sol ve siyasi islamcıların yayınlarını inceleyin. Tüm meselelerde olduğu gibi özelikle Kürdistan sorunu konusunda kullandıkları cümleler bile tıpa tıp olduğunu göreceksiniz.Sol mu islamlaştı, yoksa islam mı solculaştı bir ikilemle karşı karşıyayız. İslamın solculaşmadığı kesin, ama sol’un gericileştiğide bir o kadar kesin.Saddam için “enternasyonal tuğaylar” kuran solcular, bugün İran molla rejimin elebaşısı at hırsızı Ahmeddinecad’ı “dünya halklarının kurtarıcısı” ilan ediyorlar.Kürdistanı sömürge statükosunda bulunduran ülkelerde sol ve siyasi islamcı kesimleri birbirlerinden ayırmak olanıksızlaşmıştır. Kendi aralarında siyasi ittifak kurmuşçasına aynı argümanları kullanmakta, aynı güçlere karşı çıkmakta ve aynı talepleri dile getirmektedirler. Hepsinin ortaklaşa birleştiği ana sorun Kürd milletinin tarih sahnesine devlet olarak çıkmasına karşı oluşlarıdır.Kürdler, sadece TC devlet sınırları içinde 25 milyon nüfusa sahip bir millet olmasına karşın bırakın herhangi bir haklarının tanınması daha varlıkları kabul görülmüyor. En kabadayı aydını bile tamam Kürdler var, ama kendi dilleriyle eğitim yapamazlar diyor. Peki niçin efendim? Devletin resmi dili var diyor. O zaman onu değistir efendim. İtirazı hazır. “Ama toplumun bu konuda hasassiyeti var” diyor. Gelde başlarına çuval geçirme. Peki 25 milyonluk Kürd milletinin hasassiyetleri ne olacak? Kimse bunun cevabını vermek istemiyor.O halde Kürd milletine yol göründü.Artık üvey evlat olmaya son.Haydi Kürdler, bağımsız devletini kurmak için iş başına! 27 Temmuz 2006
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.