Siyaset

“APOCU”LARA VE AYRILANLARA KARSI TAVIR NE OLMALIDIR?

H.Hüseyin YILDIRIM · 24.10.2005 · 2 görüntülenme

“APOCU”LARA VE AYRILANLARA KARSI TAVIR NE OLMALIDIR?

 Kürd milleti, politik güclerin birbirlerini cekememezliginden, kardes kavgalarindan cok cekti. Aralarinda dünden bugüne tasvip edilmeyen gereksiz polemikler, cekismeler catismalar oldu. Sözkonusu polemik, cekisme ve catismalarda onarilmasi güc kirginliklara, düsmanliklara yol acti. Dahasi cok degerli siyasi ve askeri kadrolarin yanisira binlerle ifade edilecek sayida yurtsever insanimizin yasamina mal oldu. Cesitli nedenlerle Kürd politik gücleri arasinda meydana gelen tartisma, cekisme ve catismalarla KUKM`ne tamiri imkansiz zararlar verdirildi. Kürd ulusal birligi önünde asilmaz engeller olusturuldu. Kürdistan parcalari arasinda düsmanliklar yarattildi. Sömürgeci sisteme sayisiz hizmetlerde bulunulmasina yol acti. Kürdistan devriminin ittici gücleri arasinda olasili sorunlar karsisinda cözüm yöntemi ne olmalidir sorununa bir türlü taraflarin ortaklasa kabullenecekleri aciklik getirilemedi. Bugün de getirildigi söylenemez. Kürd toplumunda demokrasi gelenegi gelismemistir. Bu durum Kürdistan politik güclerede yansimistir. Birbirlerinin varliklarina tahamül gösterilmemektedir.Güclü olan zayif olani kendisi gibi düsünmedigi icin yoketme anlayisi bir cok Kürd politik gücün temel anlayisi olagelmektedir. Güc sahibi olma bir baskasinin kendisi gibi düsünmedigi icin hic kimseye düsmanlik etmeye ve ona saldirip yoketme hakkini vermez. Sorunlara böyle yaklasanlarin KUKM`ne tamiri mümkün olmayan zararlar verdigi bilinmektedir. Aralarinda var olan sorunlari politik dostluk temelinde cözmeyi ilke edinme zorunluluklari kacinilmazdir. Kürd milletinin yüksek menfaati icin hepimizin bu politikanin takipcisi olma mecburiyetimiz vardir. Her Kürd politik gücün bu konuda daha duyarli olmasi Kürd milletinin menfaatinadir. Kürdlerarasi catismalarin yaratigi olumsuzluklarin düsmanlarimiza hizmet ettigini daima isaret etmisiz. Yurtsever güclerarasi catismayi degil, politik dostluk ve dayanismayi temel yaklasim edinmisiz. Diger politik güclerdende bunu istemisiz. Gelenek olarak disimizdaki Kürdistan politik güclerin kendi aralarindaki catismalarini hic bir zaman onaylamamis, dogru görmemis, taraf olmamisiz. Kürd kaninin hic yere dökülmemesi icin gücümüz oraninda müdahalede etmisiz. Bunu KUKM`nin cikari bilmisiz.Fakat ihanete karsi tavir farkli olmalidir. Ihanete karsi tavir, sömürgeciye karsi tavrin aynisi olmalidir. Bu baglam da “Apocu” harekete karsi tavir ne olmalidir meselesi aciga cikarmak önem kazanmaktadir.Bu temel eksende „Apocu“ hareket degerlendirildiginde bu cetenin KUKM`nde yeri yoktur. Bu, “Apocu” hareketin varolus nedeniyle ilgilidir. “Apocu” hareket, dünden bugüne ulusal bir güc degildir. Dahasi TC tarafindan KUKM`nin potansiyelini denetim altina almak, planli-programli bir sekilde sürece yayarak tasviye etmek, Kürd milletini teslim atmak ve Türklestirmek icin kurulan bir kontra örgütüdür. “Apocu” hareket, daha isin basinda KUKM güclerine karsi örgütlendirildi ve bugünde bu zemindedir. Ulusal bir niteligi yoktur. Sömürgeci sisteme yönelen her Kürdistanli politik güc “Apocu” hareketi karsilarinda bulmustur. Bu nedenle sömürgeci sistemle mücadeleyi programlayan Kürdistanli her politik güc “Apocu” hareket ile catismayi göze almak zorundadir. Sömürgeci sisteme karsi mücadele eden her Kürdistanli yurtsever hareket, karsilarinda “Apocu” hareketi bulmustur. Bugünden sonrada karsilarinda “Apocu” hareketi bulacaktir. Cünkü “Apocu” hareketin varlik nedeni budur. Bu nedenle „Apocu“ hareket, KUKM önünde bir engeldir. Bu engelin asilmasi lazim. Bu kendiliginde olmayacaktir.Kürdistanli politik güclerin sömürgeci sisteme karsi verdigi mücadele ayni düzeyde kontra „Apocu“ ceteye karsida verilmek zorundadir. Bu, Kürtlerarasi bir catisma degildir. Dahasi yurtsever, milliyetci, devrimci, ilerici, dinci vs. tüm ulusalci gücler, ihanete karsi elbirligiyle mücadele etmek zorundadirlar. Kürd politik gücleri, bunu bilince cikarmak zorundadir. Bunun geregini yapmak zorundadir. Bilinmelidir ki, ihanete verilecek en büyük cevap budur. Dahasi ihaneti tasviye etmenin en etkili yol ve yöntemi budur.„Apocu“ hareket, TC tarafindan kendisine üslendirilen rol geregi uzun bir süre KUKM´ne damgasini vurdu ve vurmaya devam etmektedir. Üslendirilen rol geregi Kürd-Kürdistan´a telafisi mümkün olmayan tahrifatlara yol acti. Kirletmedigi hic bir deger ve degeryargisi birakmadi. Verdigi zararlari tekrardan saymaya gerek yok. Bunlar defalarca yazildi cizildi.Ama gelinen asamada safka düsmüs kel görünmüstür. Yol´un sonuna varilmistir. Eskisi gibi artik maske kullanma geregi bile duymadan „özümüzdür“ dedikleri Türklesme yolunda hizla ilerlemektedir. Kürd yurtsever hareketi bir bütün olarak bunu görüyor ve imkanlari ölcüsünde teshirini yapmaktadir. Yasanan sürecle birlikte „Apocu“ ceteden büyük kopmalar yasanmaktadir.Fakat bu konu da Kürd yurtsever hareketi, ortak bir hak ve hukuk olusturmadigida bilinmektedir. Hal böyle olunca „Apocu“ harekete ve ayrilanlara iliskin ayni seyleri düsünmesi gereken Kürd yurtseverleri bir cok teferuatta ayri düsmekte ve bu da hicte hos olmayan gereksiz polemiklere yol acmaktadir. Bunun son örnegi Hamza Bindal üzerine süren tartismalardir.Ben Hamza´nin cezaevinde kalis süresinin bir kesitini biliyorum. Sonrasini bilmiyorum. Hamza´nin esinin aciklamasini okuyunca dogal olarak sahiplenilmesi gerektigini yazdim. Bence Hamza´nin Türk celatlarinin eline düsmemesi icin caba sarfedilmesi gerekirdi. Bunu engeleyebilir miydik, engelemez miydik bilmiyorum. Bu ayri bir konu.Bunun üzerine sevdigim, saydigim eski bir PKK´li arkadasim bana telefon etti. Hamza´nin Beka sürecine iliskin akillari dönderecek anlatimlarda bulundu. Bu anlatimlar, yine sevip saydigin Kenan Fani Dogan arkadasimin yazisindan da yeteri derecede dile getirilmis bulunuluyor. Bu arkadaslarima inaniyor ve verdikleri bilgilerin dogru olduguna da inaniyorum. Burada her yurtsever Kürdistanli gibi benimde tavrim „suclari“ sadece ve sadece bir parca örgür vatan icin yola cikan yigit Kürd genclerinin TC adina katledilmesinin hesabini sormanin israrci takipcisi olanlarla birlikte olmaktir. Bu konu da defalarca yazdim. Kürd yurtsever güclere cagrida bulundum. Kürdistan´in her tasin, Beka´nin her karis topragin altinda bir Kürdistan yigidinin yattigini, bu yigitleri kontra A. Öcalan ve örgütü tarafindan „Kürd ulus kökünü kazima“ misyonu geregi katledildigini söyledim. Uluslararasi kuruluslara bas vurulmasi, Beka´nin korumaya alinmasini ve kazinmasi gerektigini söyledim. Bunu defalarca yazdim. Olumlu cevap almak bir yana olumsuz tepkiler aldim.“Apocu” hareketen ayrilanlara da defalarca cagrida bulundum. Yasadiklari sürecte sahit olduklari olaylari kamuoyuyla payladsilmasi gerektigini hem kendileri, hemde Kürd milleti icin yararli olacagini söyledim. Bunu cok az insan yapti. Bu konu da kontra örgütten defalarca ölüm tehditleride aldim. Hicte umurumda degil. Cok hayat yasadim. Bu yastan sonra ölümden taraf korkum yok. Öyle inaniyorum ki, ölümüm dirinden daha cok is yapacaktir…Meselenin esas önemli yani “Apocu” örgüt yasam ortaminda istisnalar disinda herkesin düsürülüp kirletildigidir. Sucsuz cok az insanin oldugudur. Burada Kürd yurtsever hareketiin bir hak hukuku olmalidir. Vicdanlarimizda bu suclulari mahkum edebiliriz. Ama o kadar. Biz ne savciyiz, ne hakimiz. Biz polisi, mahkemesi, cezaevisi, dahasi devleti olmayan bir milletiz. Ortalikta yüzbinlerce suclu dolasmaktadir. Sömürgeci ile bütünlesmis ihanetci Kürd kesimi. Yüzbini bulan köy korucu sistemi. Onbinlerce itirafci. “Apocu” sistem icinde insanlik sucu isletilmis/islemis binler. Bunlarin hepsini infaz edemeyiz. Etmemizde gerekmiyor.Hamza Bindal/lara karsi bazi arkadaslarca gelistirilen tavri anliyorum ve duygularini paylasiyorum. Fakat biz politikaciyiz, duygularimizla hareket edemeyiz. Bu bir. Ikincisi, Hamza´nin paketlenip Türk celatlarina verilmesinini hic bir Kürd yurtseveri tasvip etmemis, sevinmemistir. Böylesi iddialar gercekci degildir. Bu duruma en cok sevinenler “Apocu” cetelerdir. Hamza Bindal olayinda sahiplenen ve sahiplenmeyenlere baktigimda ortak paydalarinin yurtsever olduklarina kusku duymuyorum. Bicak keser gibi bir saflasma yasandi. Oysa bu konu da kirip dökmeden ortak bir yaklasimda birlesilebilinirdi. Kalemlerini “Apocu” ceteye rehin birakmislari bunun disinda sayiyorum.Sürecin dayattigi görev acik ve nettir. Tutumumuz sürecin görevine uygun olarak olaylari cözmektir. Nedir sürecin görevi? Sömürgecilige ve ihanete karsi mücadele etmektir. Sömürgecileri Kürdistan´da söküp almak ve ihaneti tasviye etmektir. Mümkün mertebede ihanetin yörüngesindeki insanlari oradan koparmaktir. Onlara yardimci olmaktir.Kürd yurtsever hareketi, “Apocu” hareket ve onlardan ayrilacaklar konusunda bir hak ve hukuka sahip olmak zorundadir. Bu konu üstünde fikir birligine varilmis ortak bir hukuk yok. Her birilerimiz gümdemlesen olay ve bireyler karsisinda birer savci ve hakim olup cikiyoruz. Bol keseden ceza kesiyoruz. Bu da yetmez, bizim gibi düsünmeyenleri düsmanla iliskilendirmelere varan iddialari arka arkaya siraliyoruz.Peki elimizdeki kistas ne? Ortak kistasimiz yok. Herbirimizin ölcü aleti farkli sonuc cikariyor. Bu da yurtseverler arasinda hicte hos olmayan gereksiz polemiklere ve hatta birbirimize hakaret etmesine varan bir seyir izleyebiliyoruz.Bence Kürd yurtsever hareketi, suc islemis ve pismanlik duyan insanlar hakkinda bir ortak hukuka sahip olmali. “Apocu” harekete bulasipta suca bulastirilmayan ender insan var. Kontra A. Öcalan “Kürd ulus kökünü kazimak” icin bir mekanizma kurmus. Bu mekanizma suc örgütüne dönüstürülmüs. Bunlar dosyalanmis ve Türk Genelkurmayina teslim edilmis. Bunlar biliniyor.Insanlar saf ve temiz duygularla KUKM vermek icin PKK saflarina katiliyor. Saflara katilir katilmaz insanlar kisisizliklestiriliyor. Suca bulastiriliyor. Suc islemeye mecbur birakiliyor. Bir süre sonra bu aliskanliga dönüsüyor. Bazende insanlar bunu vicdanina sigdiramiyor. Karsi cikiyor. Karsi cikanlar kacip kurtulamamissa “binkevir” ve hain ilan edildigini biliyoruz. Kacip kurtulanlarda istisnalar haric konusmamayi tercih ediyor. Bunlar, “Apocu” ceteler icin kolayca ortadan kaldirilacak av oldugunu yasam gösterdi. Bunun sayisiz örnegi var. Ve insanlar bundan ders cikarmiyor.Bu konu da Kürd yurtsever hareketi, ayrilanlar hakkinda ortak bir görüs ortaya koyabilir ve bu insanlarin üstüne üstüne gidip sürecte yasadiklarini, sahit olduklari olaylari, isledikleri suclari samimi olarak aciklamalari yönünde zorlayici olabilir, olmalidirda. Ihaneti aciga cikarmanin en etkili bir yolu budur. Bu, hem Kürd milleti icin sonsuz yararliklar saglar, hem de ayrilanlarin vicdanen huzura kavusmalarina yardimci olur. Dahasi “Apocu” capulculara kolay yem olmaktanda kurtulurlar.Kuskusuz bu birazda “Apocu” hareketen ayrilanlarin tutumuna baglidir. Insanlari zorla konusturamasiniz. Ama bu insanlar, karsi karsiya olduklari tehlikeyide kavrayamiyorlar. Bunun bariz örnegi Hüseyin Morsümbüldür. Hasan Özendir. Hamza Bindaldir. Hamza Bindal´in Avrupa´ya niye geldigini bilemem. Eger iddia edildigi gibi “Apocu” harekete tavir koymus ve gelmisse, bu bir olumluluk, ama bu yetmez. “Apocu” hareket icindeyken, özelikle hakkindaki ciddi iddialara karsi kamuoyununa yönelik bir diyecegi olmaliydi. Yine iddialara göre Hamza´ya bu yol önerilmis ve bunu kabullenmemis. Durum bu olunca “Kara Kutu” ünvanli Hamza´nin basina bu ve benzeri olaylar gelecegini bilmemek aptal olmak demektir. Hamza, aptaliginin kurbani olmustur. Viyana´da kafasi kesik olarak orman da bulunan Hasan Özen ve Isvicre´de bicaklanarak öldürülüp konverdiye getirilen Hüseyin Morsümbül bunun bir baska örnekleridir. Umarim Hamza konumunda, ya da durumu ondan daha agir ve hafif olan eski “apocu” insanlar bu durumu degerlendirir ve ders cikarirlar.Hüseyin Morsümbül, Hasan Özen ve Hamza Bindal benzeri olaylarin bir daha yasanmamasi icin “Apocu” hareket saflarinda bulunupta ayrilan insanlar, köselerine cekilip baslarina gelecekleri korkusuyla yasamamalidirlar. Bildiklerini mutlaka aciklamalidirlar. Bu, herseyden önce kendi can güvenlikleri icin gereklidir. Ve kendilerini Kürd milletinin koruyucu kollarine birakmalidirlar…22 Ekim 2005 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.