Siyaset

“APO SEVERLER” KÜRDISTAN YURTSEVERI OLAMAZLAR!

Eyyup · 26.09.2005 · 2 görüntülenme

“APO SEVERLER” KÜRDISTAN YURTSEVERI OLAMAZLAR!

 Birileri daima A.Öcalan´i düzeltmeyi kendine is edindi. Sebebsiz degildi. Gerekceleri farklidir. Kimi inancindan, kimi bilincsizliginden. Kimi de ekmek kapisi yaptigindan. Karsiligi maddi ve manevi kazanctir. Zayif kisilkli bireylerin gecim kapisiydi, hala da öyledir. A.Öcalan, aslinda degisik yer ve zamanda kendini acmaya calisti. “Kapali hic bir seyimiz yok. Her sey aleni ve ben bunun bilinmesini istiyorum.” dedi. Kimse bununla ne demek istedigi üzerinde kafa yormadi. Aslinda verilen mesaj ile ne anlatmak istedigi beliydi. Mesajin iletildigi adres herkesti. Ankara mesaji dogru okudu. Okumuyanlar yurtsever, devrimci cevreydi.Bir de “Apo severlerdi”.Bu cevreler, A.Öcalan ve örgütünü desteklerlerken verilen silahli mücadelenin arkasina gizlendiler. A.Öcalan´in yönlendirdigi savasin Kürdistan´i yikima götürdügünü görmemezlikten geldiler. Kürdü Kürde kirdirdigini görmek istemediler.“Heval kursuna adres sorulmaz” dediler.Bir seyi yeniden gözden gecirmek gerekir. PKK, savasi niye Kürdistanla sinirli tuttu? Savasi niye Türkiye sathina yaymadi? Buna gücü mü yetmezdi? Sorular cogaltilabilir. Bunlarin cevabi PKK´nin varolus nedeninden gizlidir. Bu gizi cözemiyenlerin yaptigi ve yapacagi her tahlil gercekleri ifade etmez. A.Öcalan´nin su söyledikleri ilginc degilmidir. “Su ana kadar savasi sinirladim. Kisi olarak sizlere, Türkiye´ye yönelmedim. Daha gerillaya, Kürtlere ´kamikaze olun´ demedim.”Bunun ne anlama geldigini Kürtler, cözmek zorundadir. Bu cözülmeden A.Öcalan ve dogal olarak örgütünün gercekligi anlasilamaz.TC devleti tarafindan “Apocu hareket” sokaga salinmasiyla birlikte “Bende Kürtlük aski yoktur.” “Kürt ulus kökünü en iyi ben kazarim:” Gecmis Kürd isyan ve ayaklanmalari gerici ve günümüzdeki Kürd yurtsever hareketini “ajanlasmis yapi” ilan etti.“Ajanlaşmış yapı, kurum ve kişilere karşı devrimci şiddet taktiği” olarak adlandırılacak bir mücadele süreci başlatıldı. „Bu politikanin sonuclari bugün ortadadir. Tahrip edilmis bir Kürdistan ve tasviye ile yüzyüze olan Kürd potansiyeli.Kürd-Kürdistan yikima götürülürken birileride bir kontra olan A. Öcalan´i düzeltmeyi kendine vasife edindi. Söylediklerine “derin anlamlar” yükledi. “Taktik yapiyor” dedi. “Bir bildigi var” dedi. Gazetelere boy boy ilan verip “Basimizsiniz” dedi. “Biji Serok Apo” dedi.A.Öcalan agzinda “övülmesinin yasak sövülmesinin serbest oldugu”nu kamuoya tasiyip alet olundu. Bu kisilik mercek altina alinmayi gerektirir.Peki A. Öcalan, ne yapti? Bu zevatin icine düstükleri sefaleti görünce “Siz beni öyle kolay kolay anlayamasiniz” deyip onlari her zaman kücümsedi. Ama bu ayak takiminin desteginide alarak “Kürt ulus kökünü kazimaya” devam etti.Kürd yurtsever hareketin bir türlü desifre edemedigi veya elindeki imkanlarla bunu Kürdistan kitlelerine anlatamadigi meselede budur. Bu basarilmadigi müddetce TC devleti, PKK´´yi ”Kürtlük” adina daha cok Kürd ulusuna karsi bir piyon olarak kullanacaktir.Günümüz de Kürdistan´in merkezinde yer aldigi Ortadogu´da büyük emperyalist devletlerin ve bölge aktörlerin kendi aralarindaki hegemonya mücadelesi tüm hiziyla devam etmektedir.Türkiye´de bu rekabet icinde bölgesel emperyalist bir güctür. „Dünya devleti“, „bölgesel güc“ oldugu söylemi bunun sonucudur. Son Irak isgali ile ABD-Türkiye dalasmasi bölge üstünde egemen olma mücadelesidir. Türkiye, yayilmaci ve sömürgeci bir ülkedir. Kendi egemenlik alaninin daralmasi olarak gördügü Irak isgal olayina karsi cephede yer alisida bunun sonucudur. Iran ve Suriye devletleri, Saddam artiklari ve kökten dinci terörist örgütler ile birlikte ittifak kurmasinin nedenide budur.Türk egemenlik sisteminin tarihsel olarak Kerkük ve Musul üzerindeki hesaplari son Irak isgali ile tarihe gümüldü. Sorun bununla bitmedi. Bu sefer Güney Kürdistan´daki devletlesme büyük sorun olarak karsilarina cikti. Güney Kürdistan´nin diger parcalar icin bir cazibe merkezi haline gelme korkusu Türk egemenlik sistemini sarmistir. Zaten tarihten gelen Kürd düsmanlgi son gelismelerle birlikte tam bir paranoyaya dönüsmüstür. Hincinide Kuzey parcasindaki halkimizdan almaktadir.Askeriyesiyle, polisiyle, Jitemiyle, Köy korucusuyla, itirafcisiyla ve bütün sivil militer gücleriyle yaptigi katliamlari yetersiz görecek ki, son dönemlerde sivil halkide mobilize ederek, sokaga dökerek Kürd avina yönlendirmistir. Kürdleri linc etme operasyonlari baslamistir. Operasyon  devletin plan ve programi sonucu devreye konuldu. Her zaman ve olay da oldugu gibi „Apocu“ hareket,  bu son linc operasyonda  da bir provakasyon aleti olarak kullanildi.Bununla beraber sanki Kürd tarafi imiscesine bir de hava yaratilmak istendi. Esas tehlike budur. Desifre edilmesi gereken karanlik nokta da budur. Bu önemli bir meseledir. Cünkü TC devleti, bu politikasiyla Kuzey Kürdistan´da yurtsever hareketin önünü kesmek icin PKK´nin varliginin devami icin caba sarfediyor. Ki Kürdistan´in her dört parcasinda da PKK, sömürgeciler tarafindan Kürd ulusuna karsi savastirilmaktadir. Bu, sadece bugüne özgü bir olay degildir. A. Öcalan ve cetesinin sokaga salinmasindan bugüne kadar bu böyledir.Bunun en bariz örnegi, PKK´nin TC´nin onayi ile Güney Kürdistan´da üslenmis olmasi ve arkasinda bunu savas nedeni sayiyor olmasidir. Iki de bir Güney Kürdistan´a girecegim diyor. Bir taraftan tehdit savururken diger tarafta Güneyli gücler ile PKK´yi savastirmak istiyor. PKK´nin su an Güney Kürdistan´da üstlenmesinin nedenide budur.PKK, Güney Kürdistan´daki kazanimlara karsi daima kullanilan bir güc oldu. Bu dün de böyleydi, bugünde böyledir. Kürd ulusuna karsi kullanilacak bir arac oldugu ortadadir. Varolus nedeni budur.PKK´nin Güney Kürdistan´daki varligi her zaman Türk devletinin Güney Kürdistani isgal gerekcesi olmustur. PKK, bu kozu bilerek TC devletine vermistir. Belki bu dün görülmedi, ama bugün tüm ciplakligiyla ortadadir.PKK´nin sürdürdügü anti- Kürd politika sadece Güney Kürdistanla sinirli degildir. Kürdistan´in tümünde KUKM´ni zaafa ugratmak, tasviye etme görevini üslenmistir. Diger yandan da bu durumu örtbas etmek icin ABD´yi PKK´ye saldirtmak politikasi izliyor.  TC devleti, cok yönlü bir siyaset yürütüyor olsa da bu konu da samimi olmadigi biliniyor. Her ne kadar PKK´yi bittirmek istedigini söylesede bu gercegi ifade etmiyor. Cünkü PKK kendi mamülleri ve istedikleri güce karsi istedikleri gibi kullaniyorlar.PKK, Qandil´de pusuda bekliyor. Su an Güney Kürdistan politik güclere direk saldirma ortami bulamiyor. Fakat kendini KDP-YNK arasinda bir catisma beklentisine endekslemis bulunuyor. Bunu bosa cikarmakta Güneyli güclerin birlikte hareket etmesine baglidir.Efendileri olan TC devleti gibi, PKK´de Güney Kürdistan´daki gelismelerden cok rahatsizdir. Hele kendi kadro ve taraftar kitlesinde Güneydeki devletlesmeye duyulan sempatinin bertaraf edilmesi icin akla hayala gelmeyecek yollara bas vuruyorlar.“Koma Komalên Kürdistan”, genel de Kürdistan özel de Güney Kürdistandaki devletlesmeyi engelemek icin devreye konulan bir plandir. “Apocu” ihanet grubu Kürd ulusu icin devletlesmenin ne kadar kötü olacaginin cabasini veriyorlar. Devlet´e karsi “demokrasi”yi cikariyorlar. Sanki demokrasi devletin bir bicimi degilmis gibi puslu bir hava yaratilarak Kürd ulusunun devletlesmemesi icin her yola bas vuruyorlar.Fakat buna karsin Türk egemenlik sisteminin uniter yapisinada saygi duyduklarini, bagliliklarini ilan etmeyide unutmuyorlar. Sabah, öglen ve aksam istisnasiz üc defa TC devletinin uniterligini kutsuyorlar. Senbollerini kendi sembolleri oldugunu söylüyorlar. Seroklari, “En büyük Atatürkcü benim” diyor. “Ne mutlu Türk´üm” diyor. Kürd milliytciligini engelediklerini söylüyor. “Türkiye ulusu” gibi bir ucube ile Kürdistan ülkesi ve Kürd ulusunu yok sayiyor. Tüm bunlar, A. Öcalan´in ihanetini belgeliyor. Kimi beyinsizler de bunlari görmemezlikten gelerek bu ihanetciyi “Kürt ulusal önderi”, “Kürt halk önderi” vs. ilan ederek ihaneti kutsuyorlar. Ihanetin suc ortaklari oluyorlar.Bu ihaneti yapanlar, genis bir yelpazeyi olusturuyor. Söz ve eylemleri birebir örtüsmesede sonuc olarak sömürgecinin degirmenine su tasiyan oluyorlar. Bu özelikleri ile ihanetciliklerini aciga vuruyorlar.Bunlar, “Apo severler” oluyor.“Apo severler”, Kürdistan yurtseverleri degildirler! Kürdistan sorununa iliskin cözüm bicimi sömürgeci sistemin cözüm biciminin kendisidir. Görevi Kürd ulusal potansiyelini aciga cikarip tasviye etmektir. Halkin enerjisini ortaya cikarip bir hic ugruna tüketmektir. Kürdistan sorununu cözümünü saglayacak alternatif örgütlenmeleri engelemektir. Eylemleriyle Kürdistan sorununu terörize etmektir. Uluslararasi alan da Kürdistan sorununu terörizm ile es anlamli kilmaktir. Bu konuda da basari sagladigida bilinmektedir. Ortaya salindigindan bugüne izledigi teori ve pratigi ile Kürdistan sorununu cözülmez bir hale getirmistir.PKK asilmadan Kuzey Kürdistan siyasal önderligi yaratilamaz. Kuzey Kürdistan siyasal önderligi yaratilmadan da Kürdistan sorununun cözümü mümkün degildir. Bu baglamda PKK´nin asilmasi sarttir.Bir cok örgüt veya parti, bu konu da bir cabanin icinde oldugu biliniyor. Fakat varolanlarin alternatif olmasi mevcut teori ve pratiklerine bakildiginda bundan cok uzak bir yerde seyrettigi görülüyor. Samimi olarak bunu ifade etmezlersede isin gercegi budur. Bu nedenle Kürdistan siyasal önderliginin ortaya cikarilmasi mevcut olan örgüt ve partileride asan bir örgütlenmenin sart oldugu gercegi önümüzde duruyor. Haydi isiniz rast gelsin!22 Eylül 2005

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.