BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Robin Botani · 11.12.2006 · 1 görüntülenme
9 Nisan 2003 tarihinde Saddam’ın kanlı rejiminin yıkılışından beri ABD asleri güçleri ve sivil yetkilileri Irakı yönetiyorlar..Bu 3 yıl boyunca ABD Irak’ta hedeflediĝi Ortadoĝu’ya örnek demokratik bir ülke oluşturup sunamadı..Irak Şiiler ve Sünniler arasında savaş arenası haline geldi..Irak’ta polis görevini gören ABD askerleri bir Şiilere ve bir başka sefere Sünnilerin imdadına yetişmeye çalışıyor..Bu esnadada elbette kayiplar veriyor..Her ölen Amerikan askerine baĝlı olarak Amerika kamuoyunda Bush’un Irak politikasına tepkiler büyüyor..Demokratlarda bu hoşnutsuzluĝun meyvelerini son seçimlerde topladılar.Ama, onlarda Irak için tam olarak ne istediklerini bilmiyorlar..Cumhuriyetçilerde çözümlar arıyorlar..Ama öyle bir ortam ki Amerika Irakı bırakıp gitse, hem kendisini bitirir ve hemde Irakı teröristlere teslim eder....Amerika Irak’ta kalsa askerler ölecek, tepkiler oluşacak..Seçim yenilgisinden sonra kurbanlık koyun olarak Rumsfeld’ın kelesi verildi..Durum biraz daha kötüleşirse ya Dick Cheney veya George Bush’un kelesi gidecek..Aşaĝı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık meselesi gibi..Baker ve Hamilton başkanlıĝında kurulan Irak Çalışma Grubu 8 ay süresi boyunca Irak’ın durumunu yerinde incelemek ve bir çıkış yolunu bulmak için olur olmaz bir dizi çevreyle görüştüler, ama bizim Güneyli Kürdleri unutuverdiler..Neyse işin son gününde birileri Baker’in kulaĝına fısıldadı ve o da Kürdistan Başkanı Kek Mesud Barzani’ye telefon açarak „Kürdistan Bölgesinin özgünlüĝünü unutmadık“ demiş...Bizim Kürdlerde bir hayli umutlandılar...Hatta bazı Kürd çevreleri bu rapora ilişkin büyük bir beklenti içine girdiler..Türkmen Cephesi Baker komisyonuna bir mektup yazmıştı.. Kerkük’teki tüm Kürd, Asuri ve Türkmen Partileri toplanarak onlarda Kerkük’e ilişkin Baker komisyonuna bir mektup yazdılar..Ne zaman?5 Aralık günü yani Raporun Başkan Bush’a sunulmasından bir gün önce..Sekiz ay yatıp, son günde harekete geçmekte iyidir!!!!Baker ve Hamilton başkanlıĝındaki komisyon büyük umutlarla beklenen ve her derde deva olacaĝı düşünen raporunu açıkladıĝı zaman, dünyaya her şeyin olduĝu gibi kalmasını isteyen ne kadar dikta ve kanlı rejimler varsa hepsi sevinmeye başladılar..Bu dünyada bir şeylerin deĝışmesini isteyen, özgür bir ortamı özleyen kesimlerin üzerine de buzlu su döküldü ve şok oldular..O şokun etkisi olacak ki ilk önce kimse her hangi bir reaksiyon göstermedi.. Ama daha sonra yavaş yavaş reaksiyonlar ortaya çıkmaya başladılar...Baker ve Hamilton söz konusu olan raporlarıyla, George Bush’un bu son 3 yıl boyunca yaptıklarının hepsinin hatalı olduĝunu, Arapların ve Kürdlerin bu son 3 yıl için yaptıkları Anayasa’da dahil her şeyin yanlış olduĝunu bir raporla deklere ettiler..Nasıl babalar çocuklara bizim dönemiz daha iyiydi, diyorlarsa, onlarda Bush’a kendi dönemlerinin daha iyi olduĝunu söyleme başladılar ve kendi dönemlerine uygun o eski statükoyu önerdiler..Şimdi Başkan Bush kara kara raporun üzerine düşünüyor ve „bu hallere mi düşecektim, nerede hata yaptım?“ diye soru soruyor..Kürdistan Başkanı Mesud Barzani bu rapora karşı tepkisini göstererek „rapor bizi baĝlamıyor“ dedi..Irak Cumhurbaşkanı Celal talabani „ben bu raporu temelden reddediyorum“ dedi..Böyle bir ortamda Peter Galbraith şoke olanların imdadına yetişerek Baker’ın dar görüşlü olduĝunu, fazla önünü görmeyen birileri olduĝu manasında „ Yugoslavya daĝılmadan 4 gün önce Baker onları ülkeyi bölmemeleri konusunda uyarıyordu“ diyor..Amerika’da Irak’a ilişkin yeni bir siyaset meselesinde rapordan sonra tartışmalar daha artarak sürüyor..Birileri „Irakı bırakıp kaçalım“ diyor( barış hareketi), diĝerleri „ kendimizi rezil etmeden yavaş yavaş Irakı, Iran ve Suriye gibi düşmanlarımıza teslim edip öyle kaçalım“(Baker raporu), bazıları ise „ olduĝu yerde devam“ diyor( Neo-konlar), sonuncu grup ise „aklınızı başınıza toplayın Saddam kanla Sünnileri, Şiileri ve Kürdleri bir arada tutmaya çalıştı... Saddam sonrası herbiri kendi yoluna gitti.. Sizde bu realiteyi tanıyın diyor“(Galbraith, Kissinger, H. Clinton vb)Sonuç olarak bu öneriler içinde sonuncusu çıkarılırsa diĝerlerin hepsi bana halk içinde anlatılan „körün, birilerini görüyorum, saĝırın bir sesler duyuyorum ve topalın hadi kaçalım“ söylemini hatırlatıyor.Bu ve benzeri tartışmalar her zaman olur. Ama, Amerika’nın bir süper güç olarak Ortadoĝuda koruyacaĝı, ister demokratlar iktidarda olsun veya Cumhuriyetçiler olsun çıkarları, devlet çıkarları var...Amerika’nın tüm açmazlarının nedeni Irak’ın realitesine uygun bir politikayi geliştirmemesindedir.... Tüm sorunları kaynaĝı, Amerika’nın Irak’ın realitesinden uzak ayrı dünyaları olan kesimleri zorla bir arada tutma istemidir.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.