BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Kalender ÞAHÝN · 10.04.2009 · 2 görüntülenme
Birey olarak dini inançları çok kuvetli bir insan değilim gerek siyasal yaklaşım ve bakışımdan dolayı gereksede dini inançlarımdan dolayı tanrıyla çok bağım olmadı, ahirette yönelikte bir çaba içerisine girmedim şimdiye kadar!Tanrıyı insandan gördüm, cennetinde ceheneminde burada olduğuna inandım ve burada aradım, hak hukuk denen kurumu vicdan olarak gördüm, bilerek kimseye bir haksızlık hukuksuzluk yada adaletsizlik yapmadım, kimsenin hakkını çalmadım ve kimseyede hakkımı hukukumu bilerek çiğnetmedim çiğnetmemde yaşadığım sürece!Doğru bulduğum düşünceler uğruna yıllarca mücadele ettim, işkence gördüm, cezaevi yattım, saldırılara uğradım ama doğru bildiklerimden asla taviz vermedim vermemde yaşadığım sürece!Hiç bir cana kıymadım, kıymamda kıyamamda haksız yere canlara kıyanlardanda oldum olası nefret ederim! Haksızlığa uğramışların çığlığına çığlığımı kattım katmakta isterim her zaman, belki farkından olmadan birilerinin kalbini kırmış olabilirim farkına vardığımdanda özür dilemeyi bir erdem bilirim bence insanoğlunda olması gerekende budur!Yıllarca omuz omuza yürüdüğüm dostlarıma arkadaşlarıma yeri geldiğinde arama mesafe koydum, ilişkilerimi gözden geçirdim, kimi zaman yanlız kaldım asla yanlızlık duygusuna kapılmadım bazen bir protesto eylemine gittim yan taraflarda yanlız yürüdüm, bazende kendime yakın bulduğum dostlarla yürüdüm ama yürümek ihtiyacı duyduğum sürece yürüdüm ama kimseye yaranmak için hiç kimseye yakın durmadım düşüncelerim ve doğru bulduklarımla yürüdüm yarında yürümeye devam ederim ama asla kimseye dalkavukluk yapmadım yapmamda.Gelelim asıl konuya bazı ata sözleri vardı düşünüyorumda demekki bunlar bir çok deney ve tecrübeden dolayı söylenmiş mesela başlıktanda belirtiğim gibi alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste bu söylemin kendisinde insanın dini duygularınıda okşayan bir söylemdir belki ama doğru bir söylem gibi geliyor bana ve yaşadıkça yaşanılanları gördükçe bende inanmaya başladım! Belki birileri bunun yaşlılık pisikolojisi olarakda düşünebilir ama ben öyle düşünmüyorum ve son günlerde yaşanan somut iki olaylanda bunu açmak istiyorum.29 mart yerel seçim çalışmaları için gittiği maraşta kimilerine göre kaza kimilerine görede sabotaj olduğu idia edilen BBP Genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölüm olayı. ikinci olaysa isviçrede kürtlerin düzenlemiş olduğu newroz gecesine gidipte kendisine PKK lılarca haksızlık yapıldığını ve saldırıya uğradığını yazan Hasan Bildirici olayı.Musin Yazıcıoğlu geçmişte bir çok olayın baş aktörlüğünü yapmış ve bir çok insanın ölümündende sorumluluğu olan bir kişidir ve 1978 maraş olaylarındaysa ülkü ocakları genel başkanıydı ve o dönem maraştan bir çok savunmasız insanın öldürülmesinde bizat aktif rol alan bir yapılanmanın içerisinde olan bir şahsiyettir.12 Eylül sonrası tutuklu kalmış ama hiç bir ceza almadan aklanmış olabilir ama insanların vicdanında mahkum olmuş bir kişiliktir!Sıvas madımak otelinde ateşe verilerek yakılan alevilerin ve aydınların katledilmesinden bile sorumluluğu olduğu idia edilen bir kişidir.Ermeni asıllı gazeteci Hrant Dink,in katledilmesinde gerek partisinin ve gerekse partililerinin en direk organizisesi ve aktif rolları sonucu yapıldığı söylenmekte bunlar basına ve kamuoyunada yansımıştı.Son günlerden Ergenekon olayında gizli tanık yada sanık olarak ifadesi alındığıda basına yansıdı tabi idia makamı değilim yada bunların ne kadarı doğrudur ne kadarı yanlıştır yada bilinmeyen daha neleri var onlarıda bilmiyoruz ama ateş olmayan yerde duman çıkmaz misali buradanda bir ateşin olduğu kuşku götürmez bir gerçekliktir.Tam, otuz yıllı geçkin bir süreden sonra maraş bölgesinde ve maraşın asi dağlarında gerek kaza gereksede sabotajla olsun ölümüde aklıma alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste söylemini getirdi.Gelelim Hasan Bildirici olayına kürdistan post ta okuduğumuza göre Bildirici geceye gitmiş kitaplarını satmak ve tanıtmak için stan istemiş stand verilmemiş ve anti Öcalancı ve anti PKK ci olduğu söylenmiş ve saldırıya uğramış bunlar tabiki hoş şeyler değil tasvip etmek ve onaylamakta olası değil kaldıki bir yazar ve bir aydına böyle davranmak ne kürde nede kürtlüğe katacağı bir şey vardır.Gel gelelimki aynı Bildirici bir zamanlar PKK nin gücüne sığınarak başkalarına saldırma tehdit etmeyi bir marifet sanıyordu.Yaşadığım bir olayı örnek vereyim Basel derneğinde 03.12.2001 tarihinde insan hakları ve gözaltında kayıplarla ilgili yapılan bir toplantıya bu günkü Diyarbakır büyük şehir belediye başkanı Osman Baydemir ve Batman millet vekili Ayla Akad Ata katılmıştı konu gözaltında kayıplar oluncada doğal olarak balkanlarda kayıp edilen kardeşim ve arkadaşlarını sormak için ve failleri hakkında bazı durumların aydınlanması için bizde aile olarak gitmiştik ve konuşmalarda söz sorulara gelmişken bu günkü çok demokrat ve çok mahsum H.Bildirici ve bir kaç kişi daha bize saldırmış ve bizi tehdit etmişlerdi ve oradaki insanları bize karşı kışkırtmışlardı bizde tekme tokatlar arasında o toplantıyı terk etmek zorunda kalmıştık!Halen kayıp kardeşim ve arkadaşlarıyla ilgili karanlıklar sürüyor, failleri belirlenmedi katil yada katiller halen gizemli bizse acılarımızı her gün tekrar tekrar yaşıyoruz bu gün kendisine haksızlık yapıldığını söyleyen Bildiricinin yazısını okuyunca aklıma alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste söylemi geldi:Tabiki bu ve benzeri olayları tasvip etmediğimi tekrar belirtmek isterim ve Bildirici ye geçmiş olsun dileklerimide iletiyorum ama başkasına karşı yapmaktan çekinmediğiniz haksızlık zorbalık bir gün sizede dönebileceğini bilmeniz gerek güce taparak başkalarına saldıranların bir gün güçsüz kaldıklarında kendilerininde aynı saldırılara mahruz kalabileceklerini böylece tekrardan yaşayarak görmüş olduk.Kısacası ALMA MAZLUMUN AHINI ÇIKAR AHESTE AHESTE!Anlayana sivri sinek saz anlamayanada davul zurnada az.SaygılarımlaKalender Şahinkalender1@bluemail.chwww.kayiplar.com
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.