Siyaset

AKILSIZ AKIL

Cemal Veli · 16.01.2006 · 2 görüntülenme

Jiyana Nû`da ”Stratejik Akıl’’ adlı yayınlanan makelemde, kısaca Güney Kürdistan’daki başarıların esas nedeninin Kürd siyasasının yıllardır sürdürdüğü taktikçilikten vazgeçerek stratejik akılla  düşünmeye başlaması  olduğunu belirttim. Ve şöyle devam ettim: Eğer Saddam rejimine karşı açılan savaşta Kürd siyasası, bu kezde taktik akılla düşünme geleneğini sürdürmüş yada İslam misyonunu  yüklenmiş olsaydı; içi boşaltılmış „anti-emperyalist ittifak”, yada “gavura  karşı ortak mücadele” söyleminin etkisi altında kalacak ve bugün uluslarası camiada Saddam ve Bin laden çetesi ile aynı kefede değerlendirilecek, Kürd halkı ise bölge egemenlerinin laboratuvarlarındaki yeni kimyasal gazlarla tanışmış olacaktı’’Bu makalem ile ilgili fakat benim günler sonra farkettiğim bir yorum yazısı geldi. Bu yorum yazısını yerinde cevaplamak yerine ayrı bir makale konusu olarak burada ele almayı daha uygun gördüm.Sözkonusu yorumu eksiltmeden yada arttırmadan buraya aktarıyorum. ’’sizleri anlamakta bayağı sıkıntı çekiyorum,ulusal mücadele bu kadar ucuz ve kuyrukçu olmamalı diye düşünüyorum.illada ne pahasına olursa olsun diyorsanız tarih sizin yanıldığınızı söyledi ve söylecektir.m.mustafa barzani olayında olduğu gibi,ulusal kurtuluş hiç bir emperyalist devlete dayanmadan verilir,siz kürd feodellerinin amerikan emperyalistine dayanarak kurmaya çalıştığı uydu ve nereye gideceği belli olmayan bir oluşumu nasıl bir bağımsızlık olarak yorumluyorsunuz ben anlıyamıyorum.barzani ve talabaninin temsilcileri her gün türk sömürgecileri ile al takke ver külah görüşmeleri yapıyor sizde bize bunu gerçek bir bağımsızlık diye veriyorsunuz.illada bir kürt devleti olsun sonuda ne olursa olsun diyorsanız anlarım.ama bunu ilerici ve kürt halkının kurtuluşu ve hatta zaferi olarak sunarsanız itiraz ederim.kürt halkı ne yaptıda bu sözde özgürlüğü sağladı diye sorarım,amerikan emperlasti halen kürtlerin kanını emerken,nasıl bir bağımsızlık anlatında dinleyelim arkadaşlar.’’ Yukarıya aktardığım imzasız yorumu okurken, insanda siyasi ölüler mezarlığında gezinti yapıyormuş gibi bir his uyanıyor. Yorumcunun kullandığı söylem bizim için en azından bu satırların yazarı açısından hiçte yeni değildir. Şaşırtıcı hiç değildir.Bu yorum, en insani kavramların ve ya başka bir ifadeyle en özgürlükçü kavramların kürdlere karşı nasıl bir tuzağa dönüştürüldüğünün ibret verici bir örneğidir. Ismini belirtmeyen yorumcu anti-emperyalist, anti sömürücü, anti- feodal gibi demokratik, insani ve özgürlükçü kavramların üzerinden güney kürdlerinin asırlara yayılan mücadelesini küçümsüyor. Değişen kürd’ün, yani kürdün stratejik aklını kullanmaya başlaması yorumcu için anlaşılmaz bir durum oluyor. Çünkü yorumcu değişimin farkında değildir, O kürdün alışılagelmiş reflexlerini özlüyor. Kürdün normalde (anormalde) körfez savaşı karşısında ki reflexi Saddam’ın on yıllardır kendisine zulüm yaptığını unutup, onunla ’’ dinkardeşi’ ittifakı kurarak ’’ gavura karşı savaşmasıdır. Kürd solcusununda anti emperyalist söylemle yola çıkıp, Saddam’ı en büyük anti-emperyalist ilan ederek, ittifaka girip, o emperyalistlere karşı silaha sarılmasıdır. İşte stratejik akıldan yoksun olan bu reflexlerin artık kürd siyasasında görülememesi bir çok insana ve bu arada yorumcuyada oldukça anlaşılması güç bir durum oluyor. Ve kürdün bu reflexlerini terkedip 21. yüzyıla stratejik aklın ürünü olan reflekslerle girmesini küçümsüyor. Güney”li liderleri Amerika’yla işbirliği yapmakla ve feodal olmakla itham ediyor.  Kürdler, ne yazıkki(!?) yorumcuyu ve yorumcu ile aynı zihiniyeti paylaşanları memnun edemezler artık. Farklı politik çizgilere ve farklı milletlere ait bu insanların Güney kürd hareketine karşı tutumlarında hareket noktalarının aynı olması dikkate değer bir noktadır.Yorumcu ve yorumcunun ait olduğu zihniyetin karşı çıkış noktalarını sıralıyarak ele alalım: Birinci iddia, Güney Kürd hareketinin Liderliğini yapan Barzani ve Talabani feodal olduğudur.Bu iddiaya karşı verebileceğim cevap şudur: Evet, doğrudur. Talabani ve Barzani feodal geleneklerden gelen aşiret liderleridir. Önce aşiretlerini daha sonrada geniş kürd yığınlarını yanına almayı başararak on yıllardır dağlardan ovalara yayılan özgürlük hareketini örgütlemişleridir ve bugünde bu mücadeleyi zaferle taçlandırma noktasındadırlar.Peki sormak gerekir, bunda anlaşılmayan nedir ki? Karşı çıkılan nedir ki? Feodal olmalarımı?Yani aşiret liderlerinin özgürlük mücadelesi sürdürmesini ayıplayan yada yasaklayan kutsal bir kanun mu vardır? Peki, Barzani ve Talabani, Dallas’ ta havuzlu bir şatoda doğmuş, 5 yaşında piyona çalmış 10 yaşında Mozart dinlemiş olsalardı bu kezde  ’’ bunlar burjuva dır. Halka yabancıdırlar’’ diye dudak bükmiyeceğinizin garantisimi var?. Kürdler sizin beğenize göre bir lider ortaya çıkarmak zorunda değilidirler. Değil mi efendiler!!???İkinci iddia, Güney Kürd Siyasının Amerika ile işbirliği yaptığıdır. Evet, doğrudur. Önceleri emin değildim ama gelişmeler beni emin hale getirdi. Ve tam emin olduktan sonradırki ‘ Stratejik Akıl’ başlıklı makaleyi kaleme aldım. Tekrar ediyorum, stratejik akıl, kürd siyasasının mevcut durumda Amerika ile işbirliği yapmasını gerekli kılar. Kürd halkını sevindiren bu durum yorumcunun can sıkıntısına neden olmaktadır.  Bırakalım siyasi ve kültürel hakları, varolmasından kaynaklanan haklarını ve kendi kendini üretme koşulları bile ortadan kaldırılan ve en basit savunma mekanizmalarından bile yoksun bırakılan Kürd insanına, dünya devi olan Amerika’ karşı savaşması neden öneriliyorki?Amerika’nın, dünyaca zalimliği tescillenmiş vede on yıllardır direk güney kürd halkının fiziki varlığını hedef almış Saddam rejimini yıkması ve Saddam’ı da kulağından tutup bir hapishaneye fırlatması üzerine, kürdlerin ’’ neden bizim katilimizi hırpalıyorsun’’ diye Amerika’ya karşı öfkelenip silaha sarılmaları mı gerekiyordu?. Böylesine bir akılsızlık ’’Din kardeşliği’’ yada pek moda olan ’’ anti-emperyalist’’ likle  meşru kılanabilir mi?Fransızların kulağından tuttukları bir sarhoş eliyle kurdukları devlet ’’ anti-emperyalist devlet’’ bizzatihi sarhoşun kendiside ’anti- emperyalist kahraman’  oluyorda, yüzyıla yayılan, görkemli bir özgürlük savaşının önderleri olan Talabani ve Barzani ise ‘batı’nın basit bir kuklası oluyorlar? (Tanrım, bu ne yaman çelişkidir?)İbret verici ve tuzaklarla dolu olan bir zihniyetin ürünü sözkonusu yorum ile ilişkin, son olarak belirtmek istediğim şudur: Eğer bu yorumu gönderen Arap, Fars yada Türk ise, derimki, ’’ Muhteremler, anti- empeyalist mücadelede öncelik sizin olsun ve siz Amerika’ ya karşı savaşı Tahran, Bağdat, Şam ve de Ankara’da başlatmak için önden buyrun!Eğerki, sözkonusu yorumu kaleme almış olan bir kürd ise o zamanda diyeceğim şudur: ’’ EY AKILSIZ AKIL, GELDİYSEN KAPIYI ÜÇ KEZ TIKLA.’’

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.