BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Altanlar ailesinden özellikle Ahmet Altan`nin yazilarini severek okuyorum, onun konulari yazmadaki ustaligi her halde dayilari Soranlardan gelmektdir. Altanlarin, YNK politbüro üyesi Sayin Fuat Masum`un yegeni oldugunu duymustum, ama dogruluk derecesi nedir bilmiyorum. Ahmet Altan`in edebi yazilarinin akiciligi sanirsam bir Soran`in siir yazmadaki yetenek ve ustaligina benziyor.
Zaten, Kürdler icersinde sanat, kültür, edebiyat...vs lerde en geliskin ve büyük bir birkime sahip olan Soranlardir. Benim ise Altanlarla olan iliskim ALTAN soyadindan kaynaklaniyor olmasina ragmen, bu soyadi bana asimile ve kölelik diger Altanlar icin ise kendi ülkesinde özgür birer vatandas olmayi animsatiyor.
Bundan dolayi her nekadar ALTAN soyadi benzerlik tasiyorsa da kendileriyle hicbir akrabalik bagim yok, kendilerinin bir ülkesi ve kendi ülkelerinde birer özgür vatandas olarak yasiyorlar ve soyadlarida her nekadar tombaladan cikmissa da bu güne kadar buna bir itirazlari olmamistir.
Oysa ben daha farkli bir poziyondayim, Ülkemi sömürgelestirilenler, halkimin ve ailemin özgürlüklerini yok edenler, vatanimi katliamlar deryasina cevirilmekle de yetinmeyip, soy-sopumu ilelebet yok edip Türklestirmek icin taktiklari soykirim damgasi, Bir vatanim olmadigi sürece de ölünceye kadar kölelik timsali olarak alnimda tasiyacagim bir soyadi olacak ve ALTAN soyadini tasidigim sürece bu su anlama gelecektir, vatanin sömürge ve bütün insani ve ulusal haklari elinden alinmistir anlamina gelecektir. Kisacasi aramizdaki yakinlasan ve uzaklasan benzerlik bunlardir.
Sömürgeci Türk devletinin Kerkuk ve Güney Kurdistan`da Kürt halkinin secimler sonrasi olabilcek kazanilarini yok etmek icin bütün imkan olanaklariyla, Kürd halkina saldirip, irkicilik ve sövenizmin saha kalktigi bu dönemde, soydasim Ahmet Altan`in yazdigi makale bana Marks`in Irlanda ve Ingiltere halki ve isci sinifi üzerinde söyledigi bir söylem aklima getirdi.
Marks ilk önceleri Irlanda halkinin kurtulusunu, Ingiltere isci sinifinin kurtulusuna bagliyordu. Daha sonraki gelismeler Ingiltere isci sinifi kendi emperyalist devletiyle ayni saflarda durunca, tersi bir söylemle Ingiltere isci sinifinin kurtulusunu Irlanda halkinin kurtulusuna bagladir. Seklinde degistirdi.
Sayin Ahmet Altan`da Dün Gazetem. Net`te Türk devleti ve hükümetinin Kerkuk ve Güney Kurdistan`a karsi baslatmis oldugu irkici, fasist, sövenist dalgalara karsi yazmis oldugu Kürtler özgür olmazsa Tayyip Erdoğan da özgür olamaz...
makalesini de ilk etapta böyle bir cagrisim yapmasina ragmen cok farkli bir icerik tasimaktaydi.
Hic süphesiz Ahmet Altan, Türk aydinlarinin yüz aki olabilen cok ender insanlardan biridir. Yazmis oldugu romanlar ve makalelerde, Kürt halkina olan duygusal bagliligini cekinmeden ifade ediyor. Oysa ben Kürtler özgür olmazsa Tayyip Erdoğan da özgür olamaz... basligini kullanan sevgili Ahmet Altan`dan daha farkli bir icerik bekliyordum. Kürdlerin özgürlügü demek Kürd halkinin kendi topraklarinda bütün özgür dünya halklari gibi kendi iradesini ve kaderini özgür bir sekilde yasama hakki seklinde algilamasini beklerdim. Diger bir deyimle Kürtlerinde, Türkler gibi kendi vatani olan Kurdistan`da benim gibi ALTAN soyadini tasimadan kendi ulusal sinirlari icersinde, kendi parlamentosuna ve kendi bayragi catisi altinda yasama hakki oldugu belirlemesini yapmasini beklerdim.
Iliklerine kadar Türkcülük kavrami islemis toplumlarda degisim ve dönüsümün olmasi sanildigi gibi kolay olmadiginin bende farkindayim, ama bir yerde de birileri tarafinda bir kivilcimin cakilmasi gerekir.
Türk sol ve islami akimlarinin, basimiza müsalat ettigi ve genclerimizin, bir degirmenin carklari gibi ögüttülüp yok edildigi yada ümmetlerin-halklarin kardesligi ve kurtulusu söylemleri ile Türk halki ve isci sinifi öncülügü gibi ne idügü belirsiz, kürd halkinin dinamiklarini parcalayan kavramlarla basimiz yeterinde belada oldugu bir ortamda daha farkli bir durus ve tavir bekliyordum.
Ben sayin Ahmet Altan`dan kavram ve isimleri kullanirken, sömürgeci devletlerin, bir ulus ve ülkeyi yeryüzünde silmek icin dikte ettigi isim ve kavramlarla degil, onun gercek isimleriyle hitap edip, Türkiye Cumhuriyetinin olasi kaygilarindan hareketle bir bakis acisina sahir olmamasi gerekirdi.
Benim makalesinden cikardigim Kürt ve Kurdistan olgusunun realitesinden ziyade, Türkiye Cumhuriyetinin , yürüttügü simdiki politikalarla Kürd halkini özgürlestirip devletlestirecegi endisesi tasidigidir.. Türk devletinin daha akilli politikalarla hareket edip, kendi sinirlarindaki Kürdlere sefkatli kollarini acip bir kac kirintiyla, Kürd halkinin ülkesiyle olan bölünmüslügünü ebedilestirme tavsiyelerinde bulunmaktadir.
Oysa makalesinin basligina göre yada kullanmis oldugu kavramlarin özüne göre hareket etmesi durumunda sayin Ahmet Altan`nin daha farkli bir yaklasim icersinde olmasi gerekirdi ki bu da Kürd halki ve Kurdistanin blünmüslük ve sömürge realitesine göre hareket etmesi gerekirdi.
Toplumlardaki köklü demokratik degisimlerin, hele irkcilik ve sövenizm histerilerinin güclü oldugu toplumlardaki degisimin olabilmesi icin radikal cikis ve örgütlenmelerin olmasi bir zorunluluktur.
Insanlarin yada toplumlarin beynine, ruhuna kazinan yanlis kavram ve olgularin silinmasinin tek yol ve yöntemi unuturulmaya calisilan kavramlarin inatla savunulup, topluma enjekte edilmesidir.Güney dogu, Kuzey Irak kavramlarini kullanmak, var olan sömürgeci satatüye mesrulup kazandirdigi gibi, özgürlüge de pranga vurmaktir.
Türkiyede, Osmanlilar döneminden gelip, Kemalizme devam eden sömürgecilik olgusu ve onun yarattigi tahribatlari ortadan kaldirmak ve toplumlarin özgürlesmesinin tek yolu, sömürgelestirilen halk yada haklarin kendi topraklarinda kendi kaderine hükmetmesi ve iki komsu halk ve ülke olarak özgür ve esit iliskiler icersinde olmasindan gecmektedir.
Bunun disindaki yol ve yöntemler sömürge halk üzerindeki baski, sömürünün ömrünü uzatirken, egemen halkinda kölelik, barbarlik ve sövenistlik duygularini pompalayip, toplumsal gelismenin önüne bir set cekmektedir.
Türkiye devleti ve hükümeti ve baglasiklarinin Kürd halkina karsi baslatmis olduklari, asariz keseriz, yok ederiz salvolarina karsi utangac bir politika ile karsilik vermek degil, tam aksine toplumdaki degisimin saglanilabilmesi irkci, sövenist sömürgeci salvolarin kirilmasi icin, esyasi adiyla adlandirip ona göre bir mücadele ve eylem tarzini gelistirmek gerekir.
Bunu asmanin ve bu yolda basari saglamanin yoluda kendilerine Türküm diyen, aydin, sanatci, yazar ve demokratik, sivil toplum örgütlerine düsmektedir. Benin Türk toplumunu degistirme diye bir görevim yoktur bu görev Türk kamuoyuna düsmektedir bizim yapacagimiz iki esit ve özgür halk ve iki ülke gercekligi temelinde dayanismadir.
Cok dogru bir temelde belirledigin makalenin basliginda hareketle, Sayin Ahmet Altan senin özgürlügün, benim özgür olmamdan, ALTAN soyadindan kurtulmam ve kendi vatanimda özgür olarak yasamam ve yüzyillarin haksizligi olan bölünmüslük ve parcalanmisliginin giderilmesinden yani sizin gibi özgür ve bagimsiz bir ülkeye sahip olmasindan gecmektedir.
Saygilarimla
M. ALTAN
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.