BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Türk 'bilim adamları ' yıllarca Kürtlerin varlığı ve yokluğu üzerinde kafa yordular. Sonunda döne dolaşa Kürtlerin dağlı Türkler olabileceğine hükmettiler. Neden, çünkü onlar sanıldığı gibi bilim adamları değil, devletlerinin hizmetinde olan birer 'aydın ' müsvettesiydiler.
Kürtlerin varlık inkarı sadece Türkiye 'de gerçekleşmedi tabi, 1 milyon Kürdün
yaşadığı Rusya 'da 'sosyalistler ' döneminde dahi Kürtlerin varlıklarına akıl sır
erdirilemedi. Sosyalizmin en temel ilkesi olan 'ulusların kendi kaderlerini tayih hakkı ' bir türlü Kürtler için işlemedi. Bırakın Rusya\'da, Stalin 'in de gayretleri ile İran 'da devletleşmek üzere olan Kürtlerin kendilerini temsil fırsatının önü kesildi.
Ama sosyalizmden vaz geçişin hemen akabinde kurulan Birleşik Devletler
Topluluğu\'nda (BDT) 8 tane Türki Cumhuriyet ve daha bir çok etnik devlet yerini aldı. Kürtlere bu dönemde de koca bir 'hiç ' düştü.
İran, Irak, Suriye ise başından beri Kürtleri kendi çıkar ilişkileri çerçevesinde, gah dini duyguları, gay gelenekleri, gay Kürtlerin içinde bulundukları zayıflıkları öne çıkararak bir biçimde kendilerini bulma ve temsil etme imkanlarını ellerinden aldı.
Kısacası, bu ülkeler öyle ya da böyle bir yolunu bulup Kürtleri göz göre göre
kandırabildi.
Kürtlerin dönem dönem devletleşme yolundaki çabalarına sadece sosyalistler değil, emperyalistler de çıkarları gereği engel oluşturdu. Irak 'taki Mele Mıstefa Barzani hareketinin 1975 yılında yenilgiye uğratılma nedenleri biliniyor. ABD, Barzani 'ye İran üzerinden gelen yardımı kesince olanlar olmuştu..
1991 yılından bu yana Kürtler farklı bir tarih yaşıyorlar. Türkiye 'deki 'aydın '
müsvetesi, ordu patentli prof. ve değişik sıfattaki yazarlar artık Kürtlerin 'dağlı '
oldukları üzerinde fazla mürekkep harcamıyorlar. Tam aksine bir çoğumuzdan daha ciddi bir şekilde 'Kürt ' kelimesinin üzerine basa basa konuşuyorlar.
Ne diyorlar peki.. Kürtlerin önünü nasıl alabiliriz?
Evet.. İran, Irak ve Suriye\'deki kafadarlarıyla bir araya gelip bunun hesabını kitabını yapıyorlar şimdi.
Irak 'taki Kürtler artık eski Kürt, Ortadoğu 'ya gelen ABD ise, Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan 'ın taş fırlattığı eski ABD değil.
Irak kıyılarındaki ABD gemilerini Kürtler ve solcular artık taşlamıyor, Zarkavi ve Bin Ladin 'in saflarına kimse geçmek istemiyor. ABD gemilerinin yolu şimdi Hazar kıyılarında gözleniyor.
Geçen akşam bir tv kanalında eski bir MHP 'li MİT ve JİTEM mensubu vatandaşı dinledim, şunu diyordu: Emperyalizmin paylaşım savaşı.
Buyrun..Bu söz bizim sözümüzdü, solcuların sözüydü. Bir dönem biz 'Kahrolsun Emperyalizm ' diye slogan attığımızda, bu adam bize, 'Komünistler Moskova 'ya ' deyip kurşun sıkıyordu.
Ne oldu da sloganlar yer değiştirdi?
Şu oldu;
Kürtlere yaşamak için seçenek bırakılmadı, sömürgeciler ise ABD 'nin
Ortadoğu 'daki müdahaleleriyle zor duruma düştü. Kürtlerin toprak kazanma,
sömürgecilerin ise eski hükümranlıklarını yitirme olasılığı ortaya çıktı.
Elbetteki sloganlar da kafalarla birlikte karışıyor..
Kürtler şimdi farklı bir tarih yaşıyor dedim. Ama Kürtlerin eski yaşam felsefelerini gözden geçirmeleri gerekiyor.
Kürtler kendilerine yapılan 'keklik ' benzetmesine dikkat etmeli bu dönemde de sevmeyenleri haklı çıkaracak tutum içine girmemelidir. Yani\'kew dijmin ê serê xwe
ye' söylemi geçerliliğini artık yitirmelidir. Kürdün Kürde olan siyasi, sosyal, kültürel ve askeri üstünlüğü gibi bir lüksü olmamalıdır.
Bir diğeri ise, 'Kırm ê dar ê ne be zevala dar ê na be ' söylemi. Elbetteki ağacın kurdu olmazsa ağaca bir zarar gelmez.
Ama son zamanlarda baktığımızda, özellikle Türkiye\'deki Kürtlerin içine düştüğü 'Türk-Arap-Fars\' kardeşliği yanılgısı ağacın kurduna büyük bir davetiye çıkarmaktadır.
Hele hele Kürtlerin kazanımlarını 'ilkel milleyetçi kazanım ' olarak niteleyen Kürt siyasetçi ve farklı çevreler, bu söylemden bir an önce vazgeçmeliler.
Devlet olmak Kürtlerin en tabii hakkı ise, felsefi yorumlarla, siyasi bakış takviyeleri ile bu berrak yol toza dumana bulandırılmamalı.
Ağacın kurtları aykırı fikirlerle çoğaltılmamalıdır..
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.