Siyaset

ABD`NIN SILAHI KÜRTLERE DÖNMEZ!

Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme

'ABD'nin silahı Kürtlere döner' diye başlık atmak bir umuttur. 'ABD'nin silahı
Kürtlere dönmez' diye başlık atmak da bir umuttur. Ama, umut ile teşvik etmek arasında fark vardır.

Bugünler de sık sık Türkiye'nin 'Kerkük'e müdahale edeceği yönünde haberler çıkıyor basında.

Bu yetmemiş şimdi aynı çevreler Türkiye'nin müdahalesine bir de ABD'nin
müdahalesini eklediler. ABD Kerkük'e müdahale edecekmiş!

Bu haberler teşvik haberleridir. Öyle olacağı bilindiği için bu haberler çıkmıyor, öyle olması istendiği için bu haberler yayınlanıyor.

Ben Türkler, Amerikalılar müdahale eder mi, etmez mi noktasında tartışmak

istemiyorum. Dikkat çekmek istediğim şu;

Kürtleri tarih boyunca istemeyenler Irak'taki gelişmelerden bir gedik açıp
düşmanlıklarını açık açık belli etmek istiyorlar. Kürtleri bir batağa düşürmek için herkese çağrı yapıyorlar. En son Kürtlerin müttefiki ABD'ye bile çağrı yaptılar.

Şimdi..

Neredeyse bir 'Vietnam' tehlikesiyle yüzyüze olan, başından beri Türkiye ile Irak müdahalesi konusunda uzlaşmayan hatta dönem dönem ciddi sorunlar yaşayan ABD, güçlü bir Kürt muhalefetini göze alabilir mi? Bırakın göze almasını böyle stratejik bir hatayı neden yapsın?

Son günlerde İran ve Suriye müdahalelerini gündemine alan ABD, bu ülkelere girerken ya da bu ülkelerde rejim değişikliğine giderken, Türkiye'yi mi, Türkmenleri mi yanına alacak? Çok iyi biliniyor ki, burada da ittifak yapılabilecek temel güç Kürtlerdir.

Peki, eğer ABD durduk yerde Ortadoğu'dan çekilmezse, yıllara yayılcak olan bir Ortadoğu poreji için de ABD'nin ittifak yapacağı temel güç Kürtler değil mi?

Bazılarının işine geldiğinde öne sürdükleri, 'ABD Kürtlerden ikinci bir İsrail yaratmak istiyor' iddiasına ne demeli?

Şu soru sorulabilir; ABD ne zaman İsrail'e müdahale etti de Kürtlere etsin?

Bu teşvik yazıları, Türkiye'nin çıkardığı Teşvik Yasaları kadar ucuzuna
yazılmamalıdır.

Diğer bir husus ise, Kerkük'ün 'devlet içinde devlet' gibi gösterilmesidir. Neymiş efendim, Kerkük farklı bir şehirmiş de orada herkes yaşıyormuş da.. Özel bir statüsü varmış!

Hayır değil..

O zaman İstanbul'da 3 milyon Kürt yaşıyor. Laz yaşıyar, Ermeni, Rum, Türk
yaşıyor. Iğdır'da Türklerle Kürtler eşit sayıda yaşıyor. Van'da Acemler var. Hadi
buyrun bakalım özel statüsü mü oldu bu şehrlerinin?

Hayır değil..

İstanbul şu anda bir Türk şehridir. Azınlıklar da haklarından yararlanabilmelidir. Ama Türkiye sınırları içindeki bir şehirdir. Van ve Iğrdır Kürdistan şehirleridir.

Yarın Irak'ta da durum aynı olacaktır. Bu Kerkük Allah tarafından özel olarak oraya yerleştirilen bir şehir değil ki.. Ya Irak'ın ya da Kürdistan'ın haritası içine
yerleştirilecektir. Yoksa, tarafsız bölge diye ilan edilir, hiç kimseye ait olmaz.

Ama, kör sağır biliyor ki, Kerkük Kürt şehridir. Değişik azınlıklar vardır orada. Ama Kürdistan sınırları içindedir.

Bu azınlıklar yıllardır Baas yönetimi altında diktatör Saddam başkanlığında
yaşayabilmişlerse, tarafsız bölge diye ilan edilmemişse ve burası tek başına bir devlet olamamışsa demekki Allah tarafından oraya özel olarak yerleştirilen bir şehir değilmiş..

Biraz petrolü fazla hepsi bu..

Ey teşvik yazarları, yoksa sizin yazılarınızı yazdıran da bu petrol kokusu mu?

O zaman petrol kokusu alamayacağınız bir yerde durun ki, yazılarınız biraz daha vicdani ve anlaşılır olsun..

10 Şubat 2005

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.