ABD'nin Dis Politikasi Baskan ile Degisir mi?

Alan Lezan · 07.04.2009 · 2 görüntülenme

ABD 3 koldan yonetilir:

[b]1. Senato
2. Temsilciler Meclisi
3. Baskan[/b]

Her eyaletten 2 Senator; toplam 100 Senator. Senato'da buyuk eyaletlerle kucuk eyaletler boylelikle esit temsil edilmis oluyor.

Temsilciler Meclisi nufusa gore seciliyor. 450 tane olmasi lazim. Bunun yaninda baskan ve kabinesi var. Baskan her secim sonrasi ajandasini belirler ve bunu Temsilciler Meclisi'ne sunar. Temsilciler meclisi diger partiden olursa ajandasinin uygulanmasi cok zor. Her kanunun hem Senato versiyonu ve Temsiciler versiyonunun olmasi ve bunlarin kabul edilmesi ve baskanin imzalayip kanun haline getirmesi gerekir. Amerika'da kanunlar herhangi bir vatandasin Anayasa Mahkemesi'ne gidip dava acmasi ile de degisebilir. Bu cok uzun ve pahali oldugu icin genelde sivil toplum orgutleri davayi acarlar. Örnegin 1960lardaki zencilerin beyazlarla okumasi Arkansas eyaletinde bu sekilde mahkeme karari ile kabul edildi ve federallesti. Ayrica eyaletler eyalet degil ayri ayri devletler, hepsinin yasasi farkli. Örnegin Louisiana fransiz anayasasini almis vs vs. yani kisacasi Amerikan Yonetim Sistemi bazi püruzleri olsa da tamemen balansi olan bir sistem. ABD Baskan'i kimisine göre funktionu olmayan Reagen gibi sembolik Hollywood yildizlarida olsalar bence cok onemli.

Ben kendim bu secimlerde basta McCain'in desteklemesini düsünmüstüm, sonra onlarin cok konservatif olmasi ve Obama'nin siyah ve demokrat/liberal olusu Amerika halki acisindan düsündügümden ben Obama'nin kazanmasini istedim.

Obama'nin ABD gibi dev bir emperyal ülkeye Baskan secilmesi tam da benim kisisel olarak dünyanin gelecegi hakkinda yaptigim öngörüleri (Dünya 3 bin yilinda cennetlesek gibi:-))) tastikliyor. Insanlar gittikce barbarliktan uygarliga dogru yol aliyorlar. Bundan 10 yil önce kim bir siyahin ABD'de Baskan oldugunu düsünebiliyordu? Iste insanlar positif yöne dogru gün be gün gelisiyor. Ben cok optimistim ve bu dünyanin giderek güzellestigini düsünüyorum. Martin Luther King'in, Melcolm X'in rüyasi böylelikle gercek olmustur.

ABD elbette nufuz alanlarini genisletmek, dünyadaki enerji kaynaklarini egemenligi altina almak icin yinede ugrasacaktir. Yeni enerji kaynaklari kesf edilmedigi sürece bunu sadece ABD degil, Bati'daki her ülke yapmaya calisacaktir.

Hanife'nin ABD'nin dis politikasinin degisecegi ( Israil disinda) tezine aynen katiliyorum. Obama'da demokrat, “yakisikli“ ve ileri görüslü olsada sonucta ABD gibi dev bir emperyal ülkenin baskanidir, elbetteki o da diger Baskanlar gibi ülkesinin cikarlarini en ön planda tutacaktir.

Simdi kisaca ABD'nin Orta Dogu Politikasi'na deginelim:

ABD Orta Dogu'ya Irak'i isgal etmesiyle üc nedenden dolayi girmistir;

[b]1. Israil'in güvenligi
2. Orta Dogu'nun Nufuz Alanlari
3. Petrol[/b]

Israilliler geceleri korkudan gaz maskeleri ile yatiyorlardi. Saddam gercekten hergün Israil'i tehdit ediyordu. ABD'nin Irak'i isgal etmesinin en önemli nedeni bence Israil'dir ve Israil'in lobbysi ABD'de kücümsenemez. ABD'nin ekonomisi, Medyasi vs. Yahudilerin elindedir.

Orta Dogu'nun nufuz Alanlari (yani pazar) gelecek icin cok önemlidir. Her kim ki Orta Dogu'nun nufuz alanlarina sahipse o bu yüzyilda gelisecektir. Bunu Obama'da cok iyi biliyor. Tabii Obama Hanife'nin deyisiyle Bush'un yaptigi gibi sopayla degil, havucla yapacak ama kesin yapacak, yapmak mecburiyetindedir. Yoksa ABD Irak savasina bosuna 500 milyar dollar harcamadi, 5 binin üstünde askeri ölmedi.

Gelecek 250 yilin Petrol Reserveleri Güney Kürdistan ve Irak topraklari altindadir. Bu nedenle ABD Irak'tan kendine uygun ve güvendigi bir rejim ve demokratik bir devlet bicimi kurmadan tek bir askerini dahi geri cekmez. Cekmez cünkü ABD'nin BOP'u, yani Büyük Orta Dogu Projesi yeni degil, kökleri 20.yy baslarina kadar gider. (Bu konuda verdigim Wikipedia'nin linkinde önemli aciklamalar vardir, ilgilenen okur.)

Bu baglamda ABD hemen simdi Irak'tan en son askerini ceksede önemi yoktur. Nasil ki Saddam döneminde Kuveyt'e bir saatte girdi, aynisini Türklerin veya baska bir komsu halkin Kürdistan'i isgal etmesindede yapar. Ben sahsen Obama'nin Kürdleri bu saatten sonra yanliz birakacagini düsünmüyorum.

ABD'nin Kürdistan Politikasi:

ABD'nin Kürdistan politikasi basli basina baska bir yazinin konusu aslinda ama kisaca deginirsek: Bence ABD ve sadece ABD Lozan Antlasmasini yirtacak gücte olan tek ülkedir. Kürdistan'in bese parcalanmasi ve Kürdler arasindaki ve Irak, Suriye, Türkiye gibi suni sinirlari olan ülkeler Lozan'in yirtilmasiyla degismek zorundadirlar. Suni sinirlari degistirmek, tabii sinirlari yeniden cizmek zor olmayacaktir, cünkü suni sinirlar zaten 50 yilda bir degisiyor.

Nasil ki Dogu Almanya ve Bati Almanya birlestilerse aynen öylede bu yüzyilda Kürdler Kuzey Kore gibi ülklerde birlesecek tabii sinirlarina özgürlügüne kavusacaklardir.

ABD'nin bagimsiz bir Kürdistan plani olup olmadigini bilmiyorum ama eger Kürdler birlesir bagimsizlikta diretirlerse ABD'de bana göre gereken destegi verecek, Kürdleri eskisi gibi kandirmayacak, cünkü Kürdler eger kayda deger bir GÜC olurlarsa o zaman ABD'nin Büyük Orta Dogu Projesi’ne Kürdler en büyük destek ve dayanak olacagindan ABD Kürdleri sonuna kadar destekleyecektir.

ABD günü birlik politikalar yapan bir ülke degil, stratejik ve UZUN VAADELI planlayan bir ülkedir.

Asil önemli olan bence Kürdlerin ne istedikleridir. Kürdler birlesmedigi sürece, istemlerini devlet düzeyinde dile getirmedikleri sürece bagimsizlik falanda olmaz. Kürdler ancak kardeslik mardeslikten bahsede dursunlar. Kürdler SIYASAL istemlerini dernekler düzeyinde bile dile getirmiyorlar, acik secik ne istediklerini söylemiyorlar. Oysa Kürdlerin kaderi artik Kürdlerin elindedir. Örnegin Baskan Barzani Bagimsizlik Kürdlerin en dogal hakkidir diyor, ama cesaret edipte biz bagimsizlik istiyoruz, cünkü bu bizim en dogal hakkimizdir demiyor. Burada Barzani pasif cümle kullanarak bagimsizlik Kürdlerin en dogal hakkidir diyor. Bence her Kürd sesli bagimsizlik istegini dile getirmeli ve onun icin calismalidir. Yani ortada birsey olsun ki o sey tartisilsin. Öcalan, Barzani, Talabani ittifaka gittiler, bagimsizlik istediler, onun icin calistilarda ABD mi karsi cikti? Ben kendim bazi arkadaslarin iste bagimsizlik ABD'nin istemedigi icin olmuyor demesini cok yanlis buluyorum. Sen istedin mi ki ABD'de istesin? Ilkin senin birseyler yapman gerekiyor, ilkin sen SIYASAL TALEPLERINI ISTEMEN LAZIM ki ABD ve AVRUPA ya da diger ülkeler ona göre tavir takinsin.

Bu konuda diger bir hususta Kürdlerin bagimsizliga hazir olmadiklari tezidir. Bu tez de yukaridaki tez gibi tümden yanlistir. Kürdlerin'de diger dünya halklari gibi herseyi vardir. Kürdlerde tek eksik olan özgürlük ve bagimsizliktir. Eger Kürdler gelisemiyorlarsa, ac ve susuzlarsa bunun tek nedeni sömürgeciliktir.

İlgili

Yorumlar (1)

Jankurdıstan · 17 yıl önce

Merhaba. 20 Mart 2003'te ABD'nin Irak savaşının başlangıcını köpeklerden duymuştum. Xankurk denen yerlerde bir yerde nöbetteydim ve ortalık çok sakindi. Ama etraktaki ve çok uzaktaki köylülerin köpek havlamaları saatlerce durmadı. Sonra arkadaşlar söyledi, savaş başladı. Musuldaki bombardmanı yüzlerce km. uzaklıktaki köpekler hisediyordu. O atmosfer benim de bu savaşın içinde olduğum hissini doğurdu. Eğer köpeklerimiz havlıyorlarsa, buraya gelmeleride an meselesidir. Ertesi gün Qandil dahil güney Kürdistanın Irak ile Türkiye sınır hattı Amerikan U2 bombardaman uçağının keşiflerine tanık oldu. [i] "Demek ki buraya kadarmış"[/i] dedim. Bir Amerikan bombası ile ölecektim. Kim akıl ederdi. Nerden nereye. ABD Irakta hesaplamadığı bir islamcı direnişi ile karşılandı-ki bu halk ile alakası olmayan bir direnişti. Sanırsam sıra bize gelmesi biraz gecikti. Bizde tüm hazırlıkları yapıyorduk, yani ABD'ye karşı savaşacaktık. Sonra o meşhur [b]Tezkere meselesi[/b] çıktı. Tezkerenin kabulu zaten bizim kesin bitirilişimizdi, o kadar TC askeri elini salayarak ABD'nin yardımına gitmeycekti. Yolunun üzerini temizleyecekti. Sonra Tezkere kaos oldu.....bildiğiniz süreç gelişti. Ve herşey tersine döndü. Eğer o an T.C. devleti bizim gibi bir örgüt olsaydı kesin ABD bunları bitirmesi için PKK'ye yardım ve talimat verirdi. Amerika artık bizim yanımızdaydı. Artık her gece bizi rahatsız eden Türk F16'larından eser kalmadı. [b]PKK resmen orada devlet oldu.[/b] Hatta Hammerlar ile arkadaşlar bolgeden bölgeye ulaşımı sağlanıyordu. [b]Yine o dönem Nizamettin Taşın meşhur toplantısına tanık olduk [i]"heval hazırlanın Bağdata"[/i] gidiyoruz.[/b] Bunları şunun için anlatım aslında Amerikanın kimsenin kara gözüne bakarak kısa ve uzun politikayı yaptığını sanmıyorum. Ve bunu şimdiki aklım ile artık abes karşılamıyorum. T.C. nin fire verdiği bir politikadan dolayı biz başarmıştık. Amerika çıkarlarını düşünür. Bağımsız Kürdistan gibi bir polikası yoktur. Ama işine gelirse 10 tane Kürdistanda kurar o başka. Ve biz Kürdler bahsettiğim o dönemi değerlendiremedik. Bunun tek nedenide Öcalanın O meşhur anti emperyalist söylevleridir. Eğer o zaman Kürdler pragmatis bir politika ile ABD'nin arkasından çıksaydık, şimdi çok farklı konumda olrduk. [b] Öcalanın o politikasızlığı salt kuzey Kürdünü değil, Talabani ve Barzaninin Iraktan kopuk Bağımsız Kürdistan fırsatınıda boşa çıkardı.[/b] İşte O Botan,Osman Öcalan......denen çizgi kişisel zaaflarına yenik düşmeselerdi, bugün çok farklı şeyler tartışırdık. O meşhur Duran Kalkan, Haydar Kaytan.....filan silinip gideceklerdi. Onun için Bush bize büyük bir fırsat verdi. Ama Obamanın bu TC ziyareti ile o bahsettiğim U2 sorti zamanlarına tekrar döndük. Ne yazık ki.

Alan Lezan · 17 yıl önce

Keke Merhaba, elbette basta ABD olmak üzere Bati'nin hic bir ülkesi ne Kürdlere ne de baska bir halka kasi gözünü sevdigi icin yardim etmez ki, Kissinger zaten Mustefa Barzani'ye biz yardim kurumu degiliz demisti. Bu ülkelerin tanidigi bir sey varsa oda CIKARLARIDIR. Kürdler ABD icin BOP'un uygulanmasinda vazgecilmez "partneri" olmuslardir. Eger ABD Türkler üzeri aldigini Kürdler üzeri alirsa Türklere tekmeyi vuracaktir. Ama burada asil belirleyici olan aslinda Kürdlerdir. Bilindigi gibi politika devlet yönetimi bicimine denilir ve politik GÜC/KUDRET herseydir. Eger Kürdler kendi aralarinda ITTIFAKA gider Orta Dogu'da belli bir POLITIK GÜC olurlarsa o zaman isler Kürdlerin lehine degisir ki, Kürdlerin gelecegi bence parlak olmasada simdilik iyi gözüküyor. Selamlar