Siyaset

ABD ve İsrail'in çıkarları farklı

William Pfaff · 11.05.2006 · 2 görüntülenme

İsrail lobisinin ABD'deki etkisi nihayet tartışmaya açılırken, Amerikan halkı fark etmeli ki çıkarlar sanıldığı gibi ortak değil. İsrail Müslüman komşularının demokratikleşmesini değil, güçsüzleşmesini istiyor İsrail lobisinin ABD'deki etkisine John Mearsheimer ve Stephen Walt'un getirdiği eleştiri, başta tartışmayı susturma ve yazarları gözden düşürme çabasıyla karşılandı. Ama bunlar işe yaramayınca İsrail-ABD ilişkileri ve İsrail lobisi meselesi tartışmaya açıldı. Çoğu Amerikalı ve İsrailli, ABD-İsrail ittifakının çok eskiye dayanmadığını bilmez. ABD, İsrail'in kuruluşunu kayıtsızca karşılamıştı. İsrail, Suudi Arabistan'ın ABD'nin başlıca petrol kaynağı haline geldiği dönemde Washington'ın Arap dünyası ile ilişkilerinde istenmeyen bir unsur olarak ortaya çıkmıştı. İsrail'in 1950'lerdeki dış politikası da Soğuk Savaş'ta taraf olmama esasına dayalıydı. Bugün Washington'daki İsrail yanlısı ana örgüt Aipac'ın öncülü 1954'te kuruldu. Ancak Amerikan kamuoyunun görüşünü değiştirmede herhalde en çok 'Exodus' adlı kitap ve 1961'de 'Son Çözüm'ün dehşetini evlere taşıyan Adolph Eichmann'ın mahkemesi oldu. 1967'de İsrail'in Arap komşularına karşı gösterişli bir biçimde kazandığı Altı Gün Savaşı, Amerikalılarla İsrailliler arasındaki büyük aşk ilişkisinin başlangıcıydı. Bu sayede İsrail'in dünyanın büyük kısmının gözünde paryaya dönüşmesiyle sonuçlanacak bir karar da alındı: İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarını kolonileştirmeye başlaması. İran'da rejim değişikliği İsrail'e yarar Sürekli ölüm-kalım gerçeğiyle yaşayan İsrail'in ana amacı, varlığını şiddet yoluyla kurduğu ve asla tam olarak kabul edilmediği bir ortamda ayakta kalabilmek. Hamas İsrail'in gayrimeşru olduğunu ve sonunda yok olması gerektiğini söylerken bölgedeki pek çok kişinin düşüncelerini dile getiriyor. Hamas bunu muhtemelen siyasi bir açıklamadan ziyade, kaçınılmaz bir gerçek olarak dile getiriyor. Dolayısıyla, şu anda Filistinlilerin olduğu gibi Araplar da siyaseten dağınık ve güçsüz olduğunda, İsrail'in çıkarına en iyi şekilde hizmet ediliyor. ABD müdahalesi sonucunda Irak'ta yaşanan Sünni, Şii ve Kürt kavgasındaki gibi Arapların mezhepsel veya etnik kavgalarla bölünmesi de İsrail'in işine geliyor. Birleşik Irak ortadan kaybolursa, İran, İsrail'in yakınındaki tek büyük Müslüman ülke olarak kalacak. Dolayısıyla ABD'nin İran'daki rejimi değiştirmesi İsrail'in menfaatine. İsrailliler böyle bir çabanın Irak'takiyle benzer sonuçlar doğurabileceğini biliyor. Böyle bir durum, İsrail'in işine gelir ama ABD'nin gelmez. Aslında İsrail'in rakiplerinin ha bire yok edilmesine ve ABD ile ittifakının sürmesine dayanmayan yeni bir gerçekçilikle yüzleşmesi gerekiyor. İsrail 40 yıllık siyasetini değiştirip güvenliğini işgal altındaki Filistin topraklarından çekilmede, yaşatılabilir bir Filistin devleti oluşturmak için masaya oturmada, toprak ve mülteci meselelerinin sonuca bağlanmasında aramalı. Gelgelelim dökülen onca kandan sonra, içten arzu etseler bile İsraillilerin bu ihtimale inanabileceğini pek sanmıyorum. Yahudiler İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında yaşadıklarından sonra, başkalarına güvenmekte zorlanıyor. Araplara ve Avrupalılara güvenmedikleri ortada. Amerikalıların da iyi niyetine değil, menfaatlerinin kendilerinkilerle ortak olduğuna inanıyorlar. Oysa menfaatler ortak değil. ABD'nin dünyaya duyurduğu niyet, demokratikleşmeyle bölgeye liberal bir düzen getirmek. Gerçekçi İsraillilerse bunun bir fantezi olduğunun farkında. İsrail'in menfaati, gücün Arapların istemediği yollarla kullanılmasına dayanıyor. Bunun için de ABD'nin Ortadoğu'da İsrail adına kalıcı bir üstünlük kurmayı istemesi ve bunu başarması gerek. Bu, siyasetten anlayan İsraillilerin de görebileceği gibi, gerçekçilikten uzak bir varsayım. Süper güçler, imparatorlukların canlarının istediği gerçekliği 'yaratabildiği' yanılsamasını kaldırabilecek güce sahiptir. Küçük güçlerinse böyle bir iddiaya gücü yetmez. İsrail'in çelişkisi buradan kaynaklanıyor. (6 Mayıs 2006)  

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.