Siyaset

ABD Kerkük Konsolosu Ne Yapmak İstiyor?

Spartakus Kardoxi · 01.10.2008 · 2 görüntülenme

    22 ve 23 Eylül tarihlerinde Güney Kürdistan’da yayın faaliyetini sürdüren “Aso Gazetesi” ABD’nin Kerkük Konsolosu sayın Haward Kigin ile Kerkük’e ilişkin uzun bir söyleşi yaptı ve iki bölüm olarak yayınladı..ABD Kerkük Konsolosu, ABD’nin üst düzey yetkililerinin bugüne kadar Kerkük’e ilişkin yaptıkları “resmi açıklamalarının” tam tersi bir tutum içindeydi.Güney Kürdistan yönetimi, siyasal partileri ve basını her zaman Amerika’nın Kerkük’e ilişkin resmi açıklamaları ön plana çıkardı. ABD’nin Bağdat Büyükelçilerinden Negroponti’nin yazılı olarak Kerkük’e ilişkin “Anayasa’nın 140.maddesinin uygulanmasından yana oldukları” yönündeki açıklaması, Zalmay Halilzad’ın defalarca bu yönde yaptığı tüm açıklamalar manşetlerde verildi. Hatta Amerikalı bir çok bakanında Kerkük’e ilişkin buna benzer resmi açıklamaları oldu.. Güney Kürdistan Yönetimi ve Bağdat Kürd fraksiyonu Amerikan yetkililerinin bu yönde yaptıkları “resmi açıklamaları” sürekli ön plana çıkardılar..Ama Kürdler, perde arkasında Amerikalılarla yaptıkları görüşmeleri ve özellikle Kerkük gibi hayati önemdeki sorunlarda Amerikanın reel politikalarını Kürd kamuoyu ile paylaşmadılar..Bir şeylerin Kerkük vb sorunlarda yolunda gitmediği açıktı.. Güney Kürd liderliği hiç bir baskıya maruz kalmadan gönülü bir şekilde “Kerkük ilgili Di Mestura’nın önerisini kabulettiğini” söylemek safdillilik olurdu. Kürdlerinde kabul ettiği ve Irak Parlamentosunun son çıkardığı “Eyaletler Seçimleri Yasası”ndaki “Kerkük’e ilişkin karar” bir dizi temel noktada 22 Temmuz darbecilerinin çıkardığı “Kerkük’e ilişkin 24.madde” ile bire bir örtüşüyordu..Kürdler seçimlerle kazandıkları “Kerkük iktidarını” Amerika’nın baskısı altında masa başında Türkmen ve Araplarla “eşit bir tarzda” !!! paylaştılar..Amerika’nın baskısı altında Kerkük’teki geri adımlar konusunda “Kürdlerin mecbur edildiğini” düşünüyorum..Çünkü Amerikanın Kerkük konsolosunun Kerkük’e ilişkin yaptığı açıklamalar ortada duruyor..Kerkük gibi hasas ve üzerine bir asırdan beri kanlı kavgaların yürütüldüğü bir şehirde, “işgalci” bir gücün temsilcisi bu açıklamaları yapmaktadır..Bu söyleşi yayınladığı zaman ben Güney Kürdistan’da çok büyük tepki ve reaksiyonların olabileceğini tahmin ediyordum.. Ama bu konuda yanıldım... Sayın Dr. Kemal Kerkukî’nin kaleme aldığı uzun makale dışında hiç bir reaksiyon olmadı.. Dr. Kemal Kerkukî haklı olarak verilere dayanarak sayın Konsolosun tüm gerekçe, eleştiri ve argumenlerini çürütüyor..(aslında söyleşiyi ve Kerkuki’nin cevabını çevirip yayınlamak lazım) Sayın Konsolos ne diyor? 1) 2005 yılında yapılan seçimler doğru bir zeminde yürümedi.. 2)Kerkük Eyalet Meclisi meşru ve yasal değildir. 3)Kerkük Eyalet Meclisi’nin “Kerkük’ün Kürdistan Bölgesine katılımı için aldığı karar” meşru değildir. 4)22 Temmuz’da Irak Parlamentosunun Kürdleri karşı gerçekleştirdiği darbenin sembolu olan “24.madde”yi sayın Konsolos “yasal bir çerçevesinin olduğunu” ve “ büyük bir kazanım” olduğunu söylüyor.5)Sayın Konsolos 28 Temmuz Irak Parlamentosunun kararını protesto etmek amacıyla 100 binlerin katılımı ile gerçekleşen ve terörist saldırılar neticesinden 29 kişinin şehid edildiği yürüyüşü, Kerkük halkı değilde Kürd partilerinin düzenlediğini söyliyerek küçümsüyor.. Sanki yüzbinlerce Kürd değil de bir kaç siyasi parti o yürüyüşü düzenlemiş..!!!! 6) Sayın Konsolos Kerkük seçimlerinin ertelenmesi gerektiğini savunurken, Arap ve Türkmenlerin avukatı kesiliyor ve “kimin Kerküklü olup olmadığı” argumentine sarılıyor.. Burada söz konusu olan Kerkük’e geri dönen Awarelerin Kerküklü olup olmadıkları sorunudur!!! Sayın Konsolos Kerkükü araplaştırmak amacıyla Güney ve Orta Irak’dan getirilip Kerkük’e yerleştirilen yüzbinlerce Arap kolonlarını tartışmıyor.. Anayasa 140. maddesi ortada dururken... 7) Sayın Konsolos “ Kerkük meselesi yasa ile çözülecek bir mesele değildir” diyor..8) Sayın Konsolos “Amerika’nın Kürd politikası değişmemiştir.. Kürd Partilerinin Amerika’ya karşı politikaları değişmiştir” diyor.. Görünen o ki Kerkük’e ilişkin uluslararası arenada büyük hesaplar yapılmaktadır.. Bu hesaplar esas olarak Kerkük’ün Özgür Kürdistan’a katılımını engellemek üzerine bina edilmiştir.. Kerkük’e biçtikleri gelecek ise ABD’nin denetiminde yada ABD’nin hakim olduğu Birleşmiş Milletlerin denetiminde “Bağımsız Bir Bölge” olmaktır..Yakında Kürdistan Başkanı Kek Mesud Barzani’de Amerika’ya gidecek ve çeşitli görüşmeleri yapacak.. Her halde o görüşmelerde geniş bir şekilde Kerkük meselesi gündeme gelecek.. Ne de olsa Kerkük dünya petrol rezervlerin %7’sini barındırıyor.. Sonuç olarak, Güney Kürdistan liderliği Kürdlerin geleceğini ve temel sorunlarına dair gelişmeleri Kürd kamuoyu ile paylaşmalılar.. Kürdler “Kerkük referandumunun Türklerin çabaları ile Amerika tarafından ertelendiğini” R.T Erdoğan’ın danışmanı Ahmet Davutoğlu’dan öğreneceğine Kürd liderliğinden öğrensin.. Kürdler Amerika’nın Kerkük’e ilişkin gerçek politikasını Kerkük konsolosundan değil Kürd liderliğinden öğrensin..Sayın Kemal Kerkuki haklı olarak, Kerkük Konsolosunun seslendirdiği politikanın Amerika’nın resmi politikası olup olmadığını Amerikalılara sorulması gerektiğini gündeme getiriyor.. Zaten sayın Konsolosun sahip olduğu bu tutum ve tarafgirlik Kerkük meselesini dahada karmaşıklatırıyor.. Kürdler, resmi olarak Kerkük konsolosunun görevden alınmasını talep etmeliler ve yerine herkese eşit mesafede duran birilerini talep etmeliler.. Çünkü, bu tip açıklamalar ve tutumlar Kerkük sorununu çıkmaza sokuyor ve anti Kürd cephesine malzeme ve güç veriyor.. 01.10.08 Spartakus Kardoxi  

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.