BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde tansiyon yeniden yükseliyor. Önümüzdeki günlerde Ankara\'ya gelecek olan Avrupa Birliği troykasının, beraberinde uzun bir şikayet listesi getireceği belirtiliyor.
Türk tarafını terleteceği vurgulanan listenin başında ise, her zamaki gibi insan hakları ve azınlık haklarını ilgilendiren gelişmeler yer alıyor. AB troykası, birliğin şimdiki dönem başkanı Lüksemburg\'un dışişleri bakanı, İngiltere\'nin AB işlerinden sorumlu devlet bakanı ve Avrupa Komisyonu\'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn\'den oluşuyor.
AB çeverelerinden edinilen bilgiye göre troykanın bu seferki misyonu, müzakere tarihinin verildiği 17 aralıktan bu yana Ankara\'nın attığı adımları değerlendirmek olacak. Aynı çevreye göre, Ankara\'da o tarihten bu yana izah edilemeyen bir yavaşlama görülüyor. Bunun özellikle kağıt üzerinde yapılan reformların bir türlü hayata geçirilemeyişinden kaynaklandığı belirtiliyor.
AB, müzakere ekibinin belirlenmemesinden rahatsız
Ankara\'nın bugüne kadar bir müzakereci ekibini ortaya çıkaramamış olması ise bir diğer şikayet konusu. Bu konularda yaşanan sıkıntıları gizlemeyen bir AB büyükelçisi, \"herşey 17 aralıkta bitti diye bir yaklaşım seziyoruz, oysa denetleme süreci tüm hızıyla devam ediyor. Bu durumun devam etmesi halinde yıl sonuna doğru yayınlanacak olan ilerleme raporu büyük olasılıklı olumsuz çıkacaktır\" diye konuştu.
AB çevreleri esas sıkıntının, yapılmış olan reformların anlamlı bir şekilde hayata geçirilememesi olduğunu vurguladılar. Bu çerçevede dikkat çeken alanların insan hakları, azınlık hakları ve askeri-sivil ilişkileri olduğunu söylediler.
İnsan hakları alanında Kızıltepe olayının AB tarafından bir örnek dava olarak izlendiği gözleniyor. AB diplomatları bu davada sanık konumundaki polislerin Türkiye\'de bugüne kadar görünen sistemik koruma altına alındıklarını savunuyorlar. Bunun ise hükümet tarafından girilen taahhütlerle çeliştiğini söylüyorlar.
Güneydoğuda somut adım beklentisi
Öte yandan, ne Güneydoğu\'da, ne de Müslüman olmayan azınlıkların hakları konusunda somut herhangi bir ilerleme olmadığını da belirten AB kaynakları, \"yapılan reformlar kağıt üzerinde çok güzel görünüyor. Ama biz bunlarla değil uygulamayla ilgiliyiz\" diyorlar.
Bu çerçevede asker-sivil ilişkileri alanında da şikayetler olduğu görülüyor. Özellikle Kara Kuvvetleri Komutanı orgeneral Yaşar Büyükanıt\'ın kısa bir süre önce Kıbrıs\'tan asker çekilmeyeceğine ilişkin sözleri örnek olarak kabul ediliyor. MGK reformuna rağmen askeri kesimin ağırlığını hala siyasi alanda çeşitli yollardan hissetirmeye devam ettiği de belirtiliyor.
Kıbrıs\'ı da kapsayan Gümrük Birliğine uyum protokolü ile Türkiye\'nin AB-NATO ilişkilerini bloke etmesi de troyka toplantısının önemli gündem maddeleri olacak.
Başmüzakereci 7 martan önce belirlenecek
Ankara\'da yavaş yavaş Avrupa Birliği trafiği hızlanıyor. Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan\'ın 7 marttaki AB troyka toplantısından önce başmüzakerecinin ismini açıklayacağını söyledi. Erdoğan 1 martta Afrika\'ya gidecek ve dört gün kalacak. Bu nedenle, başmüzakereci ile ilgili açıklamanın ziyaret öncesinde, en geç pazartesi günü yapılması bekleniyor. Başmüzakerecinin kim olacağı ise netlik kazanmadı.
AB\'nin \'protokol\' talebi sürüyor
AB: \"Türkiye, Ankara protokolünü parafe etmeli\"
AB Komisyonu, Türkiye\'nin Ankara Anlaşması\'nın 10 yeni AB ülkesini de içine alacak protokolünü parafe etmesini istiyor. AB Komisyonu\'nun Genişlemeden Sorumlu Direktörü Pier Mirel, anlaşmanın bir an önce parafe edilmesini sonra da imzalanmasını beklediklerini açıkladı.
Avrupa Parlamentosu ile TBMM arasında köprü görevi gören AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu\'nun yıllık olağan toplantısında konuşan Mirel, Türkiye\'nin 17 aralıkta Ankara Anlaşması\'nın ilgili protokolünü imzalayacağı taahhüdünde bulunduğunu hatırlattı.
Mirel, Ankara\'nın anlaşmayı imzalamadan önce parafe etmesini beklediğini söyledi. Türkiye, anlaşmayı imzalayacağını bildirmişti ancak parafe etme eğiliminde değildi.
Aynı toplantıda AB dönem başkanlığı adına bir konuşma yapan Lüksemburg\'un Ankara Büyükelçisi Jean Paul Sellinger ise Türkiye\'de yeni bir dönemin başladığına işaret etti.
Müzakerelerin doğrudan üyelik anlamını taşımadığını belirten Sellinger, \"Türkiye\'den müzakereler sırasında çok şey vermesi istenecek. Ancak bunun başarılı sonuçlanması durumunda, AB\'nin Türkiye\'ye vereceği \'üyelik\' olacak\" dedi.
Sellinger, gayrimüslümlerin hukuki statüsü, vakıflar ve din adamlarının eğitimi konusunda sorun yaşandığını belirtti. İşkence konusunda hükümetin sıfır tolerans uygulamasını ise tebrik etti.
SARKOZY YA AB ANAYASASI YA TÜRKIYE DIYOR
Fransa\'da iktidardaki Halk Hareketi Birliği\'nin (UMP) lideri Nicolas Sarkozy, Avrupa Birliği anayasası hakkında yapılacak referandum kampanyasını Türkiye tartışmalarına odakladı.
Türkiye\'nin Avrupa Birliği\'ne üye olmasının iyi bir fikir olmadığına inandığını belirten Sarkozy, buna karşı AB\'ye daha fazla bütünleşme çağrısı yaptı.
Avrupa Anayasası referandumu hakkında düzenlenen kampanya kapsamında ülkenin güneyindeki Tarbes kentinde düzenlenen bir mitingde konuşma yapan Sarkozy, \'\'Avrupa ne kadar çok bütünleşirse, Türkiye\'nin üyelik ihtimali o kadar azalır\'\' dedi.
Yaklaşık 1.500 kişinin katıldığı mitingde Sarkozy\'nin bu sözleri alkışlarla karşılandı.
2007\'de yapılacak seçimlerde Fransa Cumhurbaşkanlığı için şanslı görülen siyasetçiye göre, \"Avrupa Anayasası\'na evet demekle Türkiye\'nin Avrupa\'ya katılmak için katetmesi gereken mesafe genişletilmiş olacak\".
Sarkozy konuşmasını şöyle sürdürdü: \"Anayasayı reddederseniz, (birlik) sadece büyük bir pazar olacak ve Türkiye\'nin üyeliği konusu daha kolay gündeme gelebilecek\" Sözlerine \'\'Bunu, demokrasi yolunda önemli gelişmeler kaydeden yüce bir halkı, Türkleri reddetmek için söylemiyorum\'\' diye devam eden Sarkozy, Türkiye ile ilişkileri geliştirmek için doğru yolun imtiyazlı ortaklıktan geçtiğine inandığını tekrarladı.
Avrupa Birliği anayasası ve Türkiye\'nin üyeliği hakkındaki tartışmalar bir süredir Fransa kamuoyunda bir arada ele alınıyor.
Fransız siyasetçiler geçtiğimiz aylarda, anayasanın referanduma sağlanmasını öngören bir yasayı geçirebilmek için; itirazlarla karşılanan Türkiye\'nin üyeliği konusunda da daha sonra ayrı bir referandum yapılacağı sözünü vemişlerdi.
Fransa\'da AB Anayasası için bahar aylarında referanduma gidilecek. Kesin tarih belirlenmiş değil ancak beklentiler referandumun Mayıs ayında yapılacağı yönünde.
BBC+CNNtürk
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.