Siyaset

AB NIN TC YE GÖRÜMELERE BAŞLAMA KARARI VERMESI KÜRDLERE KARŞI SAVAŞ ILANIDIR

Alixan Aras · 27.09.2005 · 2 görüntülenme

AB NIN TC YE GÖRÜMELERE BAŞLAMA KARARI VERMESI KÜRDLERE KARŞI SAVAŞ ILANIDIR

    TC nin uzatmali AB üyelik müzakerelerine başlama kararinin alinacagi 3 Ekime bir şey kalmadi.Bu günün koşulari içinde durum Kürdler açisinda içler acisidir. Lozan öncesi durumla aynidir diyebiliriz. Çünkü Kürdler bu müzakerelerde hiçe sayilmakta ve yok görülmekte. Lozan da da ayni durum söz konusu olmuştu. Bu sefer AB nin kuzeyli Kürdlerin bu günkü durumlarindan yana değil, ama yarinlarindan dolayi büyük kaygilari var olmasindan dolayi, bu kaygilari giderme görevini üstlenmiş bir HASAN HAYRILAR sürüsü ortaya salinmiş durumda(Lozanda bir taneydi). Bu zat ve gruplarin yaptiği şey, tamamen bir uşaklik edabiyatiyla kendi halkina ve keni ulusunun geleceğine ihanet edip, Kürdlerin geleceğini satliğa çikarmaktan başka bir şey değildir. Geçen araliktan bu güne TC de olumlu yönden hiç bir şey değişmemesine rahmen, Kürdlerin durumu dahada kötüleşmesine rahmen, AB ülkelerinin ve düşkünler sürüsünün verdikleri son mesajlar içler acisi ve sahtekarliğin doruk noktasina ulaşmiş bulunmaktadir. Her ağzini açan TC nin ciddi adimlar attiğini, kendisine verilen ödevlerini başariyla yerine getirdiğini dile getirmekte. Bunu karşilarinda hiç bir engel yada anti düsünce olmadan yapmaktadirlar. Bu şimdiden AB nin Kürdler ve Kürdlerin hakklari hakkinda nasil düşündüğünü ve Kürdlere karşi ne kadar samimi oldugunu ve AB-TC ikilisinde Kürdlere biçtiği önemi de ortaya koymaktadir. Son bir yillik süreçte, TC de insan haklari ihlaleri bir önceki yila nazaran iki misli artmasina rahmen, Kürdlere yönelik şidet asimilasyon ve yok etmenin(buna fiziki imha da dahil) artarak çoğalmasina rahmen, hatta daha önce gizli yapilan bazi infazlarin herkesin gözlerinin içine bakabaka yapilmasina rahmen. TC nin, AB ve uşak-Kürdler den aldigi not ise yaşananlarin aksine ve ilginctir.TC geçen yil göz boyama olarak sözde aldigi bir kaç uyduruk ve adeta Kürdlerle dalga geçmekten ibaret olan karari biraz oygulamiş gözüksede bu kararlarda bu uygulamalarda fiili olarak ortada kalkmişlardir. Artik ne dil kurslari var (ki bu dilkurslari Kürd diline hakaret etmekti) ne Kürdçe isimler serbest, nede Kürdçe konuşmak. Halen Kürdlere karşi şidet, katliyam ve işkence tüm hiziyla ve sistematik bir şekilde sürmekte. Normalde bir ülkeye ambargo uygulanmasini gerektiren her şeyi yapmiş olmasina rahmen, TC nin tüm bu davranişlarinin AB tarafindan olumlu adimlar diye nitelendirilmaleri bir yana, üstüne üstlük TC nin „ben görüşmeleri keserim“ diye tehdit etmesi ise işin cabasi. TC, hem tam gaz faşizmi uyguluyor, hem AB yi tehdit ediyor. Işkence artik yasal bir hal almis, ekonomi batmiş , insan haklari ihlaleri duruğa erişmiş, Kürdlere karşi çirkinmi çirkin bir savaş hiç bir zamanda yürütü(le)mediği buyuta artarak toplumun tüm katmanlarinida(tüklerin) yanina almiş olarak verilmesine rahmen. Bazi dalkavuk Kürdlerde ortaliğa salinmiş durumda. Bunlarda çikmislar ortliğa insanlik normlarinin alt sinirlarini zorlarcasina hayvanlaştirilmanin tüm maskaraliklarini sergilemektedirler. Insan kendi halkina ve ülkesine ancak bu kadar düşman olabilir.Insan kendi halkina ve ülkesine karsi ancak böyle aşagilik bir oyunun ortaği ve bu oyunun baş aktörü olabilir.Insan kendi öz halkini yok etmek isteyen yüzyillik bir düşmanin oyunlarini ancak böyle sahtekarca ve kaleşçe sergileyebilir.Insan ancak kendi halkini yoketmek isteyen düsmanina bu kadar yardimci olabilir.Ve ne yazik ki Kürdlerin çikarlarini savunan kimsede yok. Evet yok. Bazilari bu çirkin oyuna tüm benlikleriyle katilmiş olmalarina rahmen diğer kesimlerde bir şekliyle buna seyirci durumda yada gizli destekçi durumundadirlar. Susmakta suç ortakliği değilimidir?En son AB parlamentosunda yapilan bir toplanti vardi. Bu toplanti başli başina bir rezalet örneğidir. Sözüm ona Kürdler hazirlamiş; ama toplanti AB halkinin TC nin AB ye girmesine ikna toplantisi gibiydi. Ortada tek bir Türk yok, onlarca sözüm ona Kürd ve Kürd kurumu katiliyor. Ama orada Kürdistan kelimesi geçmiyor, Kürdlerin çikarlari konuşulmuyor, Kürdçe konuşulmuyor. En az yüze yakin Kürd var ama bu sözde Kürdler ne hikmetse Kürdçe konuşacaklarina türkçe konuşuyorlar.Bu yetmiyor, Yaptiklari tek şey ise TC nin propogandasini yapmak ve TC nin kayitsiz şartsiz AB ye alinmasi için adeta yalvariyorlar. TC nin yaptiği her şeyi olumlu adimlar diye nitelemleri ise tam bir sahtekarlik örneğidir. Kürdlerin nasil TC ye yamanacaği tartişildi.TC NIN AB YE ÜYE OLMASIYLA, AB TC YI YÖNETMEYECEK. BU BIRLIK BIR PROTOLOL ILE IMZAYA ALINACAK VE HER IKI TARAFTA BU PROTOKOLA UYACAK. BUNU ANLAMI ŞU TC NIN KONUMU VE DÜZENI AB YE GIRERKEN NE IS ÖYLE DEVAM EDECEK BIR IKI KÜÇÜK DEĞISIKLIK HARIÇ. EN ÖNEMLISI KÜRDLERIN TC DEKI KONUMU NE ISE ÖYLE KALACAK. BUNU HER KÜRDÜN IYI ANLAMASI LAZIM. YARIN AĞLAMANIN ANLAMI YOKAB ülkelerinin şunu iyi bilmeleri gerekir, özelikle Ingilterenin(Kürdistanin parçalanmasinin ve bizim çektiğimiz acilarin baş mimari), Fransanin(Kürdistanin parçalanmasindaki ikinci mimar), Almanyanin (Kürd düşmanligini diş politika sayan ülke).Evet bugün itibariyla kuzeyde ciddi bir Kürd örgütlülüğü yoktur. Kürdler adina ortalarda dolaşan ve şu yada bu şekilde Kürdlere ağir bedeller ödeten TC nin yada sizlerin denetiminde olan bazi gruplara güveniyor ve dolayisiyla Kürdleri hiçe sayiyorsunuz. Ama onutmayin ki:TC nin AB üyleği sorunu Kürdlerin bir sorunu değildir. Kürdlerin sorunu bellidir. KÜRDLERIN SORUNU ULUSAL BIR SORUNDUR, işgalden kurtulma sorunu, kendi devletini kurma sorunu, sizin onu parcalamiş olmanizdan dolayi bu utancin sona ermesi ve tekrar birleşme sornudur. TC nin ordusunun Kürdistandan çekilmesi, gene ayni şekilde Suriyenin ve Iranin ordularinin Kürdistandan çekilmesi sorunudur. TC ile bizim sorunumuz ise sinirlarimizi belirleme sorunudur.TC devleti Kürdler açisinda meşru bir devlet değildir. AB ülkeleride TC yi Kürdler nezlinde meşrulaştiramazlar.TC de tükler azinliktir dolayisiyla azinlik iktdari, faşit bir düzen ve hapsedilmis halklar vardir. Bu haliyla bu bir insanlik ayibidir. TC nin varliğini savunmak bu ayibi savunmaktir. AB ülkeleri önce şu soruya cevap aramalidirlar. TC de gerçektende türklerin nufusu ne kadardir? Eğer bunu gerçektende bilmiyorlarsa öğrenmeleri gerekiyor. Aksi taktirde bir azinlikla bir antlaşma imzalamak zorunda kalabilirler.TC dağitilmali ve TC de hapsedilmiş onlarca halk da kendi özürlüğüne kavuşmali ve kendi devletlerini kurmalidir. Kürdistan orta ve güney anadoluda Kürdlerin devleti. Trakyada bir Pomak cumhuriyeti, dogu Karadenizde bir Laz cumhuriyeti vb:Önce tüklerin nufusu ve türklerin sinirlarinin tespit edelim onadan sonra üyleiğe aliyormusunuz almazmisiniz o sizin sorununuz. Biz Kürdler insan haklarindan yoksun sömürüyü amaclayan bizi hiçe sayan bizim parçalanmişliğimizin devamini isteyen, üretikleri mayinlariyla AB deki kaç devletin yüzölçümünden fazla bir alanda ve ülkemizin tam ortasinda sinirlar oluşturan, bizi Türk Arap ve Farslara peşkeş çeken bir AB yi istemiyoruz.Biz önce kendi Kürd kardeşlerimizle birleşmek istiyoruz. Hukuk ve doğa yasalari gereğide böyle değilmidir, önce ailelerin birleşmesi gerekmezmi?.Ortaya saldiğiniz bir kesmini sizin finanse edip ve yönlendirdiğiniz bir kesminin TC nin finanse edip ve yönlendirme yaptiği hiç bir Kürd Parti, kurum ve sahisiyat bizi yani Kürdleri yani KÜRDISTANI temsil etmiyor ve edemezlerde. Dolayisiyla. Sizlerin bunlarla yaptiğiniz hiç bir şey Kürdleri bağlamaz. Kürdlerin çikarlarini savunmayanlar ve Kürdistani satmaği iş edinenler Kürdlerin temsilcileri olamazlar. Kaldiki bunlarin Kürd halkindan almiş olduklari bir temsilde yoktur. Şu an şartlar uygun olmadiği için normal bir temsilden bahs edilemez, Bu koşularada Kürdlerin temsili Kürdlerin haklarinin ve Kürdistanin çikarlarinin temsili olarak kendini ifade eder.Sizin TC ile yapmiş olduğunuz ve yapacağiniz hiç bir antlaşma Kürdleri bağlamaz. Kürdler için geçersizdir ve meşru değildir. Dolayisiyla da Kürdlerden bu antlaşmalara da ve bu antlaşmalar sonucu türklere doğmuş bulunan haklarda saygi duymalarini ve uymalarini bekleyemesiniz.Kürdler, ne TC yi nede TC ni AB ile yapacagi bir antlaşmayi tanimiyacaktir. Oneş yildir TC kendini Kürdistanda meşrulaştimak için çirkin bir savaş vermektedir. Tüm tahribatlara rahmen kendi meşruluğunu Kürdlere kabul ettirdiğini kim söyleye bilir ki. Bu nedenle değilmidir ki bazi düşkünler TÜRKIYELILEŞME çalişmalari yapmaktadirlar. Bu türkiyelileşme çalişmalari TC nin Kürdler nezlinde meşrulaştirilmasi uğraşindan başka bir şey değildir.TC de demokrasi yoktur, gelmiyecekte ve TC nin demokrasi sorunu Kürdleri ilgilendirmiyor da.Siz Londurada bir ingilizce dil kursuna karşilik tüm okularda türkçe zorunlu eğitimi, Berlinde bir tane almanca dil kursuna karşilik tüm diğer eğitim kurumlarinda türkçeyi tek ve zorunlu eğitim dili olarak, Pariste bir tane fransizca dil kursuna karşilik tüm diğer eğitim kurumlarinda türkçeyi tek ve zorunlu eğitim dili olarak kabul edermisiniz?Siz Ingilterenin her okulunda, Almanyanin her okulunda, Fransanin her okulunda yada her hangi bir baska AB ülkesinin her okulunda her gün çocuklariniza „ Türküm doğruyum..... varliğim türk varliğina armağan olsun“ asağilanmasinin söyletilmesini kabul edermisiniz?Siz ingilterede ingilizcenin, Almanyada almancanin, Fransada fransizcanin, Italyada italyacanin yasaklanmasini, bu dilerle yazilan her kitabin toplatilmasi ve yasak sayilmasini, bu dileri kulananlarin infaz edilmelerini cezaevlerine atilmalarini, bundan dolayi işkence görmelerini aşağilanmalarini ve türkçenin tek yasal dil olarak kulanilmasini kabul edermisiniz?Siz köylerinizin, şehirlerinizin, irmaklarinizin, dağlarinizin, insanlarin hatta bitkilerin ve hayvanlarinizin isimlerinin türkçelestirilmesini ve eski isimlerin yasaklanmalarini kabulenebilirmisiniz?Siz kendi ülkenizin üc dört devletcik arasindan paylaşilmasini, ülkenizin isminin yasaklanmasini, ülkelerinizi boydan boya bölen, mayin tarlalari ve tel örgülerle çizilmis sinirlarin geçmesini kabul edermisiniz?Siz kendi ülkenizde yüze yakin TV kanalinin 24 saat boyunca türkçe yanin yapmasini ve sizin dilinizlede haftada 45 dakika ve kimsenin seyretmeyecegi bir saate yayin yapmasini demokrasi ve ulusal bir hak olarak kabul edermisiniz?Siz kendi ülkenizin zenginlik kaynaklarinin yağmalanmasini ve bu yağmada elde edilen paralarla toplu imha silahlarinin satin alinip bazi şehirlerinizin bombalamalarini ve insanlarinizin toplu olarak katliyamlardan geçirilmelerini, ormanlarinizin yakilmasini ve kadinlariniza tecavüz edilmesini, binlerce köyünüzün yakilip insanlarinizin aç susuz bir şekilde ortada birakilmasini kabul edermisiniz?Siz türkçeyi resmi dil türklerin egemenliğini, türklerin sizin kültürünüzü yasaklamasini, Ingiliz oldugunuzdan dolayi, Alman oldugunuzdan dolayi, Fransiz veya Italyan yada Ispanyol oldugunuzdan dolayai türkler tarafindan asağilanmayi kabule edebilirmisiniz?Ve tüm bunlari türklerin çikarlari ve selameti için yapabilirmisiniz? Türkiye denen yapay devletin AB ye üyle olabilmesi için Kürdlerden yapmalari ve razi olmalari gerktiğine inandiğiniz şeyleri Kürdlerin yerinde siz olsaniz kabul edebilirmisiniz?Ve yukaridaki koşulari yaşamaniza rahmen bu demokrasidir diyebilirmisiniz? Bunlarin sizin çikarlariniza olduğunu söyleyenler sizin temsilcileriniz olabilir mi? yada siz bunlari kendinize temsilci olarak kabulenebilirmisiniz?Bunu cevabinin hayir olduğunu herkes biliyor.O halde sizin kendinizin kabulenemeyeceğiniz bir şeyi neden Kürdlerin kabulenmesini istiyorsunuz? Sizin kendinize reva görmediklerinizi Kürdlere hangi hakla reva görüyorsunuz? Fasizmi neden Kürdlere demokrasi, zulmü ve asimilasyonu neden demokratik adim diye lanse ediyorsunuz?Eger Kürdlerin bu gün içinde bulunduğu durumda siz olsaydiniz ne yapardiniz?Olmasi gereken seyi, yani isyan eder ve özgürlügünüz için mücadele etmez miydiniz?Yarin TC yi kendi kulübünüze üye olarak aldiğinizda Kürdlerin kendi haklarindan vaz geçmelerini ve var olan statukoyu kabulenmelerini, hangi mantikla ve hangi hakla Kürdlerden istiyorsunuz?Yarin özgürlügümüz icin mücadele edince TC ye bize karsi savaşabilmesi icin nasil bir yardim yapmayi ve bizi yenmek için hangi yöntemleri düsünüyorsunuz?Siz yahudilerden Hitlere saygi göstermelerini ve ona saygi duymalarini bekleyebilirmisiniz, yada onlardan böyle bir istemde buluna biliyormusunuz?Peki hangi hakla Kürdlerden Kemalizme ve Kemalist bir devlete saygi duymalarini ve Kemalizme ittat etmelerini bekliyorsunuz?Ya bu AB sürecinde Kürdlerin temsilcileri, aydinlari ve politik yapilari olarak ortada dolaşan ve bir taraftan Kürdleri türklere peşkeş çekerken diğer yandan da Kürdlerin bu süreçle birlikte büyük haklar alacacaklari ve büyük kazanimlar elde edecekleri beklentisine koyanlar.Yarin bunun hesabini Kürdlere nasil vermeği düşünüyorsunuz? Yoksa Kürdlerden korkmadiğiniz içinmi böyle rahat ve dalkavukca davranabiliyorsunuz? Bence bundan sonra en az TC den korktuğunuz kadar Kürdlerin gazabindan da korkmalisiniz. Çünkü yaptiklariniz da oynadiğiniz rolde tüm detaylariyla ve açikca ortada ve Kürdler bunu biliyor. Yarin AB süreci sonrasi bir değisikliğin olmadiğini gören halk kimden hesap soracak dersiniz? Ha yok biz kiviririz işin içinde çikariz diyorsaniz aldaniyorsunuz?BIR HALKIN KADERIYLE OYNAMAK BÜYÜK BIR CESARETTIR VE DÜNYANIN EN ÇIRKIN IŞIDIR. Siz bu cesareti kimden aliyorsunuz? ABD gibi bir güç bile Irak’ta bir avuç sünü arabin kendisine açacagi savaştan korkmakta. Neden? ÇÜNKÜ BIR HALKA KARŞI SAVAŞMAK BIN ORDUYA KARŞI SAVAŞMAKTAN DAHA ZOR VE DAHA TEHLIKELIDIR. Siz bu halka yalan söylüyorsunuz, bu halkin düşmanlariyla işbirliği içindesiniz, bu halkin zamanini ve enerjisini boşa harcamak bir yana bu halkin gerçek sorunlarini saptirip onlari hayali ve Kürdistanin gerçekliğiyle uzaktan yakindan hiç bir alakasi olmayan tamamen Kürdlerin zararina ve başkalarinin çikarina olan oyunlar içindesiniz. Halki çok büyük beklentiler içine soktunuz. Bunun sonuçlarinada katlanmak zorunda kalacaksiniz.Kürdistan sorunu ulusal bir sorundur, bir parcalar sorunu degil bir bütün(Kürdistanin tüm parcalarini kapsar) sorunudur. Kürdistan sorunu tarihi bir haksizligin ortadan kaldirilmasi sorunudur. Kürdistan sorunu bir halkin özgürleşmesi sorunudur. Kürdistan sorunu Kürdistan halkinin da diğer halklar gibi kendi devletini kurma ve diğer milletlere eşit hale gelme sorunudur. Kürdistan sorunu parçalanmis bir halkin birleşmesi sorunudur. Bu sorun hiç bir ülkenin demokrasi yada insan haklari sorunu değildir. Bu sorun hiç bir ülkenin sinirlari içinde de çözülemez ve hiç bir ülkenin sinirlari içinede haps edilemez. Kürdistan sorunun çözümü ortadogudaki dört devletin(TC, Iran, Irak ve Suriyenin) parçalanmasiyla mümkündür. Kürdistan sorununun çözümü Kürdlerin herhangi bir ülkeye yamanmasi yada „entegre“ edilmeğe çalisilmasi gibi aptalca bir yöntemle çözülemez. Ne zaman bağimsiz bir Kürd devleti kurulur ve Kürdlerin ülkesinin ortasinda geçen sinirlar ve parçalanmişlik ortada kalkarsa o zaman biz Kürdistan sorunu çözülmüstür diyebiliriz. Aksi uygulamalar sadece sorunu cikmaza koymak ve daha fazla kanin akmasi ve daha fazla savaş demektir. Ortadoğuya barişin gelmesi de ancak böyle mümkün olabilir.Bu nedenle TC nin AB ye üyliği de, AB nin Kürd politikasida Kürd sorununu çözmez. Kürdler ne TC nin AB ye üyliğini tanir ve nede bu üyelikte beklentileri olabilir.TC, Iran, Suriye Kürdler için meşru olmayan devletlerdir. Bu devletlerin varligi Kürdlerin köleliğiyle eş anlamlidir. Biz bu devletleri tanimiyoruz. Bu devletlerin ulusal yada uluslararasi sözleşmeleride bizim icin geçerli değildir, meşru değildir.AB, TC ile ilgili planlarini bir kez daha gözden geçirmelidir. TC yi üyeliğe kabul etmek yada onu finanse etmek Kürdlere savaş açmakla ayni anlamdadir.Bizim Kürdistan devletinden başka çözümlere verilecek bir tavizimiz de pirimimiz de yoktur. Aksi, sorunumuzu çözümsüzlüğünü uzatmak ve daha çok aci çekmemizden başka bir şeye yaramaz.AB ülkeleri şunu iyi anlamalidirlar ki ortadoğuda Kürdlere rahmen Kürdlerin milli çikarlarina olmayan hiç bir şeyin yaşama şansi yoktur.Siz TC ye takvim versenizde vermeseniz de. Kürdistan sorununun çözümü değişmez. Kürdlerin devletleşmekten başka çareleri yoktur ve bu onlarin en doğal hakkidir. Devlet olmak ne kadar Ingilterenin, Almanyanin, Fransanin, Italyanin vb. hakki ise o kadar da Kürdlerin hakkidir. Ve Kürdler daha ne duruyorsunuz sesinizi yükseltin ve tavrinizi koyun yarin sesiz kalmanin ceremesini hepimiz ödeyeceğiz unutmayin. TC ye bir takvimin verilmesi demek TC nin bizi yok etmek için ihtiyaç duyduğu kerediyi bulmuş olmasi demektir. TC yi iyileştirme adi altinda TC AB den düzenli olarak yüklü bir paralar alacaktir. TC nin bu paralari bize karşi nasil kulanacagini anlatmanin gereği var mi?Kürd aydin ve alternatif partileri bir şeyler yapmak için daha neyi bekliyorlar?UNUTMAYIN TC NIN ÇIKARI KÜRDLERIN DE ÇIKARI DEGILDIR. TC NIN KAZANIMI KÜRDLERIN KAYBETMESIDIR.26.09.2005

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.