4. AKP Kongresi ve Beklentiler
Rojhat Badikî
·
30.09.2012 · 2 görüntülenme
Üzerinde çok tartışılan, Kürt-Kurdistan ve TC’ nin cumhurbaşkanlığı konusunda nasıl açılım içersinde olacağı beklentisi altında gerçekleşen AKP’ nin 4. kongresi, yeni yönetimin seçilmesi ile bitti. Esas tartışma ve yorumlar kongre sonrası yapılacak. Basında çıkan haberler ve RTE, kongre konuşmasında yeni bir şey yok. Kongre öncesi çok tartışılan konular ve bu konulara ilişkin yeni çözüm paketlerinin kongre de açıklanacağı yüksek beklentisi, aşağılarda dolaştı.
Kurdistan-Kürt sorunu konusunda, Türk başbakanı Recep Tayyıp Erdoğan’ ın kongrede yaptığı konuşma basit ama oldukça dikkat çekiciydi. Özellikle, Erdoğan’dan büyük bir beklenti içersinde ve büyük misyon-paye verenlerin, konuşmayı nasıl değerlendireceği merak konusu. Erdoğan’ın kongre konuşmasını vahiy mahiyetinde yorumlayacak olanlar, hangi satır aralarını, Kurdistan halkına umut ışığı olarak lanse edecekler.
AKP ve Erdoğan’ ın resmi adıyla Irak Kurdistan’ ı bölgesi başkanı sayın Mesud Barzani’ yi karşılama ve hitap şekli, Kürt-Kurdistan sorunu konusunda halen nerede durduklarına dair önemli işaretler vermektedir. Irak Kurdistan’ ı bölge başkanı Sayın Mesud Barzani’ nın sifatı ve Kurdistan bölgesinin statüsü Irak anayasasında açık ve net bir şekilde belirtilmiştır. Referandumla kabul edilen Irak anayasasında Irak’ ın federal bir ülke olduğunu ve Kurdistan bölgesinin kendisini yönetme ve Irak’ ın bütün büyük elçiliklerinde Kürt’ lera ait bir temsilcilik odasının olmasını da anayasa ile güvence altına almıştır.
Kurdistan bölge başkanı sayın Mesud Barzani’ nin yaptığı tüm dış geziler de Kurdistan bölge başkanı sifatı ile resmi bir şekilde karşılanmaktadır. Türkiye bu olgunun dışındadır. AKP kongresine çağrı sıfatı ve Türk başbakanı RTE’ nın kongrede yaptığı konuşmada ‘’Irak bölgesel yönetim başkanı’’ sıfatı verilerek gerek uluslararası protokol çiğnenmiş ve gerekse Irak anayasası tanınmazlıktan gelinmiştır. Türk başbakanın konuşma ve hitap şekli nezaket kurallarını aşmıştır. Davet ettiğin insanın resmi sıfatını yok saymak! Bu tutumla Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’ nın Kurdistan sorunu konusunda nerde durduğu ve soruna nasıl yaklaştığını açıkça belirtmiştır.
Türk başbakanı, Kurdistan bölge başkanını, Irak ta herhangi bir bölgenin başkanı şeklinde hitap etmesi, Kurdistan bölgesinin farlığını kabul etmekten ziyade, Kurdistan bölge başkanı sayın Mesud Barzani’yi şov ve Kuzey Kürtlerini yanıltma ve sisteme Türk devletinin sömürgeci sistemine entegre etme amaçlıdır.
Kurdistan sorununa bakışının ikinci bölümü ise, Kuzey Kürtlerine yaptığı çağrıdır. Bu çağrıda Kuzey Kurdistan Kürtlerine binbir minet ile sözlerine başlayarak, 100 lerce adımlar attığını, TRT6, Kürtçe seçmeli ders , yol, havaalanlarını...vs. örnek göstererek, Kürt'lerin Teröristlerin torunları olmadığı Ahmede Xanê, Faqîyê Teyra, Melayê Cizirin' in torunları olduğunu söyleyerek,terörizme karşı ( burada kast edilen her ne kadar PKK ise, PKK’ nin yerine herhangi başka Kürt örgütü olmuş olsaydı bile Türk devletinin başbakanın Kurdistan yurtseverlerine karşı diskuru değişmezdi. Kaldı ki, PKK’ nin mantık ve silahlı mücadele anlayışı Kurdistani viran etmenin yanında Kurdistan’ ın aktif dinamiklerini heba ediyor. Sınır-Bayrak, dil ve Türk sömürgeci sisteminin kurum-kuruluşlarının Kurdistan’ da bulunmasından rahatsız olmayanların, Kurdistan diye bir amaçları olabilir mi?) tavır almasını istiyor. Bunu yapmayanların yani kendi evlatlarına, kendi kardeşlerine tavır almayanların; vijdan diye bir sorunları olmadığını söylüyor.
Özellikle de Sömürgeci Türk devletinin başbakanı köpüren ağzı ile iki de bir Ahmedê Xanê’ nin ismini sayıklamasını nasıl okumak gerekir. Anlaşılıyor ki, Türk başbakanın çevresindeki Kürt originli insanlar, Amedê Xanê’ yi yanlış tanıtmışlar. Türk başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahmede Xanê’ nın Kürt yurtseverliğinin fikir babası ve Bağımsız Birleşik Kurdistan’ın muzaffer savaşçısı olduğunu öğrense, sanırım diline biber sürer!
Kısacası 4. AKP kongresi ve Türk başbakanı RTE Kurdistan sorunun çözümü konusunda bir şey demediği gibi Kurdistan halkını nankörlükle suçlayarak kendi evlatlarına karşı savaşmalarını ve Türk devletinin Kurdistan’daki temel ayakları olmaları çağrısı yapıyor. Açık bir şekilde, Kurdistan sorunu konusunda yapılabileceklerinin tümünü yaptıklarını, bundan daha ötesinin yapılmayacağını mesajını verdi.
Rojhat Badiki
30-09-2012
Genève.