BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Hasan Dere · 28.12.2005 · 2 görüntülenme
İki değerli insan (Diyar Aydın-H. Akıncı) sorumluluk duygusu ile oturmuş kendilerince bir değerlendirme yapmışlardır. Kuşkusuz hem çabalarına, hem de o yüksek sorumluluk duygusuna saygı duyulur, duyulması gerekir!Fakat, yazılanların yüzeyselliği, merkez komitesinden toplu ve esaslı bir değerlendirme beklentisini, bir kat daha kendini hissettirir hale getirtmiştir.Bu arkadaşların bir başlangıç yapmaları takdire değer bir cesarettir. Fakat aynı tutumu, birinci derecede sorumlu olanlardan beklemek gerekmektedirİlkin bölünen, ardından darbe yiyen Kawa örgütü, şimdilerde gerçekten var mıdır? Dağılmış bir gurup mu söz konusudur? Ortada eski taraftarların samimi duygularından beslenen asalak bir klik mi dolanıyor, yoksa gerçekten ulusal kurtuluşa hizmet amacı ile bir yapı oluşturma çabası mı var?Eğer, insanları bu tereddütten kurtarmak ve gerçekten mücadele etmek isteniyorsa, geçmişin toplu bir değerlendirilmesi zorunluluk olmaktadır. Böyle bir değerlendirme, yeniden yapılanmaya büyük kolaylıklar sağladığı gibi, geminin kaptanlığını, denenmişlere tekrar mı vermek gerekiği, yoksa yeni kuvvetlere mi bırakmak gerektiği konusunda da yol gösterici olacaktır. Samimiyetle elini taşın altına koymak isteyenler, merkez komitesine girmeden de görev yapmaya hazır olmalıdırlar. Deneyleri genç önderliklerle paylaşmak, aydın ve devrimci bir tavırdır.Kişisel kanım, devletleşme mantığı ile ortaya çıkacak bir kuruluşun, klasik illegal örgütçülük metotlarını terk etmesi gerekmektedir. Adım adım inşa esas alınmalıdır. İstihbarat örgütünden tutun, hukuk, maliye, askeri ve diğer sivil organların kurulması ve işlerliğinin sağlanması gerekmektedir. Yani, sömürgeci devlet otoritesini tanımadan ve ona ALTERNATİF BİR DEVLET OTORİTESİ BİNA EDE EDE YÜRÜNMELİDİR! Bu amaçla dünya ve ülkemiz, günümüzün koşullarında yeniden tahlil edilmelidir! Kürdistan ulusal kurtuluşunun, çağın modernleşme hareketleri içerisindeki yeri nedir? Dünya devrimleri ile ilişkisi nedir? Özel olarak ülkemiz Kürdistan'ın koşulları ve bulunduğu coğrafyadaki konumu, dostlarımız-düşmanlarımız kimlerdir? Ulusal kurtuluş amacı ile ortaya çıkmış örgütlerin, yenilgilerine sebep olan hatalar; en azından, kurtarılmış bölgeler kurması beklenen PKK örgütünün, temel başarısızlık nedeni ve özel olarak Kawa hareketinin yenilgisinin sebepleri nelerdir? Bu sorular çoğaltılabilir. Ek olarak, günümüzde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği, yasal mücadelenin önemi, hala oluşum halindeki Kürdistan Federasyonu ile ilişkiler vd...Elbette konuya hakim olan herkesin yazması olanaklıdır. Kendi adıma, izlediğim rotanın çok uzaklara savurmuş olması nedeni ile gelişmelerin tümüne vakıf değilim. Ancak, sorular biçiminde değindiğim bazı noktalar temel alınarak, yazmak isteyenlere yardımcı olmak istedim.Umarım ortaya iyi sonuçlar çıkar. Şu anda, en büyük gerilla gücünü elinde bulunduran PKK varyantı kuruluşlar, topluma umut olmaktan uzaktırlar.Düşmanın çokluğu ve acımasız zulmü, kurtarıcı kimliği ile ortaya çıkan despotların gücü ile birleşince, Kürd toplumunun üzerine tamamen hüsran çöktü.Bu koşullarda, ortaya atılacak görece demokratik ve devrimci bir program, kararlı mücadele yöntemleri ile Kürd ulusunun siyasi bağımsızlığını sağlayabilecektir.Toplumun beklentilerini karşılamayanlar asla kuvvet olamazlar! Her devrim, toplumsal bir ihtiyacın eseridir!Kürd toplumunun, özgür bir vatana, üzerinde özgürce yaşamaları için ihtiyaçları vardır! PKK'nin veremediği şey bu özgürlüktü!Unutulmamalı ki umutsuzluğu, gerçek demokrasi hedefleyen ve bu amaçla birleşilebilecek bütün kuvvetlerle birleşerek mücadele etmeyi becerebilen bir kuvvet kırabilir! Sadece laf üretenler değil!Hasan Dere28/12/05
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.