Siyaset

3 Ekim ve Yaşadigimiz Trajedi!

Zerdeþt Jîndar · 01.10.2005 · 2 görüntülenme

AB-Turkiye iliskilerinde, Kürt tarafi, AB ve Turkiye arasinda oynan Kedi-Fare oyununu caresiz, acizlik icersinde izlemektedir. AB ve Türkiye arasinda oynan oyun, kendi kaderleri, kendi gelecekleri üzerinde hic bir etkisi yokmus trajedisi icersinde.  Kürt halki umutsuz bir bekleyis icersinde, yasadigi ekonomik, siyasal politik drama, yikalan, tarumar edilen umut ve hayaller buz dagina carpti. Kürt politik öncü ve aydinlar arasinda yasanilan suni kaplasmalar, AB ve Türkiye tarafinda Kürt ve Kurdistan`a giydirilmek istenilen modern kölelik elbiseleri hasir alti ediyor.  Son günlerde taraflar arasinda yasanilan sorunlar icersinde milyonluk avukatsiz Kürtlere iliskin bir tek vurgu yok. Kendi taleplerine duyarsiz kalan, talepleri icin mücadele icersinde olmayanlari kim muhatap alir ki Kürtler de muhatap alinsin. Aslinda yasanilanlar Kürtler acisinda utanc dolu sürectir. Bu utan Kürt halkina ait olmayip, Kürt parti, örgüt ve aydinlarinadir. Türkiye`nin AB`ye üye olmasi Kurdistan`in uluslararasi alan alanda birkez daha sömürge statüsünün onaylanip tasdik edilmesidir diye karsi cikanlar ile Türkiye`in AB`ye üye olmasi Kürt sorunun demokratik yollarla cözümü kolaylasir diyenler galiba ilk kez ayni nokta bulusmaktadirlar.  Ortak noktalari Kürtlerin yapilan pazarliklarda muhatap alinmasini engellemek. Bunun baska bir izah tarzi yoktur, Bagimsizlikci gücler ile Reformist Federasyoncu gücler aralarindaki celiski ve catismalarina ragmen  nihayet bir noktada bulustular.  Ne diyebiliriz ki onlari kutlamaktan baska! Kurdistan ulusal mücadelesi denilebilinir ki tarihinin en olumlu sürecini, Kürt sorunun biraz Güney Kurdistan`daki gelismelerin de  etkisi ile uluslararasi gündeme oturulmusken, Kurdistan ulusal mücadelesinin dinamikleri, Kuzey Kurdistan politik yapilanmalari tarafindan torpüllenilmektedir. Kendilerini bile tatmin etmeyen bir kac ciliz bildiri, bir kac gösteri, kendi vijdanlarini tatmin etmekten öte bir anlami yoktur. Türkiye AB üyesi olsun yada imtiyazli ortak olarak alinsin, Türkiye-AB iliskilerinin boyutu nereye giderse gitsin, Güney Kurdistan`daki durumun uluslararasi alanda BM de mesruiyet kazanmasi ile Kurdistan sorunu yeni bir evreye girmistir. Kurdistan ulusal sorunu acisinda, uluslararasi alandaki avantajlardan yararlanamayanlarin, bundan böyle Kurdistan ulusal mücadelesinin öncüsü olma idiasini sürdürebilirler mi? Eger bu idialarini sürdürürlerse gülünc bir duruma düsmezler mi? diye soru sormaktan kendini alamiyor! Kim ne derse desin, elbirligi ile Kurdistan ulusal sorunun cözümü acisinda cok önemli gelismelerin yasanildigi bir sürec kaybetirildi. Elbet yeni kusaklar ve tarih bunun muhasebesini yapacaktir, kimsenin bundan kuskusu olmasin!

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.