Siyaset

22 Temmuz Seçim Sonuçları ve Kürt' ler - 1

Rojhat Badikî · 26.07.2007 · 2 görüntülenme

 22 Temmuz seçimlerine ilişkin, Türk ve Kürt Medyasında bir çok yorum ve analizler yapıldı. Benim açımda önemli olan Kurdistani Medyanın yaklaşım ve değerlendirmeleriydi.Türk kamuoyunun tutum ve tavırları, dolaylı olarakta bizi bir nokta da interese etsede önemli olan Kürt aydın, örgüt ve partilerin yaklaşımlarıydı. Kürt aydınları, örgüt ve partilerin seçim öncesi ve sonrası yaklaşımları çok farklılık arz etti. Seçim ittifak ve beklentilerinin istenilen doğrultuda gelişmemesi, ikilem içersinde olan ve tavırlarını DTP' den gelecek olan işaretlere göre endekslenyenlerin, duygusal tavırları sağlıklı ve istikrarlı olması beklenilemez. 22 Temmuz seçimlerine küçük bir azınlık istikrarlı ve Kurdistan çıkarlarını gözetleyici duruş sergiledi. Sergilenilen yol ve yöntem, Kürt halkının ulusal çıkarları doğrultusunda olumluydu. DTP ve onun yörüngesinde olanların sömürgeci Türk devletinin parlamentosunda grup kurma oranına ulaşmayı, tarihsel bir zafer olarak değerlendirme yoluna gidecekleri açık. Bu yöntemle başarısızlık örtbas edilebinir.Türkiye genelinde bağımsızların ulaştığı oy oranı % 5.2 baz alınıp diğer illerde seçimlere bağımsız olarak giren Kürt olmayan Milletvekili adaylarının aldığı oy oranı düşürülürse, DTP' nın aldığı oy oranı % 4 civarındadır. Türkiye ve Kuzey Kurdistan' da % 25-30' luk Kürt nüfusu gözönüne alındığı DTP' nın aldığı oy oranı ile Kürtleri temsil etmediği, Kürtlerin şok küçük bir azınlığın DTP' ye oy verdiği diğer kesimlerin ya oy kullanmadığı yada sömürgeci Türk partilerine oy verdiği ortaya çıkyor.22. Temmuz seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı bazı gerçeklikler vardır ki, bu Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesinin davası açısında çok negatif bir durumdur. DTP' nin Tüm Kürtleri temsil etmediği, DTP tabanı, Kürtlerin en dinamik ve aktif kesimleri de olsa, temsil olarak Kürtler içersinde çok küçük bir azınlığı temsil ettiği ortadadır. DTP 2002 genel seçimlerinde özellikle Kurdistan' da aldığı oy oranına bakıldığında, 22 Temmuz seçimlerinde aldığı oy oranı ile izlediği İmralı-Genel kurmay konseptli politikalarının Kürt halkı tarafından red edildiğini ortaya koyuyor. DTP ve kukla yönetimi izledikleri tutarsız ziklaklı politikalarla Kürt ulusal davasına büyük zararlar vermiştır. Bunlardan bazılarının bedel ödemeleri bu gerçekliği ortadan kaldırmıyor. DTP yönetiminde bedel ödeyenlerin bazı kesimleri Avrupa, Türkiye ve Kurdistan' da, yaptıkları birbirini red eden konuşmalarla, çok yönlü nemalanmışlardır.Kimi kesimlerin AKP' nin Kurdistan ve Türkiye genellinde, birinci parti olmasını Kemalizm ve Postallara karşı demokrasinin zaferi olarak nitelendirmeleri, Kürtler açısında bir talihsiz olmakla beraber, pek şaşırtıcı değildır. AKP' nin ( özellikle üçlü kurmay Erdoğan-Gülü Arınç )Kürt ve Kurdistan sorununa bakış açı ve yaklaşımları, Bu kesimlerin iddidalarını çürütmektedir. Bu kesimlerin, AKP' nin Demokratik açılımlar ve AB ile Kürt sorununa çözüm beklentileri gerçekçi değildir. Türk Medyasının Türklerin büyük çoğunluğunun AB ve ABD karşıtı olduğu iddiaları doğru olmadığı 22 Temmuz seçimleri ile ortaya konulmuştur. Tam tersi, Türk kamuoyu ve aydınları, son Türk devletinin yaşama ve Kurdistan' ı ebedi sömürge ve asimile etme ummudu olarak AB' yı, çözüm olarak görmektedir. Son Türk devletini 2. Cumhuriyet yada AB üye olma ummudu ile yaşatma çabasında olanların en büyük hayalı asimile edemedikleri Kürtleri insan hakları kırıntıları ile yatıştırmak, ulus ve vatan kavramını Kürtlerin hafızalarında silmenin yollunun Kemalizm ve Postallar olmadığının bilincindedirler. Bundan dolayı daha kıvrak esnek ve Türk-İslam kimlikli ( bazen, Türk kimliği çok usta bir şekilde gizlenip islam ümmet kimliği Kürtlere karşı ön plana çıkarılabilinmektedir) AKP' nin özellikle Kurdistan' da, Kurdistaniliğe karşı etkin ve güçlü olması pompalanılmakatdır. Bu konuda Tüm Türk kamuoyunda gizli konuseus vardır. Kürt yurtsever kimlikli kişi ve kesimlerin bunu görememesi yada görmezlikten gelinmesi ayrı bir değerlendirme yazısıdır.Kurdistan ulusal davası, Sömürgeci Türk devleti tarafından sürekli sözde muhalis kesimler tarafından perdelenilmektedir. Geçmişte, Kemalizm karşıtı gibi gösterilen, DP, AP, MSP, devrimci CHP, ANAP ve son AKP' nin Kurdistan' da sürekli aktif ve örgütlü olmalarının temeli, Kürt halkının Sömürgecilik ve Kemalizme olan karşıtlığını bu partiler aracılığı ile dizginleştirip evcilleştirmektir. Kurdistan ulusal davası açısında..... devam edecek...

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.