Siyaset

22 Temmuz darbesinden sonra Güney Kürdistan

Mikail Canpolat · 11.08.2008 · 2 görüntülenme

     Irak Temsilciler Meclisinin farklı yelpazelerinden gelen Arap ve Türkmen üyeleri dış güçlerin destek ve yönlendirmesi sonucundan 22 Temmuz günü Kürdlere karşı bir darbe yaptılar..Bu darbe girişimi daha önce adım adım hazırlanmış ve 22 Temmuz günü pratiğe aktarılmıştı.. Bugün elimizde bu darbenin hazırlanış süreci hakkında bir dizi belge var.. 20 ve 21 Temmuz günü Irak Parlamento Başkanı El Meşadani_nin evinde yukarıda sözünü ettiği Arap ve Türkmen çevrelerinden 42 milletvekili bir araya geldiler.Toplantının 3 önemli gündem maddesi vardı:a)Mam Celal’ı Irak Cumhurbaşkanlığından almak ve Kürdlerin hükümet içindeki rolunu asgariye indirmek,b)Kerkük’ü 4 seçim bölgesine bölmek, Kerkük idaresini Kürdler, Araplar ve Türkmenler arasından %32 oranında eşit bir şekilde bölmek ve geriye kalan %4’ü Asurilere vermek,c) Mahmud El Meşadani’nin Parlamento başkanlığını garanti altına almaktı..Ayrıca toplantıya katılanlar Parlamento toplantısında nasıl davranacaklarını, kimin söz hakkı alacağı ve “gizli” oylamanın nasıl gündeme geleceği detaylara kadar tartışılmış ve karara bağlanmıştı..Kısacası 22 Temmuz günü daha önceden hazırlanan plan çerçevesinde düğmeye basılmıştı..Kürdler ise Araplarla imzalıkları bir dizi “stratejik antlaşmaya” rağmen kendilerini bir kaç dostlarıyla beraber Parlamento kapısında bulmuşlardı..Mam Celal’ın yasayı veto etmesi, Kürdistan Başkanı Kek Mesud’un Araplarla sounları çözmek için Bağdat’ta gitmesinden sonra Kürdistan’ın dört bir yanında milyonlarca Kürd 24. madde denilen “Irak Yerel Seçimler Yasa Tasarısı”nı yürüyüş ve gösteriler yaptılar. 28 Temmuz günü Kürd düşmanları tarafından Kerkük göstericilerine karşı bir intihar saldırısı düzenlendi ve saldırıyla birlikte Türk ajanı Türkmen Cephesinin göstericilere karşı ateş açması neticesinden toplam 26 Kürd can verdi ve yüzlercesi yaralandı..Ardından Kerkük İl Meclisi’nin şartlı bir şekilde Kerkük’ün Kürdistan’a katılmasını 24 oyla onayladı..Tüm bu gelişmeler, ister istemez Bağdat ve Hewlêr arasındaki görüşmelerde Kürdlerin elini güçlendirdi... Kürdistan başkanı haklı olarak bu bazda yaptığı bir açıklamada “ Kürdistan halkının iradesi 24.maddeyi mezara gömdü” dedi.Acaba Kürdlerin sorunu çözüldü mü? Hayır..Bu tip girişimler gelecekte tekarlanabilirmi? Evet.. Nedeni çok açık.. Kürdler Irak parlamentosunun Arap aritmetik çoğunluğunun insafına kalmış durumda.. Araplar yarın Kürdleri dıştalayarak bir hükümet oluşturabilirler. Bu konuda Güney Kürdistanı Lübnan ile kıyasladığımız zaman Lübnan daha ileri bir boyuttadır.. Çünkü, Lübnanı oluşturan etnik ve dinsel yapıların iktidarda alacakları görevler Anayasa ile tespit edilmiş ve uluslararası güvence altına alınmıştır.. Kürdistan’da böyle bir şey yok. . Bugün iç kargaşadan dolayı olmayabilir(22 Temmuz’dan ders çıkarılmalı) ama yarın bunun zemini oluşacak.O zaman da Araplar ne Cumhurbaşkanı görevini ve nede Dışişler Bakanını Kürdlere verir.. Merkezi hükümet güçlendikce çatlak sesler bastırılır ve Arap birliği güçlendirilir.. Bugün kadar Irak 10 milyar dolarlık askeri malzeme satın aldı.. Bu malzemelere bir kısmı Peşmergelere aktarılmadığı gibi, Irak hükümeti savaş sırasında Kürdlerin eline geçen tank ve diğer ağır silahları talep etmektedir..!!!!Araplar, Güneyli Kürdlerin dört elle sarıldıkları ne yazılı olmayan“uzlaşı” geleneğine riayet ediyorlar ve ne de “yazılı” anayasaya... Böyle bir ortamda her şey askeri güce ve uluslararası ilişkilere endeksli hale geliyor.. Sevgili Goran Koçgiri’nin Sibey Gazetesinden özetini aktardığı Amerikalı Uluslararası hukuk Prof. Anthony D’ Amato’nun makalesini ciddiye almak gerekiyor..  Sayın Anthony D’ Amato Kürdlere ne öneriyor?Irak ve Amerika arasında Amerikan askerlerinin geri çekilmesi konusunda görüşmeler yaşanıyor.. Söylentilere göre Amerikan askerleri 16 ay içinde Irak’ı terkedecekler.. Bu durumda en çok zarar görecek olan Kürdlerdir. Şiileri aritmetik çoğunluklarını kullanarak her şeyi monopollerine alabilir.. O zaman Kürdlerin bugün sahip olduğu otonomileri dahil tehlikeye düşecek..Bunu engellemenin yolu:

  1. Kürdistan’ın bağımsızlığının zamanı gelmiştir.
  2. Kürdler Birleşmiş Milletlerden gözlemci statüsünü talep etmeliler,
  3. Kürdler bağımsız Kürdistan anayasa taslağını ve planlarını Birleşmiş Milletlere sunmalılar.
  4. Bu plan süreci BM gözlemi altında 5 yıla yaymalıdır,
  5. Kürdistan için güvenlik çok önelidir.. Kürdler kendi çıkarlarını düşünmeliler.. Amerikan askeri üslerinin 200 yıl kalacağı Musul kenarında bir arazi tedarik etmeliler,
  6. Türkiye Kürdistanını Birleşmiş Milletlerin garantisi/gözlemi altında
  7. Türklerden Petrol gelirleriyle satın almalılar...vs..

 Sayın Anthony D’ Amato Goran’ın aktardığı makaleden bir gün sonra “Sibey Gazetesine” verdiği söyleşide Kürdistan dünyanın 192 devletiyle kıyaslayarak :” Bana göre Kürdistan küçük devletlerden değil.. Kürdlerin büyük bir nüfusu var, kendi toprakları var. Büyük yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynakları var” diyor.Sayın Anthony D’ Amato bu beş yıl içinde Kürdlerden beklediklerini şöyle ifade ediyor: “ Acaba Kürdistan Birleşmiş Milletler şartının 4. bölümüne riayet edeceklermi? Kürdistan’da yaşıyan Asuri gibi azınlıkların otonomilerine saygı gösterilece mi? Acaba Kürdistan dinsel şiarları laik bir sistem içinde halkın yaşam biçimi haline getirebilir mi? Acaba Kürdistan devlete doğru giderken uluslararası insan haklarına ve ırkçılığa karşı mücadele antlaşmalarına riayet edebilirmi? “ diye çeşitli kriterleri getirmektedir.  Sonuç olarak yazarın düşüncesine katılsakta katılmasakta Kürdlerle Araplar arasındaki ilişkiler gerginleşmeye başlamıştır.. Irak Anayasası dar gelmeye başlamış, herkes kendine göre yorumluyor..Kürdlerin bu açmazdan çıkması için yeni paradagmaları oluşturmaları gerekir. Sayın Anthony D’ Amato’nun bu önerisi bu anlamda okunmalıdır.. Kürdler eğer bugüne kadar var olab “uyumluluklarını” sürdürürlerse Amerika ve İngiltere kendilerine karşı koyanları Kürdlerin sırtına basarak “uysallaştırmaya” çalışacaklar.. Kürdlere yeni horizonlar gerikir.. Kürd liderliğinin yeni bir diskursa ihtiyacı var.. Son gelişmelerde Kürd halkı vatanı ve toprağı için can verebileceğini yeniden ortaya koydu..Top Kürd liderliğinin sahasına atılmıştır.    

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.