BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
R.Rodaro · 16.08.2006 · 2 görüntülenme
21 Aĝustos günü, Saddam ve 6 suç ortaĝı Kürdistan halkına karşı giriştikleri Enfal operasyonlarından dolayi mahkeme karşısına çıkacaklar..Faşist, sömürgeci Baas rejimi Kürd milletini fiziki olarak yok etmek amacıyla 27.02.1987‘den 05.09.1988‘e kadar „ENFAL“ adı altında bir jenoside girişti... Bu jenosid operasyonları esnasında 182.000 Kürd fiziki olarak yok edildi, binlerce Kürd yerleşim birimi yakıldı ve yıkıldı... 1988 Mart ayının ortalarında Kürdlere karşı Helebçe’de ve daha başka alanlarda kimyasal ve biyolojik silahlar kullanıldı ve binlerce Kürd yaşamını yitirdi... Germiyandan Hevraman’a, Hewlêr ovasından Behdinan’a kadar yaygın bir alanda Baas rejimi ateş ve demirle Kürdleri susturarak, soykırım yaptı...Ve 21 Aĝustos günü, tüm bu kıyımların karar mekanizması durumunda olan Baas yöneticileri hesap verecekler..Ama, biliyoruz ki bu 7 kişi 182.000 Kürdü tek başına öldürmediler. Medya gazetesinin de vurguladıĝı gibi „bunlar bu zaman dilimi içinde 182 bin tavuĝu dahi öldüremezlerdi“.. Kürdlere karşı işlenen jenosidin sorumluları arap şövenizmi bayraĝı altında toplanan herkesti.. Bugün Irak’ta yeniden siyaset sahnesinde boy gösteren bir dizi çevre de o dönemler doĝrudan bu operasyonlar katılmişlardı ve ENFAL ganimetlerinden pay almışlardı..Ayrıca bu katil ve cellatların bir dizi uluslararası dostları ve destekleyicileri vardı.Ne yazık ki 182.000 Kürd’ün soykırımından sadece 7 kişi yargılanıyor.Tabii ki Arap sömürgecilerinin Kürdlere karşı giriştikleri jenosid operasyonlarında işbirlikçı, hain Caşlar ve musteşarları da önemli roller oynadılar.. Onlar kendi milletlerini yok etmek için Baas rejiminin önemli dayanakları oldular..Bu son dönemlerde „bazı musteşarların mahkemeye şahit olarak dinlemeleri“ yönündeki haberler Kürd basınında çıkıyordu..Ama, Saddam ve yandaşlarını yargılayan mahkeme bırakın Musteşarların şahitliĝini bazı işbirlikçi Kürd musteşarları hakkında tutuklama kararı aldı.. KDP ve YNK’den bu musteşarları tutuklayıp teslim etmesini istiyor.. YNK ve KDP’nin bazı yetkilileri bu isteme olum cevap veriyor..Medya gazetesi son sayısında 17 Nisan 1988 yılında Baas Partisinin yayin organı olan „El Şewra“ gazetesinde isimleri yayınlayan 77 aşiret şefi olan musteşarların isimlerini yayınladı... Söz konusu gazete bu Musteşarların „ENFAL“ operasyonlarına katıldıĝıni yazıyor.. Bu listede hemen hemen beli başlı tüm Kürd aşiret liderleri var.Zaten, ENFAL operasyonlarının maĝdurları olan Kürdler yoĝun bir şekilde işbirlikçi Kürd aşiret şefleri üzerine ifade veriyorlar..Bugün Kürdistan yönetimi bir dilema ile karşı karşıyadır.. 1991 ayaklanmasından sonra Kürdistan Cephesi genel bir af çıkararak eski Caşları ve musteşarlarını af etmişti.. Bugün ise mahkeme bu af olayini kabul etmiyor..Ayrıca bu aşiret şafleri, 1991 yılında afa uĝramalarına raĝmen, Kürdistan’da büyük imkânlara sahip olmalarına raĝmen, Saddam’ın yıkılmasından sonra ele geçen belgelere 2003 yılına kadar Saddam’la ilişkilerini sürdürdüler ve maaşlarını aldılar. Kürd liderleri hakkında söyledikleri sözler ve yaĝdırdıkları hakaretleride bir kenara bırakıyorum.Neyse, 21 Aĝustos günü tüm dünya Kürdlerinin gözü Kürd cellatlarının mahkemesinin üzerinde olacak..21 Aĝustos günü dünyanın bir çok ülkesinde Kürdler sokaklarda olacaklar...Enfal’ın jenosid olarak tanınması, Enfal kurbanlarına tazminat ödenmesi, Irak devletinin Kürdlerden özür dilemesi,Saddam ve suç ortaklarının mahkemesinin bir bölümü Kürdistan’da yapılması gibi talep ve istemleri ileri sürecekler.. Kürd avukatlar mahkemeye ENFAL’la ilgili 8500 sayfadan daha fazla belge sunacaklar.(Abdulrahman Zebari)Bu mahkeme Kürd cellatlarının Kürdlere karşı işledikleri suçun jenosid olarak tanımlaması bir yandan Kürd davasının önünü açar, diĝer yandan Kürdlere karşı soykırım yapan devletlerin suçlarını ortaya koymak için bir örnek teşkil edecektir..Ayrıca Kürd işbirlikçi ve hain musteşar ve aşiret şeflerinin bir kaçının cezalandırılması diĝerleri içinde ibret olayı olacaktır.Geçenlerde ben bu musteşarlardan birinin „eĝer ben pezevenk olmamış olsaydım musteşar olmazdım“ dediĝini okumuştum... Aslında yapılması gereken Kürd tarihinin bu kara sayfasından utanılması gereken bir olay olarak kollektif hafızaya yerleştirmektir... Bunun içinde Kürdistan hükümeti, Kürd halkına ve tüm Kürd sivil kurumlarına büyük görev düşüyor..Nasıl fransızlar, Nazilerle işbirliĝine geçmiş kesimlere „Collabo“ diyerek aşaĝıladılarsa, Kürdler de „Caş“lık olayını ve onların başını çeken musteşarları aşaĝılamalıdırlar..Bu mahkeme, hem Kürd katillerini ve hemde onların Kürdistan’daki uşaklarını mahkum eden, hak sahibine hakını geri veren bir mahkeme olmalıdır..Onun için gözlerimiz bu mahkemenin üzerinde olacak..
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.