Siyaset

2. lozan’ a ( Lausanne) Doğru-2

Rojhat Badikî · 14.10.2010 · 2 görüntülenme

2. lozan’ a ( Lausanne) Doğru-2
Tarihin hiç bir döneminde, Kurdistan ulusal davası, Kürt aydın-parti ve örgütleri içersinde, bu denli kısır ve geri düzeyde tartışılmamıştır. Dünyanın herhangi bir noktasında en küçük bir sorunun uluslararası platformlara taşınıp tartışıldığı bir süreçte, Kurdistan davası gibi devasa bir sorun, Kurdistani parti, örgüt ve aydınlar tarafından ısrarla bir iç sorun, Sömürgeci Türk devletinin bir iç sorunu olduğu, çözüm yolunun ankara olduğu israr edilmektedir. Kurdistan ulusal sorunun uluslararası platformlardan soyutlanıp, Kürt halkının imha ve inkar kararlarının alındığı sömürgeci devletinin parlamentosunun tek merci gösterilmesi, uluslararası arabulucuların girişimlerinin red edilmesi, Kürt ve Kurdistan sorunun atomize edilip parçalanmasıdır.

Sömürgeci Türk devletinin ısrarla, Kurdistan sorununu uluslararası platformlardan kaçırması, sosyal-ekonomik bir iç sorun olarak yansıtmasının temel nedeni, uluslararası alanda güçlü bir değişimin yaşanması ve son dönemlerde sovyetlerin dağılması ile onlarca bağımsız devletleri tarih sahnesine çıkmasından duyulan endişeden kaynaklanmaktadır. TC’ nin eski klasik yol ve yöntemlerle, Kurdistan ulusal davasını bastıramıyacağının, tersine bu yöntemlerin, Kurdistan ulusal davasının sürekli uluslararası alanda canlı bir şekilde gündemde tutacağını ve sorunun çözülmesi için baskı altında olacağını çok bilmektedir. Milliyet gazetesinden Metin Münir çıkacak olası sorunlara, TC’ nin uluslararası alanda karşılaşacağı sorunu önceden kestirerek, Kürt sorunun bir şekilde çözülmesi için çağrı yapmaktadır.

Münir Metin 30 Eylül tarihli Milliyet gazetesinden Erdoğanın çanların kimin için çalındığını bildiğini belirterek, yaşadığımız süreci, TC’ nin içte ve uluslararası alanda kaşılaşacağı zorlukları, Güney Kurdistan’ ın yükselişinin, Kuzey Kurdistanı nasıl etkileyeceğini belirterek şunları belirtiyor; Kuzey Irak’ın yükselişi Güneydoğu sorununda dikkate alınması gereken önemli bir boyuttur. Belki de bunun farkında olduğu içindir ki hükümet, Güneydoğu’da silahları susturup Türkiye Kürtlerini sistemle bütünleştirmek için acele ediyor. Erdoğan çanların kimin için çaldığını duyuyor.

Bütün sorun bu!


Kürt parti, örgüt ve aydınlarının anlamak istemediği yada örtbas etmeye çalıştığı temel hasas nokta bu. Özellikle son süreçlerde Kürt dostlarının çoğalmasında rol oynayan temel nokta, TC açısında tehlike çanlarının çalmasında temel nokta, Güney Kurdistan’ ın reel durumudur. Başta ABD, Rusya, Çin, Almanya, Fransa, İngiltere gibi dünyanın kaderini belirleyen devletlerin Güney Kurdistan’ da konsolosluk açma yarışlarının neyle sonuçlanacağını çok iyi kestiren, Ahmet Altan, Cengiz Çandar, Mehmet Altan, Oral Çalışlar, M. Ali Brand…vs ler, israrla, Kurdistan sorunun bir kaç demokratik haklar,basit bir dil yasağının kaldırılması ve Güney Kurdistan’ ın ekonomik-siyasi-kültürel ve diplomatik yollarla ilişki kurularak kuşatma altına almasını ısrarla savunmaktadırlar.


MHP-CHP türü ırkçı partiler, Kurdistan sorununda şiddeti savunurken, yeni akım 2. Lozancılar ise, bu tür yöntemlerin aşılarak, Kürtlerin okşanarak sistem içersinde eritilmesi, asimile edilmesi savunuluyor. Kürtlere karşı şiddet, katliam,sürgün, işkence, yakıp-yıkma yöntemlerinin devamının,TC’ nin yıkımı ve Kurdistan devletinin kurulmasını beraberinde getireceğini ısrarla TC’ ye nasihat etmektedirler.


Ahmet Altan ve Benzerleri israrla şunları belirtmekte: ’’Ben basit bir soru sorayım izninizle.

Türkiye, birileri istediği için mi değişiyor?

Yoksa değişmeye mecbur olduğu için mi?

Nüfusu yetmiş milyonu aşmış, Kürt vatandaşlarının sayısı yirmi milyon civarına ulaşmış, güneyinde Kürdistan devleti kurulmuş, Orta Anadolu’daki muhafazakâr kesimin elinde kuvvetli bir sermaye birikmiş, milli geliri on bin dolara yaklaşmış, ihracatı yüz milyar doları geçmiş, gelen turist sayısı otuz milyon olmuş, iletişim ağlarıyla dünyaya bağlanmış, siyasi varlığı Ortadoğu ve dünyada kabul edilmiş, içerdeki yabancı yatırımları artmış, Avrupa Birliği’ne üyeliğe hazırlanan bir Türkiye’yi “değişmeden” tutmak mümkün mü?

2. Cumhuriyetçiler, bana göre ise 2. Lozancılar, TC’ nin değişmemesi durumunda yani gözboyama babında bir-iki rutuş yapmaması durumda, TC’ nin kapısındaki tehlikeleri işaret etmektedirler. Umutsuzdurlar, eski klasik yöntemler-zapt u raptlarla Kurdistan’ ın sömürge statüsünün devam etmeyeceğinin bilincindedirler. Bundan dolayıdır ki Ahmet Altan ısrarla sormakta ‚’’ Bu şartlardaki bir toplumu değişmeden tutabilecek bir güç var mı?

2. Lozancıların içi kann ağlamaktadır. Kurdistan’ ın Güney Kurdistan meşru ve resmi statüsünü içine sindirememektadirler. İsrarla Kuzey Irak demekte israr etmektedirler. Kurdistan’ ın Kuzeyi ise; Güney-Doğu ve Doğu Anadolu diye nitelendirmekle, Kurdistan’ ın Kuzeyini Türkiye’ nin bir parçası olarak görmektedirler.

Devam edecek...

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.