ÇI BIKIN?
Bîşar Norşîn · berî 7 meh
GoranKocgiri · 12.09.2005 · 2 dîtin
Kuzey Kurdistan`da her ne hikmetse Bazi “Kürt aydinlari “ son dönemlerde ”Bagimsizlik” kelimesinden öcü gibi kacip cin carpmisa dönüyorlar. Bagimsizlik kelimesi yada bagimsizlik vurgusunun dile getirilmesi niye bu aydinlari bu kadar rahatsiz ediyor, anlasilir degil. Bu tür aydinlarin kendi kendileri ile celistiklarinin ” Aydin” olmanin kistasini ayaklar altina alip cignediklarinin farkinda degiller mi? Zannetmiyorum. Aydin olmanin nedemek oldugunu cok iyi biliyorlar, ama onlar ”düzen ici” rejim ve var olan statükonun aydini olmayi tercih ettiklerinden, rejime, sömürgeci Türk devletine, alisilagelmis elestirilerin gelmesi yada geleneksel muhalefet- kurallarini asan bir muhalefetin cikmasini hazmetmiyorlar hazmetmek istemiyorlar! Sabuna suya dokunmadan kaliplasmis bazi kistaslari dile getirerek Kürt halkinin itibarli ”önderleri” olmak istiyorlar.
Kürt Ulusal Demokratik Calisma Grubunun, kamuoyuna acikladiklari bildiri, bazi noktalarda kendileri ile celisen tespitler bulunmasina ragmen olumlu görülebilinir. Ama bir nokta var ki, bir dönem Türk irkcilarinin gördüklari her Kürde dayattiklari, samimiseniz ” terörizmi” lanetleyin baskilarini yumusatmak icin ” her türden siddete karsiyiz” aciklamalarinin benzeri sekilde kendi bildirilerinde yer vermesi bildirinin ruhuna gölge düsürmektedir. Kürt bireyi, artik utangac politikari bir yana birakmalidir, Sömürgeci devletin ve varyantlarinin, Kürt halkina karsi dürdürdügü psikolojik savasi kirilmalidir.
Kendisini Kürt aydini olarak lanse eden Ümit Firat`in Milliyet gazetesi Muhabiri Namik Durukan`a yaptigi aciklamalar utanc vericidir. Kürt Demokratik Calisma Grubunun yayinladigi bildiride dile getirilen ”Kürt sorununun özünün, Kürt halkinin kendini yasal, yönetsel ve siyasal olarak özgürce ifade etme ve yönetme hakki basta olmak üzere diger dünya halklariyla esit bir düzeyde bulusma ve yapilanma sorunu oldugunu” görüsüne karsi cikmak ve bunu Bagimsizlikcilarin bir provakasyonu olarak niteleyip Türk devletine jurnalama panigi icersine girmek, akilara yapilmak istenilen ” oyun” bozuldu mu sorusunu getiriyor!
Türk devleti, Imralidaki xulaminin Kürt halki icersinde tecrit olmasi ve usaklik meskesinin düstügünün bilince ile hareket ederek, gerek Ortadogu ve gerekse uluslararasi alande, Kurdistan ulusal bagimsizlik mücadelesi lehine olumlu bir zemin hazirladigini bildiginden dolayi bunu asmak icin yeni versiyonlari devreye sokmaktadir.
Kuzey Kurdistan`da Kürt halkindaki politik bilinc, Güney Kurdistan`daki mevzi ve gelismelerle bütünlesmesi, dogal olarak Kuzey Kurdistan`da Bagimsiz Birlesik Demokratik Kurdistan siraini rehber edinen akimlarin güclenmesine, ve bu güclerin sürec icersinde toparlanip Kurdistan ulusal ve toplumsal bagimsizlik mücadelesine öncülük etme pozisyonu ortaya cikacaktir.
Sömürgeci Türk devletinin korktugu, Kurdistan Bagimsizlikci akimin önünü kesmek icin altan alta ” Demokratik ve Barisci yollardan sorunun cözümü”, ”Provakasyona gelmeyelim”, ” Üniter devlet yapisi altinda sorunlara cözüm”, ”Kimse Kürt-Türk kardesligini bozamaz”....vs manipüle propagandalarini Kürt kökenli! kisi ve gruplara yaptirmasi siradan basit bir olay degildir. Bu yöntemle, klasik böl-yönet, kullan ve köseye at siyasetini gütmektedir.
Bu tür propagandalari etkisizlestirmek icin, T.C`nin Kürt halki icersindeki uzantilarini teshir ve tecrit edip bunlarin Kürt halki adina politika ve siyaset yapmalari önlenilmeldir ki; Mevlana misali kullanilanlarin tövbe ettim maskaleri düsürülmelidir. Kürt ve Kurdistan davasi bu kadar ucuz olmamalidir. Gönüllü yada gönülsüz T.C`ye hizmet edip sonradan, Kürt politik yapilanmasina entegre edilenlere ” iade-i iitibar” yapilmamalidir. Bu davranis egilimi icersinde tarihin cöplügüne atilmaldir ki, Kürt halki icersinde ugursuz rollere soyunanlar olmasin.
Hê şîrove tune ne — yekem bibe.